Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, İngiltere'deki Leeds Üniversitesi ile ortak yürüttükleri sarsıcı çalışmanın sonuçlarını paylaştı. Uydu radar tekniği (radar interferometri) kullanılarak Türkiye'nin yer kabuğu hareketlerini mercek altına alan ekip, Van'ın doğusunda daha önce benzeri görülmemiş bir stres birikimi saptadı.

"6 ŞUBAT DEPREMLERİNE BENZER BİR SENARYO OLABİLİR"
Türkiye genelindeki sismik gerginlik haritalarını çıkaran Kutoğlu, yıllık bazda en yüksek stres birikiminin bu hatta yaşandığını vurgulayarak tehlikenin boyutuna dikkat çekti. Bölgedeki fay hatlarının geçmişini hatırlatan Prof. Dr. Kutoğlu, Çaldıran Fayı'nın 1647 ve 1976 yıllarında 7.3 büyüklüğünde yıkıcı depremler ürettiğini ifade etti. Ancak asıl korkutan detay, haritadaki "homojen kırmızı" alan oldu.

KUTOĞLU, DURUMU ŞU SÖZLERLE ÖZETLEDİ:
"Burada 250 kilometre uzunluğunda devasa bir alan var ve haritada tamamen kırmızı görünüyor. Bu, tüm sistemin birlikte çalıştığını gösteriyor. Biraz korkutucu olacak ama tıpkı 6 Şubat 2023 Hatay depreminde olduğu gibi, bu 250 kilometrenin aynı anda kırılma ihtimali masada. Bölge eşit oranda gerilmiş durumda."

"2011 DEPREMİ HER ŞEYİN BİTTİĞİ ANLAMINA GELMİYOR"
Kamuoyunda hakim olan "Van'da zaten büyük bir deprem oldu, enerji tamamen boşaldı" algısına sert bir dille açıklık getiren Prof. Dr. Kutoğlu, 2011 yılındaki sarsıntının sanılanın aksine buzdağının sadece görünen yüzü olduğunu ve o dönemde yalnızca kısıtlı bir alanın kırıldığını belirtti. Arka planda çok daha devasa bir mekanizmanın enerji biriktirmeye devam ettiğini vurgulayan uzman isim, nüfus yoğunluğu nedeniyle sürekli Marmara ve Ege gibi batı bölgelerinin konuşulmasının yanıltıcı olduğunu, güncel verilerin en yüksek sismik riskin şu an bu bölgede toplandığını açıkça gösterdiğini ifade etti. Uzmanlar, bölgedeki sismik stresin her yıl katlanarak arttığını ve "yıkıcı sarsıntı" potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor. Van ve çevresindeki yapı stoğunun bu büyüklükte bir kırılmaya hazırlıklı olup olmadığı ise en büyük soru işareti olarak kalmaya devam ediyor.