Yüksek Lisans Öğrencisi Olarak yaptığı projenin yanı sıra, Kriminalistik çalışmalar da yürüten parmak izi uzmanı Hacı İsmail Çıngı, proje ekibi ile birlikte çocukların parmak izlerini analiz ederek öğrenme ve yetenek karnesi düzenleyen ve eğitim süreçleri ile alakalı öğrencilere tamamlayıcı rehberlik hizmeti sunabilen bir program geliştirdi. Bu program ile TEKNOFEST Eğitim Teknolojileri Kategorisinde 37.254 takım arasından 3. Olmalarının yanı sıra; yaptığı çalışmalar neticesinde kendi soy ismini 'çıngı açısı' denilen bir açı türüne vererek uluslararası kriminalistik literatüre Türk ismini kattı.

YETENEKLERİ SAPTAYABİLEN YARI YAPAY ZEKA YARI OPERATÖR DESTEKLİ ANALİZ PROGRAMI
Biyometrik veri danışmanlığı takım kaptanlığı yapmaktayım diyen Hacı İsmail Çıngı; "2022 Teknofest'e yaklaşık sekiz ay önce başvuru yaptık. 8 aylık süreçte 5 ayrı elemeden geçerek her defasında farklı puanlamalar ve farklı jüriler tarafından elemeler yapıldı. 37 bin 254 takım içerisinden 3. olduk. Bu bizim için çok gurur verici bir başarı ve aynı zamanda başarımızla birlikte buluşumuzu da duyurmuş olduk. Buluşumuz kişilerin parmak izleriyle yetenekleri arasında bağı saptayabilen bir yarı yapay zeka yarı operatör destekli bir analiz programı. Bu program çocukların parmak izlerini analiz ederek öğrenme ve süreçle alakalı yetenek karnesi verebilen adı PAPBİL olan bir program" dedi.

YETENEK TEMELLİ SEÇKİSEL KÜMELER ÜZERİNDE PARMAK İZLERİ ARAŞTIRMALARI YAPTIK
2017 yılında parmak izleri araştırmaları yaparken belli meslek grubundaki insanların kendi aralarında parmak izlerine dair benzerlikler tespit ettim diyen Çıngı; "Bunun rastlantı mı yoksa gerçekten bizim genetik kodlarımıza kodlanmış belli veriler mi olduğu üzerine çok çalışmalar yaptım. Bazen ümidimi yitirdiğimde oldu. Fakat geldiğimiz noktada belli yetenek gruplarındaki insanların kendi aralarında parmak izlerinin benzeştiğiyle alakalı ciddi değerler tespit ettik. Bunu teyit etmek amaçlı şu şekilde bir yöntem geliştirdik, örneğin görsel zekayla alakalı bir meslek grubu var veya spor yeteneğiyle alakalı bir meslek grubu var veya bu yetenek temelli eğitim alan üniversitede belli bölümler var onlar üzerinde yani seçkisel kümeler üzerinde parmak izleri araştırmaları yaptık. Bu araştırmalarla bu kişilerin kendi aralarında parmak izi benzerliklerini tespit ettik. Aynı zamanda o verileri diğer yetenek gruplarından ayıracak şekilde yeniden teyit çalışmaları yaptık. Bunun içinde kontrol grubu olarak rastgele gruplar üzerinde çalışmalar yürüttük. Ve geldiğimiz noktada o yetenek grubundaki insanların nasıl daha kolay öğrenebileceğiyle alakalı öğrenme stratejileri geliştirdik. Bizim amacımız bu yeteneğe sahip kişinin nasıl öğrendiğinin saptanması idi. O yeteneğe sahip bir kişi bir şeyi gördüğü zaman beynine yani uzun süreli belleğe onu nasıl taşır nasıl algılar ve öğrenmesi daha kolay nasıl olabilir soruları üzerinde çalıştık." ifadelerini kullandı.
EĞİTİM ORTAMINDA REHBERLİK YAPABİLEN PROJE GERÇEKLEŞTİRDİK
Biz insanların parmak izleriyle yetenekleri arasında bir korelasyon olduğunu tespit ettik ve bunu analiz edebilen yarı yapay zeka yarı operatör destekli bir programa entegre ettik diyen Çıngı; "Yani çocukların parmak izlerini tarayıp onlara bir yetenek karnesi verebilen ve aynı zamanda eğitim ortamlarında onlara rehberlik yapabilen proje gerçekleştirdik. Projemizle geliştirilen yöntem çocukların birçok sorunu çözülmüş olacak. Şöyle ki bazı insanlar görerek, bazı insanlar duyarak, bazı insanlar yaparak yaşayarak, kimisi sembolik kimisi de kodlama yöntemi ile öğreniyor; fakat kişiler nasıl öğrendiğini keşfettiğinde maalesef eğitim hayatı bitmiş oluyor. Genellikle kişiler nasıl öğrendiğini fark etme ve kendini tanıma ve öğrenme stilini geliştirme yaşları 25-30 lu yaşları buluyor. Biz istiyoruz ki çocuklarımız 5 yaşındayken kendini tanısın. Önüne gelen bir bilgiyi çabucak nasıl kavrayacağını öğreneceğini bilsin. Yani kendi öğrenme stilini birilerinin zorlaması ile değil kendi yeteneklerine uygun geliştirsin. Velisi de çocuğunu bilsin. Öğretmeni de öğrencisini bilsin ve eğitim ortamları daha da kaliteli bir hale gelsin. Herkese aynı öğrenme stratejisini uygulamak demek, herkese aynı renk ve aynı beden kıyafet giydirmek gibidir. Şöyle düşünelim okulda herkes aynı rengi mi seviyor yada herkes aynı boy ve kiloda mı? İşte öğrenme ve zihinde bu şekilde çeşitlilik arz ediyor. Bunlar ise doğrudan yeteneklerimizle ilgili. Biz bu yetenekleri parmak iziyle tespit edebiliyoruz" dedi.
