İzmir'de faaliyet gösteren bir firma 24 Temmuz 2021 tarihinde meydana gelen bir trafik kazasında aracının değer kaybına uğradığını belirterek sigorta şirketine ve kazaya karışan aracın sahibi Muhammet D. aleyhine tazminat davası açtı. İlk başta 500 TL olarak talep edilen tazminat, süreç içerisinde 6.500 TL'ye çıkarıldı. Ancak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, davacı şirketin önceden sigorta şirketine yazılı başvuru yapmadığını belirleyerek, bu durumun dava şartı eksikliği oluşturduğunu savundu ve davanın usulden reddine karar verdi.
İSTİNAF MAHKEMESİ BAŞVURUYU REDDETTİ
Davacı vekili, bu kararın kaldırılması için istinaf mahkemesine başvurdu. Ancak mahkeme, dava değerinin istinaf sınırının altında kaldığını belirterek başvuruyu usulden reddetti.
ADALET BAKANLIĞI DEVREYE GİRDİ, YARGITAY KARARI BOZDU
İstinaf yolunun kapanması üzerine Adalet Bakanlığı, kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına temyiz başvurusu yaptı. Dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince, zarar görenin sigorta şirketine başvuru yapması bir dava şartı olarak düzenlenmiş olsa da bu eksiklik tamamlanabilir bir eksiklik olduğu, Mahkemenin, davacı tarafa bu eksikliği gidermesi için makul bir süre vermesi gerektiği, ayrıca davada yalnızca sigorta şirketi değil, kazaya karışan araç sahibinin de davalı konumunda olduğu, ve Sigorta şirketine başvuru zorunluluğu araç sahibine açılan davayı etkilemeyeceği gerekçeleri ile kararın kanun yararına bozulmasına hükmet etti.