Jandarma Genel Komutanı olan Orgeneral Eşref Bitlis Paşa, terörle mücadele konusunda sivri çıkışlarıyla biliniyordu. Türkiye'nin en karanlık dönemi olarak nitelendirilen 1992-93 yılları arasında, birçok önemli açıklamaya imza attı. Bitlis, "İncirlik Üssü'nden kalkan ABD uçaklarının PKK'ya yardım dağıttığını", "Çekiç Güç kuvvetlerinin Türkiye'den ayrılması gerektiğini", 'ABD'nin, Irak'ın kuzeyinde yürüttüğü faaliyetlerin Türkiye'nin zararına olduğu yönündeki açıklamalarıyla şimşekleri üzerine çekti.

TACİZ UÇUŞUYLA HELİKOPTERİ İNDİRİLDİ
Eşref Paşa, bu açıklamaları sonrası adeta hedef haline geldi. Çekiç Güç'e bağlı Amerikan savaş uçaklarının, 17 Aralık 1992'de kendilerine bildirildiği halde Irak'ın Selahaddin kentine gitmekte iken Bitlis'in helikopterini taciz uçuşuyla inişe zorlaması, gündeme bomba gibi düştü. Olay bizzat, Bitlis paşa tarafından dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a iletildi.
ŞÜPHELİ BİR KAZA
Orgeneral Eşref Bitlis'in, 17 Şubat 1993'te Ankara'dan Diyarbakır'a gitmek üzere bindiği uçak, kalkıştan kısa süre sonra düştü. Kaza ile ilgili hiçbir bilirkişi raporu ve teknik raporun bulunmadığının ifade edilmesi kazaya ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi.
ZAMAN AŞIMINDAN DAVA DÜŞTÜ
Düşen uçağın parçaları ise hurdacıya satıldı. Kaza yerinin fotoğrafları ise detaylıca incelendi. İnceleme sonucu hazırlanan raporda "uçağın düşüş nedeninin tespit edilemediğini" bildirdi. Savcılık, Orgeneral Eşref Bitlis'in 1993'teki ölümüne ilişkin soruşturmada, zaman aşımı süresi dolduğu gerekçesiyle 2016'da "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verdi. Kararda, olayda bomba kullanılıp kullanılmadığının tespitinin mümkün olmadığı belirtilerek, "Özellikle medyada sabotaj iddiasına ilişkin herhangi bir somut kanıt ortaya konamamıştır." ifadesi kullanıldı.