Ankara'nın Bala ilçesinde mevsimlik tarım işçisi Keziban Demirci (44), çocuğuyla birlikte kaldığı sulama kanalı yakınındaki konteynerde kar maskeli 2 kişinin silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetmiş, oğlu N.B.D. ise yaralı kurtulmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, saldırının altın yağması amacıyla gerçekleştirildiği belirlenmişti.

ALTINLARI BULAMAYINCA 200 LİRAYI ALIP KAÇTILAR
Hazırlanan iddianamede, sanıkların yaklaşık 1 milyon 200 bin lira değerindeki 20 gremse altını almak amacıyla hareket ettikleri, olay öncesi keşif yapıp kar maskesi ve eldivenle konteynere girdikleri belirtilmişti. Dosyada, sanıkların önce Kahramankazan'da bir kuyumcu soygunu planladıkları, daha sonra Demirci ailesinde altın bulunduğunu öğrenince hedef değiştirdikleri ifade edilmişti. Saldırı sırasında Keziban Demirci'nin oğluna içeri girmesini söylediği, bu sırada İsmail Ö'nün tüfekle ateş açtığı, Demirci'nin hayatını kaybettiği, oğlu N.B.D'nin ise ağır yaralandığı kaydedilmişti.
İddianamede, saldırganların altınları bulamayınca yalnızca 200 lirayı alarak kaçtıkları, olay sonrası saklanacak yerleri dahi önceden planladıkları vurgulanmıştı.
HAPİS İSTEMİYLE DAVA AÇILDI
Yürütülen soruşturma kapsamında, sanıklar İsmail Ö., Hamza Ö. ve Kadir K. hakkında "kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme", "çocuğu tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" ve "birden fazla kişiyle birlikte silahlı yağma" suçlarından dava açılmıştı. Diğer sanıklar Dursun E. ve Mustafa Ş. hakkında ise "öldürmeye yardım" ve "öldürmeye teşebbüse yardım" suçlarından hapis cezaları talep edilmişti. Olaya ilişkin davanın görülmesine Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Hamza Özdil, İsmail Özdil, Kadir Karakaş, H.K., tutuksuz sanıklar Mustafa Şal, Dursun Erdemir ile müştekiler, tanıklar ve taraf avukatları katıldı.

"KARDEŞİM BANA 'KAYINPEDERİNDE ALTIN VAR MI? DİYE SORDU"
Söz alan maktulün damadı Hamza Özdil, olayın planlandığından haberi olmadığını öne sürdü. Kardeşi İsmail Özdil'in kendisini Kadir Karakaş'ın evine çağırarak, 2 silah gösterdiğini savunan Hamza Özdil, "İsmail ve Kadir'e, 'Bu nasıl bir şey, anlamam' dedim. Google'dan araştırma yaptım. Mustafa Şal'ın bu işten anlayabileceğini söylediler. 'Ona gösterelim' dediler. İsmail ile Kadir'i eve bıraktım. Yoldayken İsmail'e'Silahı ne yapacaksın, gerçek olup olmadığını neden öğreniyorsun? Gerçek olsa ne yapacaksın, düşmanın mı var?' diye sordum. Biraz alkollüydü. Kuyumcu soymakla alakalı şeyler söyledi. Silah zaten kurusıkıydı. 'En kısa sürede yakalanırsın, bu iş olmaz' dedim. Bana, 'Kayınpederinde altın var mı?' şeklinde soru yöneltti. 'Ne alaka, varsa vardır ama beni ilgilendirmez' dedim. Karşı taraftaki aile de benim ailem. Böyle bir kötülüğü neden yapayım?" ifadelerini kullandı.
"YENGEM 'ALTINLARI ALIRSIN, BÖLÜŞÜRÜZ' DEDİ"
Mahkemede ifade veren tutuklu sanık İsmail Özdil ise olayı planlı şekilde gerçekleştirdiğini itiraf ederek, soygun amacıyla konteynere gittiklerini kabul etti. Özdil, olay günü yaşananları şu sözlerle anlattı: "Yengem Şerife Özdil bana, babasında yaklaşık 20 gramse altın olduğunu söyledi. Anne ve babasının boşanacağını, kendisine pay kalmayacağını anlattı. 'Sen alırsın, bölüşürüz' dedi. Olay günü H.K. ile birlikte gittik. Silah almıştım. Önce tarlanın başına gittik. Daha sonra olayın olduğu konteynere gittik. Kadın vardı, çocuğu görmedim. Maskeli ve hazırlıklı gittik. Kadının dışarıda olacağını düşündüğümüz için sorun olmayacağını düşündük. Hırsızlık amacıyla gitmiştik. Keziban Demirci dışarı çıkıp 'Ne yapıyorsunuz orada?' dedi, konteynere kaçtı. Ben de içeride tüfek olduğunu bildiğim için sağa sola, konteynere doğru ateş ettim. Daha sonra içeri girdim. Çantayı gördüm ama dönüp baktığımda kadın yerde yatıyordu. Çocuğu görmedim. Kadını öyle görünce H.K."ya 'Gidelim' dedim.