Bu şu açıdan önemli, parmak izleri kalıtsal tıpkı yeteneklerimizin bir kısmı gibi. Ve zihin çerçevelerimizin anlaşılması açısından parmak izlerinin kullanılabileceğiyle alakalı bir takım saptamalarımız var. Uygulamamız şu şekildedir. Öncelikle çocuğun parmak izlerinin tamamı PAPBİL (parmak izi analiz programı rehberlik ve bilişim sistemi) programına analiz ettiriliyor. Daha sonra yapay zekanın hata payını en aza indirmek için operatör tekrardan çocuğun parmak izlerine büyüteçle tek tek bakara kendi bulgularını da sisteme işliyor. Raporla butonu seçilince tüm parmak izleri otomatik olarak siliniyor ve böylelikle 6638 sayılı kişisel verilerin korunması kanununa dair bir sorun teşkil etmiyor. Oluşan Raporun bir nüshası dijital olarak aileye bir nüshası da projeyi birlikte yürüttüğümüz Uzm. Psikolojik Danışmana ulaştırılıyor. Danışmanımız yetenek karnesini analiz edip aile ulaşıyor ve çocuklarının hangi yeteneklere sahip olduğunu nasıl ders çalışması gerektiğini hangi yöntemlerin çocuk açısından daha verimli olacağını aileye anlatıyor. Ayrıca 1 ay sonra tekrardan ulaşım sağlanarak bu yapılan rehberliğin çocuğa ne tür katkısının olduğu öğreniliyor. Bununla beraber anlatılan yöntemlerin uygulamada ne tür sorunlarla yada dirençlerle karşılaştığı öğreniliyor ve tekrardan bu sorunların aşılması için rehberlik ve danışmanlık veriliyor. Yani biz onlara bir çıktı verip göndermiyoruz. Geliştirdiğimiz ürün ve sunulacak rehberlik hizmetlerinin okullarda kullanılmasına dair Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürlüğü ve T3 Vakfı ile çok olumlu görüşmelerimiz oldu. Ayrıca bazı ülke çapına yayılmış Özel Okullar ve Eğitim Vakıfları ile görüşmelerimiz devam etmektedir. Ayrıca yazılım geliştirme ve yaygınlaştırma açından ASELSAN ile görüşmelerimiz devam ediyor. Kısaca şu an AR-GE çalışmaları devam ettiği için bireysel satış ve rehberlik yapmıyoruz. Fakat bu proje şirketleştiğinde dünyanın her yerinden insanlar parmak izleriyle alakalı yeteneklerini saptayabilecek. Bununla alakalı alt yapı çalışmalarımız devam etmekte" ifadelerine yer verdi.
TÜRK İSİMLİ BİR ULUSLARARASI KRMİNİLASTİK LİTERATÜR OLUŞTURDUK
Parmak izi tasnif sistemine son şeklini veren Galton 1900 yılında Henry Folds ile birlikte yayımladığı kitapta parmak izi tasnifinde çok kıymetli bir belirteç olan bir dizgi bütününe kendi soyadını vererek Galton Hattının ne işe yaradığını duyurmuştur. Bu hat parmak izinin tasnifinde papil sayımı için çok önemli bir yere sahipti. Tüm dünyada olduğu gibi Ülkemizde de 1916 yılında Daktiloskopi (parmak izi inceleme birimi) birimi kurulmasından 2004 yılında bilgisayarlı teknolojisine geçilene kadar kullanılmıştır. Bu teknikle beraber literatüre giren bazı ölçüm değerlerine yeni ölçüm değerleri kattık diyen Çıngı; "Yani parmak izlerinin açısal değerlerinin aile fertleri arasında aynı parmak izleri sınıfları için benzer olduğunu tespit ettik. Bu çalışmaya kendi soyadımı vererek 'çıngı açısı' denilen bir açı türü ürettim. Bu açı değeri aynı sınıf parmak izlerinin aile üyelerinde yakınlık gösterdiğini ortaya koymuştur. Kriminal inceleme yapan parmak izi uzmanlarına destek olacak bir buluş olmasının yanında parmak izinin kalıtsal boyutuna da ayrıca kapı aralamıştır. Böylelikle Türk isimli bir açı değeri uluslararası kriminalistik literatüre katmış olduk. Parmak izinin kalıtsal boyutu ile ilgili 2,5 yıldır yaklaşık 10 bin parmak izi üzerinden yaptığımız araştırmada iki farklı insanın aynı parmakta aynı parmak izi sınıfının dek gelme olasılığı 0,002 iken kan bağı bulunan aile ferleri arasında bu oran 0,7 çıktı. Bu da parmak izinin kalıtsal boyutu açısından çok ciddi bir veri" dedi.