"S ile Başlayan Kız Bebek İsimleri" için araştırmalar, anne baba adaylarının gündeminde yer alıyor. Pek çok ebeveyn için bebek beklenilen dönemde en eğlenceli kısım isim bulma süreci oluyor. Kimi anne babalar geleneksel isimler seçerken kimileri ise modern çağa uygun ve popüler isimler arasından tercih yapıyorlar. Peki; S ile Başlayan Kız İsimleri Nelerdir? Bu başlık altından; S ile Başlayan Kız Bebek İsimleri Listesi ile anlamlarına ulaşabilirsiniz.
S HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ
- Saadet: Mutluluk, sevinçli olma
- Saba: Hafif bir rüzgar
- Sabah: Güneşin doğması ile başlayan zaman bölümü
- Sabahat: Güzellik, yüz güzelliği
- Sabahnur: Sabah ışığı, günü aydınlatan
- Sabiha: Güzel şirin, hoş
- Sabire: Sabreden, sabırlı
- Sabite: Yerinde duran, kımıldamayan
- Sabriye: Sabırlı, sabırla ilgili
- Sacide: Secdeye varan, yere yüz süren
- Sadberk: Yüz yapraklı katmerli bir gül çeşidi
- Sade: Yalın, gösterişsiz, şekersiz
- Sadem: Durum, safım, yalınım
- Sadıka: Sadık kimse
- Sadiye: Uğurlu, mutlulukla ilgili
- Safinaz: Nazlı, çok naz yapan
- Safiye: Katıksız, katışıksız saf
- Sahara/Sahra: Çöl
- Sahiba: Bir şeyi elde etmiş olan
- Sahibe: Sahip olan
- Sahil: Deniz ve göl kıyısı
- Sahire: 1. Geceleri uyumayan, uykusuz. 2. Büyücü, büyüleyici güzel.
- Sahranur: Çöl ışığı
- Saide: Mutlu, uğurlu
- Satiye: Mütevazi, sadık
- Saygül: Sayılasın ve gül gibi güzel olasın
- Sayra: Cennette akan suyun çıkardığı ses, cıvıldaşan, ötüşen
- Sebahat: Güzellik
- Sebiha: güzel, şirin, çekici
- Sebile: Allah yolunda olan kadın, hayırlı kadın, cömert, iyiliksever
- Sebla: Uzun kirpikli, kirpikli göz
- Sebnem (Şebnem): Havada buhar durumundayken gecenin serinliğiyle yerde ya da bitkilerin üzerinde toplanan su damlacıkları, çiğ
- Secem: Yağan ilk yağmur
- Seçil: Öne çık!, Üstün ol!, tercihleri kazan
- Seçilay: Seçil ve Ay gibi güzel ol
- Seda: Ses yansıması, yankı
- Sedasu: Çağlayarak akan su
- Sedef: Bazı deniz kabuklularının iç yüzünü kaplayan parlak madde
- Seden: Uyanık, dikkatli, gözü açık
- Segah: Türk sanat müziğinde bir makam
- Seher: Şafak vakti
- Sehle: 1. Yumuşak. 2. Kolay. 3. Taze, körpe
- Selay: Sellerin çok olduğu ay
- Selbi: Bir kilim motifi adı
- Selda: Bir söğüt cinsi/ Sel, taşkın, su
- Seldağ: Dağlardan akan sel, dağ seli
- Selden: Selden gelen
- Selen: Müjde
- Selenay: Ayın müjde ile doğuşu
- Selgün: Selin oluştuğu gün, sel günü
- Selışıl: Sel gibi akan parıltı, selin ışılı
- Selışın: Sel gibi akan ışın
- Selile: İlk doğan kız çocuğu
- Selime: Eksiği, kusuru olmayan doğru kişi
- Selin: Övünç / Coşkun akan su
- Selinay: Ay gibi parlak ve gür akan su
- Selis: Bağlı, boyun eğmiş / Akıcı / kolay, yumuşak
- Selmin: Sermin / barış yanlısı
- Selva: 1. Bıldırcın eti. 2. Tih Çölünde bulundukları sürece İsrailoğullarına Allah tarafından kudret helvasıyla birlikte, karınlarını duyurmaları için gönderildiğine inanılan kuş.
- Selver: Önder
- Selvi: Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç
- Selvican: Selvi + Can isimlerinin birleşiminden oluşur.
- Selvihan: Boylu poslu endamlı
- Selvinaz: Selvi gibi nazlı; nazlı salınan
- Sema: Gökyüzü
- Semahat: Cömertlik, el açıklığı
- Semanur: Nurlu gökyüzü.
