Tiyatro terimleri, Antik Yunan Döneminde dini törenler sırasında söylenilen şarkıların zaman içerisinde oyuncular tarafından temsil edilmesi ile başlayan ve teknik açıdan günümüze dek gelişim gösteren tiyatro sanatı için olmazsa olmaz unsurları ifade eder. Kültürel hayatımızın en önemli parçası olan tiyatroya ait terimlerden sıkça karşılaşılanlar arasında; aksesuar, fasıl, dublör gibi kelimeler vardır. Bu kelimeler ve tiyatro ile ilgili terimler ve anlamları bu yazımızda yer almaktadır.
Tiyatro sanatında kullanılan ve günlük hayatta anlamı merak edilen bazı terimler şu şekildedir:
Adaptasyon: Yabancı dilde yazılmış eseri, yerli bir şekilde yeniden düzenlemek ya da kendi dilimize çevirmek.
Aksesuar: Oyun sahnesinde kullanılan eşyalar.
Aksiyon: Oyun konusunu oluşturan olaylar çevresinde gelişen hareketler bütünü.
Aktör: Karaktere hayat veren erkek oyuncu.
Aktris: Karaktere hayat veren kadın oyuncu.
Başrol: Oyunun merkezinde bulunan kişinin canlandırılması.
Dekor: Oyun konusuna uygun olarak sahnenin düzenlenmesinde kullanılan nesnelerin bütünü.
Diksiyon: Konuşmaların kurallara uygun ve düzgün yansıtılması.
Diyalog: İki kişi arasında geçen karşılıklı konuşmaların tümü.
Döşeme: Geleneksel tiyatroda başlangıç anlamında kullanılan kelime.
Dram: Yaşamın hem acı hem de gülünç yönlerini bir bütün olarak ele alan tiyatro türü.
Dublör: Oyuncuların rolünü bir aksilikte yerine oynayabilecek yeden oyuncu.
Entrika: Canlandırılan olayların merak uyandıracak şekilde dizayn edilmesidir.
Epizot: Ana olaydan bağımsız şekilde gelişen ikinci derece olaylar.
Fasıl: Oyunlarda perde olarak adlandırılan oyunun parçası.
Figüran: Oyunda oldukça az repliği olan oyuncular.
Jest: Oyuncuların yaptıkları tüm beden hareketleri.
Kanto: Oyun sırasında şarkı söylenmesi ve eşliğinde yapılan dans.
Koro: Antik Yunan tiyatrosunda erkek ve kadınlardan oluşan şarkı topluluğu. Şarkılarla oyun içerisine dahil olur ve dışarıdan bir bakış açısı katarlar. 
Komedya: Antik Yunan'da doğmuş ve yaşamın gülünç yönlerini ele alan tiyatro çeşidi.
Kostüm: Oyun sırasında role uygun olarak giyilen kıyafet.
Kulis: Sahne arkasında seyirci tarafından görülmeyen ve oyuncuların hazırlandığı alan.
Mizansen: Kelime anlamı sahnelemektir. Tiyatro metninin sahneye uygun tasarlanmasıdır.
Monolog: Sahnede yalnız bulunan kişinin kendi kendine konuşarak duygularını seyirciye anlatmasıdır.
Muhavere: Orta oyununda kullanılan bir terimdir. Karşılıklı konuşma bölümünü ifade eder.
Orta oyunu: Geleneksel Türk tiyatrosunda yer alan, Kavuklu ve Pişekar kahramanlarının bulunduğu doğaçlama komedi oyunudur.
Pandomim: Sessiz tiyatro oyunudur. Konuşma olmaz oyuncuların hareketleri, jest, mimik ve kostümlerle duygu ve düşüncelerin aktarılmasıdır.
Perde: Tiyatronun bölümlerini ifade eder. 
Piyes: Tiyatro eserine verilen bir diğer isim olarak karşımıza çıkar.
Prömiyer: Oyunun seyirci ile ilk kez buluşmasını temsil eder.
Replik: Metinde yazılı olan, oyuncuların karşılıklı şekilde konuşmalarda söylenmesi gereken sözlerdir.
Revü: Dans ve oyunlardan oluşan bir gösteridir.
Senaryo: Sahnelenen oyunun metni.
Suflör: Oyuncuların unuttukları replikleri sahne arkasından fısıldayan kişi.
Temsil: Bir eserin canlandırılması.
Tirat: Oyuncuların sahnede bir defada söyledikleri konuşmalar.
Trajik: Oyunda korku ve sıkıntı duygularını ortaya çıkaran ve seyirciyi heyecanlandıran acı durumlar.
Uyarlama: Başka dilde oyunları kendi kültürümüze çevirmek.
Virtüöz: Tiyatro alanında yorumlama gücünde ustalaşmış olan kişiler.
Trajikomik: Hem acıklı yönleri hem de gülünç yönleri olan olayların anlatılması.
Tuluat: Modern tiyatronun özelliklerinden farklı şekilde yazılı metin olmadan herhangi bir konu üzerinde oyuncuların doğaçlama oyunları.