Pandeminin başından beri koronavirüse yakalanan milyonlarca insan hayatını kaybetti. Bunlardan bazıları da Kovid'li anne adaylarıydı. Hayalleri vardı, bebekleriyle birlikte mutlu bir aile kuracaklardı. Ancak hamileyken Kovid'in pençesine yakalanan anneler, bebeklerini dünyaya getirdikten sonra evlatlarını, eşlerini ve ailelerini geride bırakarak hayata gözlerini yumdu. O bebekler annelerinin yokluğunda büyüdü, ayaklandı ve yürümeye başladı. Eşlerini kaybetmenin acısını hâlâ ilk günkü gibi yaşayan babalar, yaşadıklarını SABAH'a anlattı.
Kadir ARSLAN (Amasya'da 2021 Şubat ayında vefat eden Duygu Abacı Arslan'ın eşi): Eşimi kaybettikten
sonra hem kafamı dağıtmak
hem de kendi işimi yapmak
için
Amasya'dan ayrılıp
Sinop Boyabat'a geldim. Eşim
"Bana bir şey olursa çocuğumu
annem büyütsün" demişti. Hem
anneannesi hem de babaannesi ilgileniyor.
Kimse ona anne şefkatini
yaşatamaz biliyorum ama annesinin
yokluğunu aratmamaya çalışıyoruz.
Eşimin ailesiyle de sanki o ölmemiş
gibi ilişkilerimizi devam ettiriyoruz.
Oğlum Yamaç için en iyisini
yapmaya çalışıyorum. Yanına gittiğimde
arabayla gezmeye çıkıyoruz,
oyuncaklar alıp beraber oynuyoruz.
Bir tarafımız hep eksik ama bir
çocuk nasıl büyürse anne yokluğunu
hissettirmeden onu öyle büyütmeye
çalışıyoruz. Annesinin not
defterleri, resimleri var onları saklıyoruz.
İleride büyüdüğünde "İşte
bu senin annen" diyebilelim diye.
Haftada bir oğlumla annesinin
mezarına gidiyoruz. Annesinin
mezarındayken susuyor, durgunlaşıyor
ve sakinleşiyor.
Annesini kaybettiğimde ilk
aklıma gelen şey çocuğum
oldu zaten. Kimse onun
yerini tutamaz ama yine
çocuğuma tutundum.
Annesinden kalan tek
tesellimiz oğlumuz. Bu
saatten sonra çocuğum
için yaşayacağım.

KIZIMA BAKTIKÇA EŞİMİ GÖRÜYORUM
ENGİN ÖZALT (2020 Kasım ayında vefat eden Züleyha Özalt'ın eşi): 3 çocuğumuz
vardı, onlara annem ve babamla
birlikte bakıyoruz. Hafta sonları anneannesine
götürüyorum. Küçük kızımız İpek
Sare 1 yaşını geçti. Siması eşime benziyor,
ona baktığımda Züleyha'yı görüyorum.
Acımız hâlâ çok taze ama insan çocuklarına
tutunuyor. Herkes 'Sen iyi olursan
çocukların da iyi olur' diye uyarıyor.
En çok da bu yoruyor. Yaşadıklarımız
çok zor ama Rabbim yardım ediyor bir
şekilde. Kızımız yavaş yavaş yürüyor
artık. Annesinin mezarına götürüyoruz.
Kardeşleri, anneleriyle yaptıklarını
anlatıyor. Ben de hep
onlara 'Anneniz bizi cennette
bekliyor, inşallah orada kavuşacağız,
dua edelim hep birlikte' diyerek
destek olmaya çalışıyorum. Allah
beni çocuklarımdan ayırmasın.