Roma Dönemi'nde yaygın bir şekilde görülen mezar tiplerinden birisi olan kiremit mezarlar, o dönemin sosyal yapısının anlaşılması bakımından önemli buluntular olarak gösteriliyor. Özellikle alt tabakadan halkın gömüldüğü mezarlar olarak öne çıkan kiremit biçimli mezarlar, tahrip olmaya fazlasıyla uygun mezarlar olarak göze çarpıyorlar. Basitçe yapılan bu mezarlar, diğerlerine oranla merkezden ziyade taşrada fazlasıyla bulunuyor. Stroterlerin (Roma mimarisinde çatı kiremidi) iskelet üzerine bir beşik çatı gibi çatılması ile oluşturulan kiremit mezarlar, cenazelerin boyuna göre tasarlanıyor ve bu şekilde vücutların üzerinde bir çatı mezar oluşturuluyor. Bilecik Söğüt'te bugüne kadar bir seferde bulunan en büyük tarihi mezar alanı olduğu belirtilen 50'yi aşkın kiremit mezar tesadüfen bulundu. Söğüt'e 6 kilometre uzaklıktaki Kızılsaray Köyü sınırları içerisinde bulunan kiremit mezarların, bir tepe üstünde ve yerden iki metre derinlikte arazi düzleme çalışması yapıldığı sırada kepçenin tırnaklarına takıldığı belirtildi.
Kemikleri bulan kepçe operatörü, durumu jandarmaya ve arazi sahibi Mehmet Arık'a bildirdi. Arazisinin sınırında bulunan tarihi mezarlarla ilgili konuşan Arık, "Bilecik ve Eskişehir Müze Müdürlüğü'nden yetkililer gelip tespit yapacaklar dediler. Emniyet şeridi çektiler. Bilecik müzesinden yetkililer gelip gitmiş. Onlar da Eskişehir'e yazı yazmışlar. Şimdi cevap bekliyoruz" diye konuştu.
NEKROPOL ŞÜPHESİ
Kızılsaray Köyü'nden Mehmet Lofçalı ile oğlu Ersen Lofçalı da mezarların Bizans mezarı olması ihtimali bulunduğunu belirterek, "Bu mezarları saklamışlar. Çünkü etrafı çukur. Su almaması için yükseğe almışlar. Müzeden gelip kemiklerden numune almışlar. Tahminimizce kemiklerin kaç yıllık oldukları araştırılıyor" diye konuştular.