Küçük'ün oturduğu villa siteye, kardeşi Önder Küçük adına 172 bin 667,38 liralık bir haciz ihbarnamesi geldi. Küçük borcun kendisine ait olmadığını belirterek, hacze itiraz etti. Ancak bu defa aynı borç için icra memuru, oturduğu evde haciz işlemi gerçekleştirmek üzere alacaklı, avukat stajyeri ile geldi. Hayati Küçük, hacze gelinen evin kardeşinin olmadığını belirterek, kendisine ait ve eşiyle birlikte oturduğu evin haczedilemeyeceğini bildirdi. Hayati Küçük ayrıca, haciz ihbarnamesinde adı geçen kardeşi ile kan bağı dışında hiçbir bağı olmadığını öne sürdü. Alacaklı avukatları aynı borçla ilgili 12 ayrı haciz ihbarnamesi gönderdi. Hayati Küçük de her seferinde bu haciz işlemlerine itiraz etti.
HACZİ DURDURAMADI
Alacakları avukatları, haczin durdurulmasına itiraz edip, haczin gerçekleştirilmesi gerektiğini, eğer Hayati Küçük'ün iddia ettiği gibi, kardeşi ile bir bağı yoksa haczedilen malların geri iade edileceğini belirtti. Haciz memurları da bu talebin yasaya uygun olduğunu belirtip, evdeki eşyaları haczetti. Eşyalar, evin kime ait olduğu, borçlu kardeşin bu evde yaşayıp yaşamadığı belirlenene kadar yediemin (emanet) olarak Hayati Küçük'e bırakıldı. Bunun belirlenmesi için de mahkemede görülecek istihkak davasının sonuçlanması gerekecek.

AVUKAT HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Bu arada, evin kendisine ait olduğunu ispatlamaya çalışan Hayati Küçük, alacaklıların gerçeği bilmesine rağmen kendisini huzursuz etmek için hukuku kullandığını iler sürdü. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve İstanbul Barosu'na avukatı aracılığıyla suç duyurularında bulundu. Suç duyurusu dilekçelerinde hacizci avukatın "görevi kötüye kullanma", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme", "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçlarından yargılanması talep edildi.
"HUZURUMUZ KALMADI"
Şikayet dilekçesinde, "İcra işlemlerinin asıl amacı alacaklının kısa zamanda devlet eliyle alacağını sağlamak iken şikayet edilen avukat, alacaklıların alacağına kavuşmasını önler nitelikte tarafımın ve ailemin huzur ve sükununu bozmaktadır. Asıl borçlusu Önder Küçük olan sayısı çok fazla olan icra dosyaları nedeniyle tarafıma ve kayıtlı adresime sürekli olarak haciz ihbarnameleri gönderilmekte olup tarafımı, ailemi zor durumlara sokmakta ve itibarımı sarsmaya çalışmaktadır" denildi.
"EVİME SALDIRI DA YAPILDI"
Fetullahçı Terör Örgütü ile mücadelede de ismi sıklıkla duyulan Hayati Küçük, 2018 yılında evine fiili saldırı da yapıldığını belirterek, icra olayının bir nevi kendisinin cezalandırması için gerçekleştiğini savundu. İcra gönderen kişileri tanımadığını, hayatında görmediğini belirten Küçük, "Oturduğum yer bilinen bir site ve ben de burada bilinen bir insanım. Herkes benim burada kendime ait evde yaşadığımı bilir. Buna rağmen eşyalarımı haczettiler ve yediemin olarak bana bıraktılar. Peş peşe adeta zevkle icra gönderiyorlar. Dava sürecinin sonuçlanmasını bekliyorum" dedi.
ÖNEMLİ UYARI
Öte yandan, Hayati Küçük'ün başına gelenler, "Bir kişiye yakınlarının borcundan dolayı haciz gelebilir mi" sorusunu akıllara getirdi. Küçük'ün evinde haciz yapılabilmesinin yasal dayanağı merak konusu oldu?
Hayati Küçük'ün avukatı Serhat Pak'ın değerlendirmesi şöyle: "İcra hukukunun amacı, borcunu ödemeyen borçluya karşı haciz tehdidi altında borcun ödettirilmemesidir. Bu tehdidin üçüncü şahıslara yöneltilmesi amaçlanmış değildir. Alacaklı vekilinin göstereceği her adreste haciz yapılabileceğine yönelik yasada açıkça bir düzenleme yoktur. Burada uygulamada ortaya çıkmakta, borçlu olmayan üçüncü şahsa haciz tehdidi ile kimi zaman olmayan borç dahi ödettirilmek istenmektedir. Buna 'dur' demek de yasa koyucu kadar uygulayıcı olan icra müdürlerinin sorumluluğunda olmalıdır" dedi.
Avukat Pak, size ait olmayan bir borç icra yoluyla geldiğinde, yasal süresi içinde ilgili icra dairesine itiraz edilmesi gerektiği konusunda uyardı.