İzmir'de 3 haftadır süren ilçe belediyelerindeki memur eylemleri yeni bitmişken bu sefer de işçiler sokağa inme kararı aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin su ve kanalizasyon şirketi İZSU Genel Müdürlüğü'nün bünyesindeki arıtma tesislerinin işletmesini özelleştirme kararı almasının ardından bu işyerlerindeki örgütlü Belediye İş Sendikası İzmir 2 No'lu Şube yönetimi karara tepki gösterdi.

BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA
İZSU yönetiminin, 1., 2. ve 3. Bölge Daire Başkanlıklarının sorumluluğundaki tüm arıtma tesisleri, terfi istasyonları ve yağmur suyu sistemlerinin işletilmesini kapsayacak yeni bir "hizmet alımı" ihalesi için takvim belirlemesi bardağı taşıran son damla oldu.
BUNUN ADI TAŞERONLAŞMA
İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki arıtma tesislerinde çalışan işçilerin örgütlü olduğu Belediye İş Sendikası İzmir 2 No'lu Şube Yönetiminden yaşananlara tepki geldi. Sendika, mevcut sürecin fiilen "taşeronlaşma" ve özelleştirme" anlamına geldiğini öne sürüp eylem kararı aldı.

ÖNCE AÇIKLAMA SONRA PROTESTO YÜRÜYÜŞÜ
Belediye-İş İzmir 2 No'lu Şubeye üye binlerce üye dün öğleden sonra saat 16.00'da Fuar Basmane kapısı önünde toplandı. Üzerinde 'Taşerona hayır' yazan pankart açan işçiler kortej oluşturup buradan İZSU Genel Kurul Toplantısının yapıldığı Kültürpark'taki hollere yürüdü. Yol boyunca sık sık slogan attıkları gözlenen işçiler burada yaptıkları basın açıklamasında İZBB Başkanı Cemil Tugay ile İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan'dan arıtma tesislerinde taşeronlaşmanın önünü açan ihalenin iptal edilmesini istedi.
400'ÜN ÜZERİNDE EMEKÇİ ARKADAŞIMIZ TAŞERONUN İNSAFINA BIRAKILACAK
Grup adına basın açıklamasını okuyan Belediye İş Sendikası İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Savaş Atalay şunları söyledi; "Bugün burada sadece bir hak arayışı için değil, İzmir'in geleceğine, çocuklarımızın emaneti olan belediye öz kaynaklarına ve emeğin onuruna sahip çıkmak için toplandık.
İZSU Genel Müdürlüğü; atık su arıtma tesislerini, terfi istasyonlarını, su ve kanal arıza işlerini parça parça ihalelerle taşeron firmalara devretmeye çalışıyor. Bu devir gerçekleşirse, 400'ün üzerinde emekçi arkadaşımızın çalıştığı işyerleri müteahhitlerin insafına terk edilecek." Diye konuştu.
KÖLELİK DÜZENİNİ KABUL ETMİYORUZ
Kölelik düzenini kesinlikle kabul etmeyeceklerinin altını çizen; Aras: "Taşeronlaştırma, çalışma ilişkilerini güvencesizleştiren, kuralsız ve denetimsiz işçi çalıştırmanın önünü açan bir sistemdir. Taşeron demek; kamu kaynaklarının halka değil, bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesidir. Taşeron demek; emek sömürüsü, düşük ücret ve emeğin değersizleştirilmesi demektir. Hatırlayın; 2011'de taşeron işçiler belediye şirketlerine aktarıldı, 2018'de 696 sayılı KHK ile bu süreç tamamlandı. Yıllarca verilen mücadelelerle kazanılan bu hakları, bugün hangi akılla geriye götürmeye çalışıyorsunuz? 2011 öncesinin o karanlık taşeron düzenine geri dönülmesine asla izin vermeyeceğiz! Buradan İZSU yönetimine soruyoruz: Daha dün, 2024 yılının Mayıs ayında "istihdam fazlası var" diyerek yüzlerce işçiyi kapı önüne koymadınız mı? Madem işçi fazlaydı, bugün neden en kritik işleri taşeron eliyle yürütmeye çalışıyorsunuz? Son iki yılda 400'den fazla işçi emekli oldu; neden yerlerine yeni alım yapmıyorsunuz? İZSU'nun kendi makineleri, vidanjörleri, kanal araçları neden şantiyelerde çürümeye bırakılıyor? Neden müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidiliyor? Bu bir planlı tasfiye girişimidir. Biz emekçiler bu planın figüranı olmayacağız!' diye konuştu.
UYGULAMADAN DERHAL VAZGEÇİN
Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışında, söylemle eylem arasındaki fark olmaması gerektiğini belirten Aras; "Belediye İş olarak bizler; dün olduğu gibi bugün de, yarın da üyelerimizi yarı yolda bırakmayacağız. İş cinayetlerinin baş sorumlusu olan bu denetimsiz taşeron sistemine karşı, Anayasa'dan ve yasalardan aldığımız güçle sonuna kadar direneceğiz. İZSU Genel Müdürlüğü'nü bugünden itibaren uyarıyoruz: Bu hukuksuz ve vicdansız uygulamadan derhal vazgeçin! Çalışma barışını bozmayın, bizi demokratik haklarımızı kullanmamaya zorlamayın!" ifadelerini kullandı.