Kur'an-ı Kerim'in tefsirini okuyan kişiler, muhkem ne demek sorusu ile ilgilenir. Muhkem ayet ne demek diye düşünenlerin, bunun açık anlamlı ayet olduğunu bilmeleri gerekir. Bu tür âyetlerin farklı yorumlanması imkansızdır. Muhkem âyetler nelerdir diyenler, bunların müteşabih olanların aksine anlam bakımından hiçbir karışıklık içermediğini bilmelidir. Fakat yeni öğrenenler, tefsirde muhkem ne anlama gelir diye merak edebilir. Muhkem ayet nedir?
Arapça bir terim olan muhkem, "hüküm veren, sağlamlaştırılmış, pekiştirilmiş, pek" gibi anlamlara sahiptir. Kur'an-ı Kerim'deki sûrelerin tefsiri ise onu anlamak açısından çok önemlidir. Bir sûre içinde muhkem ve müteşabih âyetler bulunabilir. Muhkem olanlar, mânâ bakımından değiştirilemeyen, yorumlanamayan ve herkes tarafından doğru kabul edilen âyetlerdir. Müteşabihler ise tek bir anlam çıkarması zor olanlar ve farklı biçimlerde yorumlananlardır. Bu bakımdan muhkem âyetlerin anlaşılması, diğerlerine göre daha kolaydır. Öte yandan Kur'an'ı Kerim, bütünüyle muhkem olarak kabul edilir. Onun her âyeti doğru ve değiştirilemezdir.
Bir âyetin müteşabih olarak tanımlanmasının asıl nedeni ise onu yorumlayan tefsircilerin bakış açılarıdır. Çünkü kutsal kitapta, anlam olarak kapalı olan ve üzerinde düşünülmesi gereken birçok âyet bulunur. Muhkem olanlar konu olarak helal, haram, ibadet ve ameller gibi daha net ve tartışmaya kapalı olan konulardan bahseder. Buna örnek olarak Maide Sûresinin 90. âyeti verilebilir;
"Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz."
Yukarıdaki âyetten anlaşılacağı üzere içki içmek, kumar oynamak, putlara tapmak ve fal baktırmak büyük günahlar arasındadır. Bu fiilleri yapan bir müminin yanlış yola saptığı aşikardır. Bunun gibi bir âyetin farklı yorumlanması mümkün değildir. Herkes tarafından doğru kabul edilir.
Al-i İmran Sûresinin 7. ayetinde ise şu bilgilere yer verilir:
"Sana Kitab'ı indiren O'dur. Ondan, Kitab'ın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimiz'in Katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez."
Görüldüğü üzere muhkem ifadesi açık bir biçimde geçmektedir. Âyete göre kötü niyeti olan bazı kişiler, daha çok müteşabih âyetler ile ilgilenmekte ve gerçek anlamlarını göz ardı etmektedir. Ancak bunun yanlış olduğunu ve doğrusunu Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceği belirtilmektedir. Yalnızca Allah'a tüm kalbiyle iman eden ve ilim sahibi olanların gerçek mânâyı kavrayabileceğini söylemektedir.