Şanlıurfa'da Bakırcılık mesleği, bakır mutfak malzemelerine ilgi azalınca unutulmaya yüz tuttu.
Kentte bir zamanlar halkın temel ihtiyaçlarını karşılayan el emeği göz nuru bakırlar, mutfak eşyasından ziyade aksesuar olarak kullanılmaya başlayınca ustalar da azaldı. Şanlıurfalı usta Mehmet Çirkin ise geçmişteki gibi rağbet görmeyen mesleğini, gelişen teknolojiye rağmen yarım asrı aşkın zamandır büyük özveriyle sürdürüyor.
Son bir asırda dünyada olduğu ülkede ve Güneydoğu bölgesinde altın dönemini yaşayan bakırcılık mesleği, bakır mutfak eşyalarına ilginin her geçen gün azalması ile daha da unutulmaya başlandı. Şanlıurfa'da bulunan Bakırcılar Çarşısı'nda herbirinde 5-6 çırak bulunan 70-80 bakırcı dükkânı bulunurken, bakır eşyalara ilginin azalmasına rağmen, çarşıda bulunan ve 2'şer kişinin çalıştığı bir kaç dükkânda çekiç sesleri duyulmaya devam ediyor. Bakır eşyalarına olan ilginin azalmasında en büyük etken olarak, mutfakta kullanılan bakırların en az yılda bir kez kalaylanması gerekliliği görülüyor. Unutulmaya yüz tutan bakır eşyaların günümüzde turistik ve nostaljik eşya olarak rağbet gördüğünü belirten bakır ustaları, 'kabarma çekiç' tekniği ile balıklı gölü simgeleyen balık motifi gibi yöresel yerleri ve amblemleri ustaca tepsi, cezve gibi mutfak eşyalarına işliyor.

TEKNOLOJİ ÖNDE, EMEKLER GERİDE KALDI
Teknolojinin önde emekler geride kaldığını ifade eden Bakırcı ustası Mehmet Çirkin; "Çok eskiden bütün evlerin mutfağında kazan, leğen, tencere kullanırdı oda eski havlulu evlerde olurdu şimdi oda yok. Eskiden değeri kıymeti vardı şimdi kıymeti yok, şimdi emsan, çelik, cam vs. türlü türlü şeyler çıktı. Çıktığı içinde bakıra rekabet kalmadı yani insanlar bakıra zevki kalmadı her şey hazır teknoloji önde emekler geride kaldı. Ben şimdi sipariş verilen hamam tası yapıyorum ara sıra Urfa'nın köfte leğeni oluyor onu yapıyorum sipariş üzerine tencere, tava, tepsi türlü türlü şeyler yapıyorum oda istek üzerine yoksa herkes almaz çünkü çarşıda hazır var" dedi.

"Bakır eşyalar 100 yıl kalsa tarihi eser olur"
Bakır eşyalar 100 kalsa tarihi eser olur ifadelerini kullanan bakırcı ustası Çirkin; "Bir ayran tası yapıyorum 60 TL hazırı var 20 TL bende müşteri diyor hazır 20 TL bende ne gereği var git oradan 2 tane alırsın dedim. Ama bu 100 yıl kalsa tarihi eser olur. Bakırın özelikleri var çekik malıdır özeliği vardır diğeri 100 yılda kalsa makine malıdır değeri olmaz" diye konuştu.
"ÇIRAK YETİŞTİREMİYORUZ"
Bakırcısı Ustası Mehmet Çirkin; "Çırakta yetişmiyor meslekte lav oldubitti yani bende burada zamanımı geçiriyorum. Çırak kimse bakırcı dükkânına gelmez niye gelmez sebebi; ben çırağa haftalık veremem kendi de burada durmaz. Gider simit satar, ayakkabı boyar yömyesi çıkar herkes maddiye kaçmış maddiyata kaçmıyor" ifadelerini kullandı.
HERKES SOSYETE OLMUŞ
Bakır ustası Mehmet Nur Demirözü ben 7 yaşımdan bugüne kadar 56 yıldır bakırcılık yapıyorum baba dede mesleğimiz daha önce bu meslek çok güzeldi çok para kazanıyordum ama şimdi her şeyin sahtesi çıkmış onun için şu anda bu meslekte direniyoruz yıllar önce herkes bakır tepsi tabak leğen ve kazan kulaniyordu şimdi herkes sosyete olmuş gösteriş mereklisi olmuş insanlar, diye konuştu
Bakrı Eşyası satan Mahmut aslan biz bakırcık bize babadan dededen kalan bir meslektir bir ara bakırcılık tamamı ile ölmüştü ama şimdi yavaş vavaş ilgi ve rekabet görmeye başladı şimdi pandemiden dolayı fazla turist gelmiyor gelende yerli Müşterilerimiz Türkiye .nın her yerinden gelen müşterilerimiz var biz buradan gönderiyoruz bu hastalık biterse işimiz de iyi olur diye düşünüyorum