- Semen: Semizlik / yasemin çiçeği / sperma
- Semiha: Cömert gönüllü, eli bol
- Semina: Hz. Adem'in 2. kızının adı. Hurma ağacını ilk diken kız
- Semira: Gökteki yıldızların parlaklığı
- Semiramis: 1. Mitolojide güvercinlerin hayatını kurtardığı kız çocuğunun adı. 2. Doğu mitolojisinde adı geçen, dünyanın yedi harikasından biri olan Babil'in Asma Bahçelerini kurduran Asur kraliçesi.
- Semra: Esmer
- Sena: Övgü / şimşek pırıltısı
- Senahan: Öven, övücü
- Senar: Seven, aşık, yar
- Senay: Ay gibisin sen anlamında
- Senbul: Sen ara ve bul
- Sene: Yıl
- Senem / Sanem: Put, anıt / Güzel kadın
- Sengül: Hep gül hep gülen ol, sen gülsün, gül gibi güzelsin
- Seniha: Süs; inciler
- Sennur: Güzel ve aydınlık
- Sera: Saray / toprak
- Seran: Işıklı, parlak
- Serap: Güzel kadın / çöldeki göz yanılması
- Seray: En güzel ay; baştacı edilen
- Serenay: Uzun boylu güzel manasındadır. Seren ve ay kelimelerinden birleşik isim. Seren, Yelkenli gemilerde direkler üzerinde yelken açmak ve işaret kaldırmak için kullanılan yatay olarak bağlanmış, uçları ince gönderdir. Ay, Dünya'nın tek doğal uydusu olan gök cismi Ay, yılın on iki bölümünden her biri Ay, Antik Mısır firavunu
- Sergin: Serilmiş olan, yatan, raf, yorgun gibi manaları vardır.
- Seriye: Hz. Peygamber' in bulunmadığı küçük askeri birliklere verilen addır.
- Sermin: Güzel / Kibar
- Serpil: Geliş, güzelleş manasında bir emir kipi
- Serpin: Sert yelle savrulan yağmur, dolu
- Serra: Bolluk,bereket, genişlik, kolaylık
- Sertap: İnatçı
- Serva: Masal, söz
- Servi: Kış yaz yaprağını dökmeyen, ince uzun bir ağaç / Selbi, Selvi; uzun boylu ve güzel kadın
- Sesil: Sapsız, direkt gövdesinden bir yere bağlı olan
- Setenay: Çerkez dilinde bir anlamı ''gözümün nuru'' dur. Bir diğer anlamı da ''yaban dağ gülü'' dür
- Seval: Beğenilen, dayanılmaz
- Sevcan: Sevilen can, güzel can
- Sevda: Aşk, sevgi
- Sevde: Siyah, esmer, esmer güzeli
- Sevdeğer: Sev, o senin sevgine değer
- Sevdem: Sevginin son hali
- Sevdenur: Siyah, kara, büyüklük sahibi, ışık
- Sevdiye: Sevesin diye
- Sevecan: Can, seni seven can
- Seven: Sevmiş olan, sevdaya tutulmuş, sevgi duyan
- Sevenay: Çok seven
- Sevencan: Sevdaya tutulmuş olan can
- Sevengül: Sevdaya tutulmuş olan gül
- Sevengün: Sevdaya tutulmuş olan Güneş
- Sevgen: Sevgi dolu, sevecen, sevmeye yatkın
- Sevgi: Aşk, sevme duygusu
- Sevgim: Benim olan sevgi, aşkım
- Sevgin: Seven, sevgiye düşkün
- Sevgül: Sevginin gülüsün
- Sevgün: Sevilen günsün
- Sevi: Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu
- Sevil: Sevilen bir kişi ol
- Sevilay: Ay gibi her zaman sevil
- Sevim: Sevimli, sempatik
- Sevindal: Dal gibi olduğun için sevinesin
- Sevingül: Sevinmek ve gülmekten buyruk hem sevin hem gül
- Sevkal: Sev ve kal, sev ve sevdiğin yerde kal
- Sevra: Güzel görünüşlü
- Sevsay: Sev ve say
- Sevsen: Keşke sevmiş olsan
- Sevsevil: Sev ve sevil, hem sev hem de sevil
- Sevtap: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
- Seyhan: Irmaklar
- Seyna: Ağaç adı
- Seyra: Güzel tesadüf, karşılaşma
- Seyyal: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
- Sezan: Sezgili / Sez ve An kelimelerinin birleşimi ile oluşur
- Sezay: Sez ve Ay / Güzeli sez tanı manasında
- Sezek: Sezebilen, sezen, duyumsayan
- Sezgen: Sezen, sezgisi olan, sezme yeteneği olan
- Sezgi: Aklın yardımı olmadan, gerçeğin doğrudan doğruya
- Sezginay: Sezme yeteneği olan Ay
- Sezil: Sezilen, hissedilen kişi
- Sezin: Sezinleme işi, sezme
- Seziş: Sezme yolu, sezme biçimi, sezme
- Sezmen: Sezen kimse
- Sıcak: Sıcakkanlı, cana yakın
- Sıdıka: Çok içten ve doğru kimse
- Sılay: Ay özlemi
- Sırma: Altın yaldızlı, ya da yaldızsızince gümüş tel
- Sibel: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı / Eski Türklerde bir tanrıça ismi
- Sidal: Ağaç dalının gölgesi.
