İstanbul'un Üsküdar ilçesinde 10 Eylül 2024'te Burhaniye Mahallesi Abdullahağa Caddesi'nde işlenen cinayete ilişkin ikinci iddianame hazırlandı. Kozmetik ürünleri satan firma sahibi Kemal Çağlar Temel motosikletiyle iş yerine geldiği sırada caddede bekleyen, cerrahi maske takan saldırgan tarafından silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Temel, olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırgan daha sonra olay yerinden kaçtı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, cinayetin örgütlü bir yapı tarafından tasarlanarak işlendiği vurgulandı. Şüphelilerin hiyerarşik yapı içinde hareket ettiği, görev dağılımı yapıldığı ve kaçış sürecinin de organize edildiği belirtildi.

TALİMAT ÖRGÜT LİDERİNDEN
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede, 12 sanığın "tasarlayarak kasten öldürme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", 3 sanığın ise "tasarlayarak kasten öldürme" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlarından yargılanmaları talep edildi. Örgüt yapısına ilişkin değerlendirmelere yer verilen iddianamede, sanıkların hiyerarşik yapı dahilinde hareket ettiği, amaç birliği bulunduğu, herkesin kendi görev sorumluluğu ve lider ile yöneticinin koordinesinde hareket ettiği, örgüt liderlerinin ekonomik ve fiziki güç elde ederek yasallaşma çabası içine girdikleri ifade edildi. "Osman Aslan" kod adını kullanan, gerçek kimliği Boran Deniz olan şüphelinin, yaşı küçük kişileri lüks yaşam, para ve silah vaadiyle örgütleyerek "Haşhaşiler" adı altında yeni bir yapılanma kurmaya çalıştığı tespit edildi. Cinayetin, 'Serhat Azad' kod adlı Sinan Memi'nin de içinde olduğu yapılanma tarafından planlandığı, talimatı veren Boran Deniz'in tetikçi olarak Şahin Şimşek'i görevlendirdiği, maktulü tanıyan Muhammed Taha D.'nin ise yönlendirme yaptığı belirtildi. Olayın ardından şüphelilerin kaçış ve saklanma sürecinin örgüt tarafından organize edildiği, otelde kıyafet değiştirme ve silah saklama işlemlerine diğer şüphelilerin de dahil olduğu kaydedildi.

KAÇIŞ PLANI VE SAKLANMA AĞI
Cinayetin ardından kaçış ve saklanma sürecinin de örgüt tarafından planlandığı iddianamede yer aldı. Tetikçinin olay sonrası ticari taksiyle otele götürüldüğü, kıyafet değiştirdiği ve silahın burada saklandığı belirtildi. Örgüt üyelerinin birbirini zincirleme şekilde farklı noktalara taşıdığı ve güvenli bir adrese gizlendiği, Zeytinburnu'ndaki bir evde çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildiği aktarıldı. Örgüt içi görev dağılımı kapsamında güvenlik için Gürkan Bayır'ın, temel ihtiyaçlar için Mehmet Emir Düzyol'un, silah temini için Mertcan Kondak'ın, tüm operasyonun denetimi için ise Muharrem Gazi Dede'nin görevlendirildiği ifade edildi. Soruşturmada, şüphelilerin yakalandığını öğrenen Boran Deniz'in Kocaeli'ne kaçtığı, daha sonra tekrar İstanbul'a dönerek korsan taksici ile yurt dışına kaçmaya çalıştığı, Kırklareli'nde yakalandığı kaydedildi. İddianameden, Deniz'in olayla ilgisinin olmadığını ifade etse de 'Şebo lakaplı Serhat Azad' Sinan Memi ile birlikte hareket ettiği, olayın planlayıcısı ve azmettiricisi olduğu kaydedildi. Telefonlara yönelik incelemelerde, cinayet anına ait video içerikleri, şüphelilerin olaydan sonra soğukkanlı şekilde hayatlarına devam ettiklerine dair mesajlaşmalar, firar ve saklanma planlarının yer aldığı kayıtlar tespit edildi.

