Söz konusu ameliyat ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Kalp-Damar Hastalıkları Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Alaaddin Pekedis, "Hastamızın yaşının genç olması nedeniyle farklı teknik ve damarları kullanmayı tercih ettik. Ameliyatta hastanın atardamarlarını kullanarak, onun bundan sonraki yaşantısında bir daha anjiyo olma ihtiyacını düşürdük. Genelde atardamarların ömrü, hastanın ömrü kadardır. Bu tür ameliyatlarda hastaya, mümkün olduğunca başkasının kanını vermemeye, tamamen kendi kanıyla ameliyatı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu tür bir sistemde kalbi durdurmadan ameliyatı yapmak zorundasınız, biz de bunu yaptık." dedi.
Böylesi bir ameliyat için genellikle 3-6 ünite kana ihtiyaç duyulduğunu, bu ihtiyacı karşılama noktasında da ameliyat öncesinde hastanın kendi kanını alıp, yerine de serum verdiklerini anlatan Pekedis, açıklamasını da şöyle sürdürdü; "Aldığımız kanı, ameliyattan sonra yeniden hastaya veriyoruz. Böylelikle de ameliyatı, sadece hastanın kendi kanıyla yapmış oluyoruz. Bu hasta için büyük bir konfor. Bir başka ifade ile de hasta kendi kanıyla tedavi oluyor."
Bu tür bir ameliyat ile birlikte hastanın tedavi sürecinin hızlandığı gibi daha çabuk ayağa kalktığı bilgisini de veren Opr. Dr. Alaaddin Pekedis, "Bizim bu sistemimizde; ameliyatın ardından 6-8 içinde hastayı kaldırıp yürütüyoruz, yaklaşık 11 saat içinde servise alıp, onları bir ev ortamında ağırlayıp, genellikle de ameliyatın 4 ya da 5. gününde evine, 10. gününde de işine dönmesini sağlıyoruz. Normalde bu süre, diğer ameliyatlarda iki katı." ifadesini kullandı.
Bu tür ameliyatların çok sık yapılmadığını ve genel ameliyatların sadece yüzde 2'lik bir bölümü oluşturduğunu kaydeden Pekedis, genelde ameliyata alınan hastaların ortalama yaşının 50 ve üzeri olduğunu, böylesi genç hastalara çok fazla kalp ameliyatı yapmadıklarını belirtti. Pekedis, "Hastanın genç olması bir risk. Çünkü genç yaşta bu hastalık olduğuna göre hastalık yapan nedenler iyi tespit edilip, ilerleyen süreçte hastalığın tekrar etmemesi önemli. Bu nedenle hastanın kendisine çok dikkat etmesi lazım." diye konuştu.
Ameliyatın ardından tedavisini evinde sürdüren Mehmet Gücük de, şu anda kendisini çok iyi hissettiğini, ufak tefek ağrıları dışında herhangi bir sorun ya da şikayetinin olmadığını dile getirdi. Göğüs ağrısı şikayeti ile gittiği hastanede kalp ameliyatına alındığını anlatan Gücük, "Oldukça başarılı bir ameliyatın ardından yeniden sağlığıma kavuşmak güzel bir duygu. Bu ameliyatı gerçekleştiren başta Opr. Dr. Alaaddin Pekedis olmak üzere doktorlarım Ahmet Bülbül, Tecelli Karataş, Onur Akatar ile birlikte Soner Tozaner, Ece Koç, İlker İzbal ve Derya Pehlivan ile birlikte KVC yoğun bakım servisi ve tüm hastane personeline teşekkür ediyorum." dedi.