Geçmişte çeşitli olaylardan etkilenerek kişilerin dikkatini çekmek ve ders almaları için söylenen çeşitli sözler günümüzde Atasözü olarak kullanılıyor. Ama bu sözler artık yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmuş durumda.
1416 yılında Osmanlı hakimiyetine geçen Safranbolu'da bazı Osmanlı gelenekleri de yaşanmaya başlandı. Bu gelenek ve göreneklerinden biri de aynı işi yapan esnafların bir arada bulunduğu çarşı ve çarşılarda lonca sisteminin olması. Bu yüzden Yemeniciler Arastası (Ayakkabı üretilen çarşısı), Demirciler Çarşısı, manifaturacılar çarşısı gibi tarihi çarşılar bulunmak ve bu çarşılar günümüz dede faaliyetlerini sürdürmekte.

Bu çarşılardan biri de Safranbolu eski çarşı mevkiinde 1661 yılında Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılan ve 47 yemeni yapan ustaların dükkanlarının bir arada bulunduğu çarşıdır.
Bu çarşıdan geçmişte halk arasında çok yaygın kullanılan fakat günümüzde artık kullanılmayan "Pabucu dama atıldı" sözünün çıkış yeri oldu.

Araştırmacı Yazar ve Gazeteci Aytekin Kuş; "Osmanlı döneminde esnaf ve sanatkarların bağlı bulunduğu teşkilat ticaretin yanında sosyal hayatı da düzene sokuyordu. Kusurlu malın, malzemeden çalmanın ve kalitesiz işin önüne geçmek için de ilginç önlem alınmıştı. Yemeniciler arastasından bir ayakkabı aldınız veya buradaki ustaya tamir ettirdiniz. Yemeni kusurlu çıktı veya iyi bir şekilde tamir edilmedi. Hemen o kişi çarşıda bulunan esnaflardan oluşan heyete şikayetini bildirirdi. Heyet hem ustayı hem de müşteriyi dinledikten sonra eğer müşteri haklı ise o yemeninin bedelini öder, yemeniyi de ibret-i alem olsun diye imal veya tamir eden ustanın dükkanının çatısına atardı. Böylece pabuçları dama atılan usta maddi kazançtan olurdu. Bunu gören halk, oradan alış veriş yapmazmış. Unutulmak üzere olan sadece bu söz değil lonca geleneğinin hiçbir somut kuralı da günümüzde yaşamıyor. Oysaki Safranbolu somut olmayan kültür mirasına sahip çıkmakla gelenekselliğini sürdürür." dedi.

Tüketicinin korunmasına hizmet eden bu söz o zamanın tüketici haklarını koruma kanunu temsil ettiğini belirten Kuş; "O zamanlar Tüketici Koruma Yasaları ve heyetleri olmamasına rağmen, çarşıda oluşturulan heyet bu işi görüyor ve tüketicinin hakkını korurken, hem de üreticinin bir daha kalitesiz ürün üretmesine engel oluyordu." açıklamasında bulundu.
Yine Safranbolu'da kullanılan ve anonim olan bir atasözü olduğunu hatırlatan Kuş; "Yemenide kullanılan deriler tabakhane denen yerde işlenirdi. Derilerin ham olarak gelir, köpek pisliğinin bulunduğu havuzlara atılarak burada temizlendikten sonra tabaklamaya giderdi. Bu havuzların içindeki köpek pisliklerinin taze, yumuşak olması gerekiyor. Onun için köpek pisliklerinin taze olarak alınıp havuzlara konulması gerekir. Bundan dolayı acele giden ve geçtiği yerdeki kişilere selam vermeden geçen kişiye "Tabakhaneye pislik mi yetiştiriyorsun" denirdi. Bu çarşının bir diğer özelliği ise Kurtuluş savaşında mücadele eden Türk ordusunun ayakkabı ihtiyacını karşılaması ve tam ortasında bulunan lonca kahvehanesinde Kuvayiye Milli teşkilatının Anadolu örgütlenmesine ev sahipliği yapmasıdır. 47 yemenicinin bulunduğu Yemeniciler Arastası da tek bir usta yemeni yaparken, diğer dükkanlar ise ya kapalı ya da turist eşya satıcı olarak açık bulunuyor." ifadelerini kullandı.