Kurban ibadetinin ardından etlerin pay edilmesi ve saklanması süreci başlar. Bu aşamada hem sağlık hem de dini hükümler açısından hayvanın her bölgesinin tüketilmemesi gerektiği bilinmelidir. Özellikle sakatat tüketimi konusunda akıllarda soru işaretleri oluşurken, fıkıh kaynaklarında tüketilmesi mekruh veya haram olarak kabul edilen bazı organlar açıkça belirtilmiştir.

DİYANET'E GÖRE KURBANIN YENİLMESİ UYGUN OLMAYAN BÖLGELERİ
Etlerinin yenmesi helal olan hayvanların, -ister kurban olarak ister başka bir amaçla kesilmiş olsun- kanları, ödleri, bezeleri, idrar torbaları, cinsel organları ve husyelerini (yumurtalarını) yemek tahrîmen mekruhtur. (İbn Nüceym, el-Bahr, 8/553; el-Fetâva'l-Hindiyye, 6/445) Zira bir hadisi şerifte Hz. Peygamber'in (s.a.s.), eti yenen hayvanların cinsel organlarının, husyelerinin (yumurtalarının), dübürlerinin (anüslerinin), bezelerinin, öd keselerinin, mesanelerinin yenilmesini uygun görmediği bildirilmektedir. (Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrâ, 10/12 [19700])

Kurbanın veya başka bir amaçla kesilen bir hayvanın yenilmeyen kısımlarını toprağa gömmek, sağlık ve çevreyi temiz tutma açısından öncelikli olmakla beraber çevreyi kirletmemek kaydıyla, kedi ve köpek gibi hayvanlara da verilebilir.

Müslümanlar arasında en çok merak edilen konulardan biri de sakatatların dini ve sağlık açısından durumudur. Kurbanlık hayvanın yürek (kalp), karaciğer, dalak, işkembe ve şırdan gibi sakatat bölümlerinin yenmesinde dini açıdan hiçbir sakınca yoktur. Ancak sakatatların temizliği, normal et kesimine göre çok daha büyük bir titizlik gerektirir. Özellikle işkembe ve bağırsak gibi sindirim sistemi organlarının tamamen arındırılması şarttır.