Paylaşımın adil olup olmadığını belirlemek çoğu zaman geride kalanların sorumluluğudur. Çünkü bazı durumlarda görünüşte bağış, aslında mirasçıların haklarını aşındıran bir önlem olabilir. İşte bu noktada miras hukukunda bazı kişilere tanınan özel koruma devreye girer ve artık mesele yalnızca bir mal devri değil, kanunla güvence altına alınmış miras hakkının korunması hâline gelir. Tenkis davası nedir, şartları nelerdir, ne zaman açılır gibi sorular bağış ve vasiyetlerin sınırını yeniden tartışmaya açar.
Tenkis davası, miras bırakanın yaptığı sağlar arası kazandırmalar (örneğin bağış, vasiyetnameyle devir gibi işlemler) nedeniyle zorunlu mirasçılara düşen saklı payın ihlal edilmesi hâlinde açılan bir davadır. Türk Medeni Kanunu'na göre bazı mirasçıların saklı payı vardır ve miras bırakan bu kişilerin haklarını ortadan kaldıramaz. Saklı pay; altsoy, anne-baba ve eş gibi belirli kişilere tanınmış asgari miras hakkıdır.
Eğer miras bırakan, sağlığında mal varlığının önemli bir kısmını başka kişilere devretmişse veya vasiyet yoluyla mirasçıların dışında birine büyük kazandırmalarda bulunmuşsa, bu durum saklı payları zedeleyebilir. Bu durumda tenkis davası gündeme gelir. Amaç, yapılan kazandırmaların iptal edilmesi değil, sadece saklı payı aşan kısmın azaltılmasıdır.
Tenkis davası sonucunda mahkeme, saklı payın ihlal edildiğini tespit ederse; kazandırmaların saklı payı ihlal eden kısmı tenkise tabi tutulur, yani hesaplamalar yapılarak bu oranda iade ya da tazmin kararı verilir. Böylece mirasçının kanuni hakkı korunmuş olur.
Tenkis davası, mirasın açıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre, davacının saklı payını ihlal eden işlemi öğrendiği andan itibaren başlar. Her hâlükârda, işlemin yapıldığı tarihten itibaren en geç 10 yıl içinde dava açılmak zorundadır. Aksi hâlde dava zamanaşımı nedeniyle reddedilir.
1 yıllık sürenin başlangıcı, mirasçının kazandırmayı öğrendiği anla başlar. Örneğin ölümden hemen sonra yapılan incelemeler sonucu bağış işlemleri fark edilirse, süre o andan itibaren işler. Ancak kazandırma yıllar önce yapılmışsa ve mirasçı bunu ancak ölüm sonrası fark etmişse, o zaman öğrenme tarihi esas alınır. Bu durum, saklı pay sahiplerine zamanında harekete geçme yükümlülüğü de getirir.
Zamanaşımı süresi hak düşürücü niteliktedir ve mahkeme, davalının talebi olmasa bile süreyi resen gözetir. Bu nedenle tenkis davası açacak kişilerin sürelere dikkat etmesi büyük önem taşır. Aksi takdirde, hak kayıpları yaşanabilir ve geri alınması mümkün olmayan sonuçlar doğabilir.