"BÖYLE GİDERSE KUYUMCU SOYACAĞIM"
İsmail'in borçları nedeniyle kuyumcu soygunundan bahsettiğini söyleyen Kadir Karakaş, olaydan Hamza'nın da haberdar olduğunu iddia ederek, "İsmail, çok borcu olduğunu söylemişti. Daha önce de babasının borçlarını ödediğini, tekrar yaparsa kendisini evlatlıktan sileceğini anlattı. 'Böyle giderse kuyumcu soyacağım, sen de gelir misin?' dedi. Ben de alkollü olduğum için 'Olur, hallederiz' dedim. Sonra bana ciddi olduğunu söyledi. Ben de lafımı yiyemediğim için, 'Yaparız, sorun değil' dedim. Konuyu Hamza'ya anlattığımızda 'Manyak mısınız, boş verin. Köyden tanıdıklarımız var. Kamera yok, poşet yok. Gidip alır, bölüşürüz' dedi." savunmasında bulundu.
"BANA 'KAVGAYA GİDECEĞİZ' DENİLMİŞTİ"
H.K. ise olay yerine "kavgaya gideceğiz" denilerek götürüldüğünü iddia etti. Olay sırasında maske taktıklarını söyleyen Karakaş, "Benim hiçbir şeyden haberim yoktu. Abim İsmail ile birlikte eve geldi. İsmail bana, 'Kavgaya gideceğiz' dedi. Ben bu yüzden ilk başta olayın kavga olduğunu düşündüm. Arabadan inince İsmail'in maske taktığını gördüm. Elinde silah vardı. Bana da maske attı. Silahı görünce korktuğum için mecbur kalıp taktım. İsmail bir anda konteynere taraf koştu. Önce dışarıdan üç el ateş etti. Daha sonra kapının oradan 5-6 el daha ateş etti. Sonra bana dönüp 'Kovanları topla' dedi. Ben de topladım. Tüfeği bana verip bir yerlere atmamı istedi. Gözü dönmüş gibiydi. Konteynerden herhangi bir şey almadık. Üzerime çok fazla suç atılıyor. Ben konteynere girmedim."
Duruşmada söz alan Keziban Demirci'nin eşi Saim Demirci ise sanıkların ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Eşinin öldürülmesinden Hamza ve İsmail'i sorumlu tutan Demirci, kendilerinin de öldürülmesinin planlandığını belirtti. Demirci, şans eseri hayatta kaldığını ifade ederek, "Olay günü çocuğumun telefonunu, eşime ait yüzükleri, hatta yaptığı börekleri bile götürmüşler" dedi.
"ÖLÜ TAKLİDİ YAPTIM"
Olayda yaralanan çocuk N.B.D., ölü taklidi yaptığını dile getirerek, "Olay günü annem, "evin önünde iki adam var git de bak" dedi. Adamlar birden silah çıkartıp ateş etmeye başladı. Ben içeri girerken ayağıma saçma geldi, kendimi köşeye attım. Sonra anneme ateş ettiler ardından bana döndüler. Bacaklarımı kendime çektim. Tekrar bana ateş ettiler. Hareket etmedim. Gelip öldüm mü diye baktılar, ben nefesimi tuttum, ölü taklidi yaptım. 'Bu da ölmüş, evin her yerini arayalım dediler' evi aradılar sonra gittiler." ifadelerini kullandı.
HAKLARINDA YENİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK
Avukat beyanlarının ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, eksik hususların giderilmesini ve sanıkların mevcut halinin devamını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, tüm sanıkların mevcut halinin devamına hükmederek, tutuklu sanık Kadir Karakaş hakkında ayrıca "konut dokunulmazlığını ihlal" suçundan suç duyurusunda bulunularak dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verdi.