Ankara'nın Mamak'taki Osman Yüksel Serdengeçti İmam Hatip Ortaokulu'nda 24 Nisan 2025 tarihinde, 5. ders saati sırasında belirlenemeyen bir nedenle 14 yaşındaki Umut Sırakaya sol bacağından bıçaklanarak ağır yaralandı. O sırada arkası dönük bir şekilde ders anlatan öğretmen olayın farkına varınca 112 Acil'e haber verdi. Sırakaya hastanede tedavi altına alırken ihbar üzerine olay yerine gelen polisler inceleme başlattı. İlk incelemede Sırakaya'nın kendi kendini yaraladığı değerlendirilse de çocuğun ailesinin topladığı deliller süreci değiştirdi. Aile çocuklarının, sıra arkadaşı D.B.Ö. tarafından yaralandığını suçlu olduğunu dile getirerek şikayetçi oldu.
BIÇAK SINIFTA ELDEN ELE DOLAŞTI
Soruşturmanın derinleştirilmesiyle Sırakaya'nın sınıf arkadaşlarının da ifadesine başvuruldu. Sırakaya'nın sınıf arkadaşı E.K. verdiği savcılık ifadesinde olaydan bir gün önce kelebek tipi bir bıçağı seyyar satıcıdan aldığını ve olay günü okula getirdiğini söyledi. E.K. ders sırasında bu bıçağı "bende dursun" demesi üzerine Umut'a verdiği belirtti. Bir süre sonra bıçağın D.B.Ö.'ye geçtiği, bu aşamada olayın gerçekleştiğini söyledi.
SAVCILIK SIRAKAYA'NIN "SIRA ARKADAŞINI" SUÇLU BULDU
Delilleri değerlendiren savcılık, D.B.Ö.'nün elindeki bıçakla henüz belirlenemeyen bir nedenle Umut Sırakaya'ya müdahalede bulunduğu ve öğrencinin sol bacağından yaralandığı belirtti. Doktor raporunda ise yaralanmanın "hayati tehlikeye yol açacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte" olduğu vurgulandı. Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) D.B.Ö., ise ifadesinde suçlamaları kabul etmedi. Ancak soruşturma kapsamında alınan ifadeler ve olayın oluş şekli değerlendirildiğinde, yaşanan durumun "silahla kasten yaralama" kapsamında ele alındı. Savcılık hazırladığı iddianame de D.B.Ö.'ye 5 yıl 6 aydan 9 yıla kadar ceza verilmesini talep ederek Ankara Çocuk Mahkemesine gönderdi.
"OĞLUMUZ UMUT'UN GÜLÜŞÜ SOLABİLİRDİ"
Anne Alev Sırakaya, olayın yalnızca bir yaralanma olmadığını, çok daha ağır sonuçlar doğurabilecek bir durumla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "Oğlumun gülüşü solabilirdi, yaşama sevinci elinden alınabilirdi. Belki de bugün ona sarılmak yerine toprağına sarılıyor olabilirdik. Oğlum ölümden döndü. Atardamarı ve başka bir damarı da parçalandı. 9 ünite kan kaybetti. Çok ağır bir şekilde yaralandı" dedi. Sırakaya, olayın yalnızca kendi çocukları için değil, okul ortamındaki tüm öğrenciler için önemli bir güvenlik sorunu olduğuna dikkat çekti. "Başka çocukların zarar görmesin. Adalet istiyoruz ve tüm gerçeklerin ortaya çıkarılmasını bekliyoruz" sözleriyle çağrıda bulundu.