Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Osmanlı dönemine ait olduğu düşünülen tarihi Abdalağa Hamam'ı bakımsızlıktan gün geçtikçe yıkılıyor.
Siverek kalesi eteğinde bulunan kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte Osmanlı mimarisinin güzel örneklerinden biri olan Abdalağa Hamam'ı her geçen gün tarihi özelliğini yitiriyor.
1970'li yıllarda hamam olarak kullanılan hamamda herhangi bir restorasyon çalışmanın yapılmadığını belirten araştırmacı-yazar Ramazan Özgültekin, bakımsızlıktan yıkılmaya yüz tuttuğunu söyledi.

Osmanlı dönemine ait izler taşıyan hamamın bir an önce restore edilmesi gerektiğini ifade eden Özgültekin, "Siverek Kalesinin doğusunda yer alan Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan Siverek'te önemli tarihi yapılardan biri olan ve uzun süredir bakımsızlıktan dolayı yıkılmaya yüz tutan hamam, daha önce restore edilmediği için şu an harabeye dönmüş durumda. Bu yapı defalarca yapılan incelemelerin ardından kaderine terk edildi" dedi.

RESTORE EDİLEREK TURİZME KAZANDIRILMALI!
Bölgede Osmanlı döneminden kalan çok sayıda eser olduğunu belirten Özgültekin, "Bu tarihi yapı Osmanlı Devleti'nin yaptığı ancak günümüz koşullarında onarılmadığı için yıkılmaya yüz tuttu. Turizm bölgesinde bulunduğumuz için bu yapılar en kısa sürede onarılarak hem tarihimize sahip çıkmak hem de turizme kazandırmak adına çalışmaların başlaması gerekiyor. Osmanlı tarihinin ak yüzü olarak birçok eserlerimiz bulunuyor, Siverek Kalemizde şu an bakımsız durumda. Talebimiz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yerinde inceleme yaparak kesin tarihi ve onarımına başlamasını istiyoruz" diye konuştu.

DAHA ÖNCE AKTİF BİR ŞEKİLDE KULLANIYORDU
Özgültekin, "1970 yılına kadar faal olarak kullanılan hamam 2002 yılında restore edilmek için boşaltılmıştı. Hamam özellik olarak bazalt taşından yapılmış ve ılıklık, yıkanma ve bekleme olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Yıkanma bölümü yıkılarak yerin altında kalmış, diğer bölümleri ise yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Yıkanma odalarının bir kısmı civar işyerlerine eklendiği bir kısmının da toprak altında kaldığı iddiaları bile mevcuttur. Böyle bir tarihin onarılarak turizme kazandırılmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

DAHA ÖNCEKORUMA ALTINA ALINDI
Tarihi yapının, Kültür Varlıkları Koruma Kurulunun 1982 yılında 3342 sayılı kararıyla koruma altına alındığı, yine Kültür Bakanlığı gayrimenkul eski eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 09.04.1982 gün A-3342 sayılı kararı ile korunması gerekli eski eser olarak tescil edildiği belirtildi.