- Sidelya: Cennet bahçesindeki bir çiçek ismi.
- Sidre: 1. Cennetteki son ağaç. 2. İnsanoğlunun bilim ve sanatta ulaşabileceği son nokta. 3. Arabistan kirazı 4. Ağaca teşbih edilen, yedinci kat gökte bir makam ismi.
- Sıla: 1. Kavuşma hasreti, bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşma. 2. Gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer
- Sim: Parlak ve beyaz
- Sima: Yüz, çehre, beniz / Kişi, kimse, insan
- Simay: Gümüş ay / Yüzü güneş gibi aydınlık, parlak
- Simge: Alamet, sembol, birşeyi anlatan im, imge
- Simin: Gümüş gibi parlayan ışıltı
- Simla: Gökteki parlak yıldız / Karlarla kaplı / Hindistan' ın kuzeyindeki bir şehir ismi
- Simre: Yıldız yansıması
- Sine: Yürek, kalp, gönül
- Sinem: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
- Sinemis: Gözümde anlamına gelir
- Siva: Başka, ayrı, özge…
- Solmaz: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
- Songül: Son açan gül
- Songün: Günlerin sonuncusu
- Sonnur: Son ışık
- Sönmezay: Sürekli olarak ışık saçan Ay
- Sude: Sürmüş, sürülmüş, ezilmiş
- Sude Naz: Sürmeli, nazlı olan
- Sudem: Sude isminin aitlik eki almış halidir.
- Suden: Başıboş, sorumsuz anlamındadır. Peygamber efendimizin Cennetteki en çok sevdiği ağaç olarak bilinmektedir. Fakat Suden kesinlikle Hz. Peygamberimiz'in Cennetteki en sevdiği ağaç değil! Kuran'da her geçen kelimenin isim olarak konulmaması gerektiğinin en iyi örneklerden biri Suden kelimesidir. Evet, Suden Kuran'da geçiyor, ama 'başıboş, sorumsuz' gibi kötü bir anlam taşıyor. Bu yüzden Suden önerilmeyen bir isimdir.
- Sudenaz: Nazlı ve sürmeli.
- Sudenur: Sürmüş sürülmüş nurlu
- Sueda: Temiz olan, Allah' ın rızasına eren mutlu, kutlu insanlardır.
- Sukeyna: Sessiz, sakin ve ağır başlı onurlu kadın manasındadır. Hz. Hüseyin'in kızının ismidir.
- Sultan: Hükümdar eşi, güç
- Sumeyye: İslam'ın ilk şehidi. Ammar b. Yasir'in annesi ve ilk müslüman olan hanım sahabelerdendir.
- Sumru: Yüksek yer, tepe, üst
- Suna: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek
- Sunam: Benim sülünüm, benim yaban ördeğim, benim sunam
- Sunay: Ay'ı sun getir anlamındadır. Ay ışığı sun
- Sunu: Armağan, birine sunulan şey, geline verilen armağan
- Sura: İsrafil adlı meleğin kıyamette ve yeniden dirilmede üfleyeceği borunun ismidir. / Bir tür ipekli kumaş / Bahadırlık, kahramanlık
- Surya: İlahı ışık / Sansikritçe Surya güneş demektir.
- Suzan: Yakan, yakıcı, coşkulu, ateşli
- Süeda: Edalı,kutlu, uğurlu
- Sühendan: Güzel söz söyleyen
- Süheyla: Güney yönünde görülen parlak yıldızlar / Yumuşak iyi huylu kadın
- Sümeray: Sümerlerin ayı
- Sümeyra: Çağla meyvesi / Kıvrılmış yaprak
- Sümeyye: İlk Müslüman olan sahabelerden bir kadınının ismidir. İslam'ın ilk şehididir.
- Sündüz:Altın veya gümüş tellerle işlenmiş parıltılı nakışlı bir tür ipek kumaş adıdır.
- Süsen: Çiçekleri iri, güzel görünüşlü ve kokulu süs bitkisi
- Süveyda: Kalbin ortasında var kabul edilen siyah nokta. Aşkın doğduğu yerdir.
-