Kur'an inananlar için bir umut ışığıdır. Allah'ın (c.c.) rehberlik olması için gönderdiği kutsal kitaptır ve hakikati söyler. İnananlar, Kur'an'daki öğütler ile emirler sayesinde hayatlarını düzenler ve Allah'ın (c.c.) rahmetine kavuşmayı umut ederler. Kur'an, insanlara moral verir, onları motive eder ve zor zamanlarda teselli kaynağı olur. Nahl Suresi 88-89. ayet okunuşu, Arapça yazılışı ve Türkçe anlamı incelendiğinde ise bir müjde verdiği anlaşılır.
Nahl Suresi, Allah'ın (c.c.) birliği ve kudreti üzerinde durur. Yoldan sapanları büyük bir azabın beklediğini haber veren Nahl Suresi 88-89. ayetin okunuşu ise şöyle ifade edilir:
88. Ayet: "Ellezîne keferu ve saddu an sebîlillahi zidnahum azaben fevkal azabi bima kanu yufsidun."
89. Ayet: "Ve yevme neb'azu fî kulli ummetin şehîden ala haula' ve nezzelna aleykel kitabe tibyanel likulli şey'iv ve hudev ve rahmetev ve buşra lil muslimîn."
Yukarıda okunuşları verilen ayetler, Allah'ın (cc.) inkar edenlere ve yoldan saptıranlara yönelik azabını ve kıyamet günü her ümmetten bir şahit getireceğini anlatır.
Nahl Suresi 88-89. ayet Arapça yazılışı ise aşağıda verildiği gibidir:

Nahl Suresi 88-89. ayetin, okunuşu ve Arapçası kadar meali de önemlidir. Bu ayetlerin meali ve açıklaması ise şu şekildedir:
(88) "Hem kendileri inkâr eden hem de insanların Allah yolundan gitmesini engelleyenler yok mu, bozgunculuk yapmış olmalarından ötürü işte onlara azap üstüne azap vereceğiz."
(89) "Yine o gün her ümmetin içinden kendileri hakkında birer tanık çıkaracağız; seni de bu kimseler hakkında tanık yapacağız. Bu kitabı sana her konuda açıklama getiren bir rehber, bir hidayet ve rahmet kaynağı, Allah'a gönülden bağlananlar için bir müjde olarak indirdik."