Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında 11 Ağustos 2017'de teröristler tarafından şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül (15) ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'in hayatlarının konu edildiği 'Kesişme; İyi ki Varsın Eren' filminin çekimleri, Nevşehir'in yanı sıra Maçka'da da sürerken, Eren'in şehit olduğu sahnenin çekimleri, olayın yıl dönümüne denk getirildi. Mekân olarak da saldırının yapıldığı ilçedeki evin önünde çekimler sürüyor.

Şehit Eren Bülbül'ün şehadetinin 4'üncü yıl dönümünde Köprüyanı Mahallesi'nde bulunan mezarı başında anma töreni düzenlendi. Törene Eren'in annesi Ayşe, ağabeyleri Arif, Çağlar, Erdoğan, Emrah Bülbül ve kız kardeşleri Yeter, Gizem, Neyzanur, Sonay, Figen, Zeynep, Esma, Sevil ile Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu Maçka Kaymakamı Selim Çomaklı, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan, İl Jandarma Komutanı Albay Orhan Sırma, TRT tarafından Şehit Eren Bülbül ve Şehit Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'in hayatlarının konu edildiği "Kesişme; İyi ki varsın Eren" filminin oyuncuları ve vatandaşlar katıldı. Eren'in mezarı başında Kur'an-ı Kerim okunup, dualar edildi.

"SANKİ KENDİ OĞLUMU GÖRDÜM, RÜYA ZANNETTİM"
Oyuncu Rahman Beşel, filmde canlandıracağı Eren'in ölüm yıl dönümünde kabrini ziyaret edip, anne Ayşe Bülbül ile buluştu. Buluşmada duygusal anlar yaşandı. Beşel'in, oğluna olan benzerliğine çok şaşırdığını belirten anne Bülbül, "Sanki kendi oğlumu, Eren'imi karşımda gördüm. Rüyadayım gibi zannettim. Benim oğluma çok benziyor. İlk gördüğüm zaman kendi oğlum zannettim. Bu bambaşka bir duygu yaptı bende. Oğlumun hayatını şimdi o canlandıracak. Oğlum o kadar çok benziyor ki oğlumun kokusunu, oğlumun kurduğu hayalleri, yaşamını onda görüyorum, sıcaklığını onda hissediyorum. Çekilen filmi de merakla bekliyorum. Tabi biraz zor olacak benim için. Eren'in yaşadığı zorlukları, hayat hikayesini bir daha göreceğim ama benim oğlumu unutmadıkları için tekrar alıp canlandırdıkları için herkese çok teşekkür ederim." dedi.

"BİNLERCE EREN'İM OLDU"
Eren'in mezarı başında dua eden anne Bülbül, bugün yavrumun 4. yıl dönümü, 4 değil de 4 bin yıl olsa acı aynı bugünkü acı. Sadece şehit edildiği günkü acı değil. Bu 4 yılda aynı acı aynı hüzün ve bir kahraman annesi olarak o acı içimden hiçbir zaman gitmedi gitmeyecek. Daha başka yavrularım da var ama kaç tane yavrun olursa olsun yavrumun acısı içimden hiçbir zaman gitmez kaybolmaz. Ben bir Ereni, vatana millete bayrağa toprağa şehit verdim ama binlerce Eren'im oldu. Onun da farkındayım. Kendi Eren'im kendi yavrum onun acısı bitmez. Şehit oğlum olduğu için gururluyum, duyguluyum." ifadelerini kullandı.

ACIMIZ VE GURURUMUZ ÇOK BÜYÜK
Ağabeyi Arif Bülbül ise, özlemimiz her gün gitgide artıyor. Acımız ilk günkü gibi hep aynı. Gururumuz her zamankinden daha fazla. Benim kardeşim şehit oldu. Evet, özlemimiz acımız çok büyük ama gururumuz da daha büyük." dedi.

"BÖYLE BÜYÜK BİR KAHRAMANI CANLANDIRMAK GURUR VERİCİ"
Eren Bülbül'ün mezarı başında anne Ayşe Bülbül ile dua okuyan Rahman Beşel ise yaşadığı hissin tarifinin zor olduğunu söyledi. Beşel, "Böyle büyük bir kahramanı canlandırmak gurur verici. 15 yaşında şehit olmuş hemşerimi canlandırıyorum. Onun hikayesine hayat veriyorum. Onun büyüdüğü yerlerde, onun gibi dolaşıyorum, onun gibi giyiniyorum. Bu garip bir duygu. Büyük bir sorumluluk. Ruhen kendimi garip hissediyorum." diye konuştu.

"GERÇEK MEKANDA GERÇEK TRAJEDİ ÇEKİYORUZ"
Filmin yönetmenliğini üstlenen Özer Feyzioğlu ise "Filmimiz en güzel şekilde bittiğini düşündüğümüz zaman yayınlanacak. Sorumluluğu yüksek bir proje. 2 tane pırıl pırıl insan. Biri 15 yaşında masum bir çocuk diğeri kıymetli bir asker, karısına aşık bir koca ve güzel bir baba. Burada hayatlarını kaybettiler. Biz de gerçek bir mekanda gerçek bir trajedi çekiyoruz. Bu da bizi duygusal olarak çok etkiliyor. Filmde çekilen her şey çok gerçek. Biz bu filmi gerçek mekanlarda çekiyoruz. Her gün işe Eren'in kabri başından geçerek başlıyoruz. Her gün onların ölüm yıl dönümlerini yaşıyor hissindeyiz." açıklamasında bulundu.