ŞÜPHELİLERİN OLAYDAKİ ROLLERİ VE ÖRGÜTLENME YAPISI
Hazırlanan iddianamede, cinayetin, örgüt liderleri tarafından planlandığı, yöneticiler aracılığıyla emirlerin iletildiği ve tetikçi eliyle gerçekleştirildiği belirtildi. Sinan Memi'nin, çevresinde kendisini "Şebo Dayı ve Serhat Azat" olarak tanıttığı, 'Azatlar suç örgütü' mensubu olduğu Mercan Kondak ile birlikte hareket ederek olayı tasarlayan örgüt lideri konumunda olduğu ifade edildi. Boran Deniz'in ise çevresinde 'Osman Aslan' ismini kullandığı, Kemal Çağlar Temel'in öldürülmesi olayında Şahin Şimşek'i azmettirdiği, eylemin gerçekleşmesini sağladığı ve olayda dahli bulunan diğer şüphelileri bir araya getiren örgüt yöneticisi olduğu kaydedildi. Mertcan Kondak'ın, Sinan Memi ile birlikte hareket ettiği, tetikçiyi ayarlayan kişi olduğu, cinayet sonrası silahlarla birlikte tetikçiyi güvenli eve taşıdığı ve örgüt içerisinde yönetici konumunda bulunduğu belirtildi. Muharrem Gazi Dede'nin, azmettirici Boran Deniz'den aldığı emir doğrultusunda hareket ettiği, bu emirleri olayda dahli bulunan diğer şüphelilere ilettiği ve cinayete örgütsel katkı sunduğu ifade edildi. Şahin Şimşek'in, Boran Deniz'den aldığı talimatla Kemal Çağlar Temel'i silahla vurarak ölümüne sebebiyet veren tetikçi olduğu vurgulandı.

KAÇIŞ VE LOJİSTİK DESTEK
Gürhan Bayır'ın, cinayet sonrası tetikçi Şahin Şimşek'i ticari taksiyle olay yerinden alarak otele götürdüğü belirtildi. Serkan Kazan'ın, 'Kazanlar suç örgütü lideri' olduğu, cinayet sonrası tetikçi Şahin Şimşek'i otelde karşıladığı, olayda kullanılan silahın saklanmasını sağladığı, tetikçinin kıyafetlerini değiştirmesine yardımcı olduğu ifade edildi. İlker Gürsel'in ise otelde resepsiyonist olarak görev yaptığı, aranan tetikçi ve Serkan Kazan'ı otelde sakladığı, personel odasını kullandırdığı ve olay sonrası Serkan Kazan'ı başka bir otele götürdüğü belirtildi. Adnan Şenses'in Serkan Kazan ile buluşup ardından tetikçiyi kaçıran kişi olduğu, Ercan Çalışman'ın ise cinayet öncesi ve sonrası lojistik destek sağladığı ifade edildi. Adnan Helete'nin korsan taksicilik yaptığı, tetikçi Şahin Şimşek'i saklandığı eve götürdüğü, ayrıca örgüt yöneticisi Boran Deniz'in yurt dışına kaçırılması için Ferit Ardıç ile irtibat kurduğu belirtildi. Tamer Elmas'ın ise firari olduğu, cinayet öncesi ve sonrasında şüphelilerin kaçmasını sağlayan ticari taksileri ayarladığı belirtildi. Ferit Ardıç'ın ise Boran Deniz'i olay sonrası Kırklareli'ne götürerek yurt dışına kaçmasına yardım ettiği ifade edildi. Yavuz Kaya, Yavuz Gökgöl, Abdullah Önal, İrfan Kırkboğa ve Mehmet Emir Düzyol'un olayda gözcülük yaparak cinayete iştirak ettikleri kaydedildi.

5 KURŞUNLA ÖLDÜRÜLDÜ
İddianamede, olay yeri inceleme raporuna yer verilirken, Temel'in motosikletiyle işyerine geldiği sırada işyeri girişinde ateşli silahla vurularak yaşamını yitirdiği, şüphelinin olay yerine yakın bir konumda beklediği, eldiven takmadığı ve yüzünde beyaz renkli cerrahi maske olduğu olay sonrasında kaçtığı, olay yerinde çok sayıda mermi kovanları, deforme çekirdekler, cam üzerine isabet izleri ve yoğun kan birikintileri tespit edildiği aktarıldı. İşyeri giriş sürgülü kapısında ve çift camlı kapı üzerinde mermi isabet izinin olduğu, merminin ikinci camı kıramayarak iki cam arasına düştüğü, sürgülü kapı metal çerçevesi üzerinde sekme izinin bulunduğu yer aldı. Adli Tıp Kurumu raporunda, Temel'in vücudunda 5 mermi giriş yarası bulunduğu, yaralanmaların öldürücü nitelikte olduğu ve atışların yakın mesafeden gerçekleştiği belirtildi. Temel'in ölümünün ateşli silah mermi yaralanmasına bağlı kafatası, yüz, kot ve omur kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kaydedildi.

15 SANIK HAKKINDA AĞIR CEZA TALEBİ
Sanıklar Boran Deniz, Mertcan Kondak ve Sinan Memi hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçundan 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, diğer 12 sanık hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçundan 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca, 15 sanığın tamamı hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.