Arapça kökenli bir sözcük olan tebyin ne demek diyenler, bunun herhangi bir bilgiyi her insanın anlayacağı şekilde anlatılması olduğunu öğrenmelidir. Başta Hz. Muhammed olmak üzere, tüm peygamberlerin esas görevi olan dinde tebliğ ve tebyin ne demek diyenler olabilir. Peygamberimizin tebyin görevi nedir diye araştıranlar için bu, nazil olan âyetleri insanlığın aydınlanması için açıklamasıdır. Tebyin ve tebliğin örnekleri neler?
Beyan sözcüğünden türeyen tebyin, aslında Arapçadır ve anlamı ise "bir şeyi açıklamak", "anlaşılmasını sağlamak" ve "anlaşılır kılmak"tır. Üstü kapalı olan, derin mânâlara sahip olan ve her insanın anlaması kolay olmayan bilgilerin açıklığa kavuşturulması anlamına gelir. Tebyin, aslında peygamberlerin temel görevidir. Çünkü onlar, sıradan insanların idrak etmesi imkansız olan bilgilere vakıf olabilirler. Allah (c.c.), bunu onların temel görevi kılmıştır.
Vahiy yoluyla indirilen her bilgi, peygamberler tarafından açıklanmaya muhtaçtır. Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim, halihazırda Allah tarafından açıklanan âyetlerden oluşsa da bunların birçoğu anlam olarak oldukça derindir. Peygamberimiz (s.a.v) ise Allah'ın emrettiği üzere vahiy yoluyla inen tüm âyetlerin hepsini açıklamıştır. Örneğin ne kadar zekat vereceğini bilmeyen Mekkeliler, bunu Hz. Muhammed'e danışmışlardır. Bunun üzerine hemen bir âyet indirilmiş ve Peygamberimiz buna göre bir cevap vermiştir. yette geçen ihtiyaçtan fazlası ifadesini ayrıntılı bir biçimde açıklamıştır.
"Bildiri", "duyuru", "beyan" ve "haber vermek" demek olan tebliğ, tıpkı tebyin gibi Arapça bir sözcüktür. Peygamberlerin görevlerinden biridir ve buna göre vahiy ile edinilen tüm bilgilerin, onlar tarafından insanlara ulaştırılması gerekir. Peygamberler yalnızca aktarmakla yükümlüdür ve insanları inandırmak için zorlamak gibi bir hakları yoktur. Onlar, nazil olan bir âyeti haber verir. İnanıp inanmamak ise insanlara kalmıştır. Peygamber efendimize, Hira Mağarası'nda vahyolunan peygamberlikten sonra bunu ilk olarak eşi Hz. Hatice'ye anlatması tebliğe bir örnek olabilir.