Kadıköy Göztepe Mahallesi Bağdat Caddesi'nde 19 Şubat Perşembe günü saat 20.30 sıralarında meydana gelen kazada, iddiaya göre evinin yakınlarında yürüyüş yapan yazılım mühendisi Berkay Şengel, karşıya geçmek istediği sırada Azad Baran H. (23) yönetimindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Çarpmanın etkisiyle yaklaşık 22 metre savrulan Şengel, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından bilinci kapalı şekilde hastaneye kaldırıldı. Ancak genç mühendis, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sürücü ise kazanın ardından aracını olay yerinde bırakarak kaçtı.

SANIK TAM KUSURLU BULUNDU
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, sanığın yaya geçidinden geçmekte olan Şengel'e çarptığı ve olay yerinden kaçtığı belirtildi. Kaza tespit tutanağı ile 6 Mart 2026 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın kazada tamamen kusurlu, maktulün ise kusursuz olduğu tespit edildi. İddianamede sanığın savunmasına da yer verildi. Sanık, maktulün bir anda önüne çıktığını, bu nedenle göremediğini ve frene basamadığını, panikleyerek olay yerinden kaçtığını, daha sonra polis merkezine giderek kazayı kendisinin yaptığını söylediğini ancak suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği yer aldı. Sanık hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istendi.

SANIK HAKİM KARŞISINDA
İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Azad Baran Hışım ve müştekiler Gökhan Hasan Şengel, Özlem Çapan Özeren ile taraf avukatları katıldı. Anne Özeren, duruşma salonuna girdikten kısa süre sonra göz yaşlarına hakim olamadı.

HAVA KARANLIKTI YAYA GEÇİDİNİ FARK ETMEDİM
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Azad Baran Hışım, "Olay günü iftar saatinden sonra arkadaşlarımla birlikte kahve içmek için Bağdat Caddesine doğru yola çıktık. Kurallara göre ilerliyordum. 50-60 km hızla ilerlerken bir anda şahıs koşarak önüme çıktı. Sağ ön çamurluğun sesiyle fark ettim. Olay Bağdat Caddesi'nde gerçekleşti. Hava karanlıktı yaya geçidini fark etmedim. Olay esnasında alkollü değildim. Olaydan sonra ben aracımı az ileride durdurdum. Arkadaşlarımla birlikte indik, olay yerine gitmek istedim ancak arkadaşlarım müdahale etti. Olay yerinde hoş olmayan şeyler olabileceğini söylediler. Onlar yardıma gitti bende oradaki kalabalığı görünce korku ve panikle olay yerinden uzaklaştım. Durumun kritik olduğunu öğrenince bizzat kendim karakola gidip teslim oldum. Tutuksuz yargılanmak istiyorum. Beraatimi mahkeme aksi kanaatteyse hakkımda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" dedi.

BU DOSYA SADECE KAZA DEĞİL, İNSAN HAYATINA VERİLEN DEĞER
Berkay Şengel'in annesi müşteki Özlem Çapan Özeren, "Bugün burada trafik kurallarına uyan müteveffanın yaya geçidinde ölüme neden olması nedeniyle bulunuyoruz. Karşı taraf tarafından trafik işaretleri kanununa uymadan hızlı şekilde gelerek 22 metre olay yerinden savrulmasına neden olacak şekilde olayı gerçekleştirmiştir. Kaza sonrasında Berkay'ı ağır şekilde yaralamış vaziyette gördüm. Çarpan kişi böyle ölümcül bir darbeden sonra olay yerinden kaçmıştır. Bu kaçış olayın kazayla açıklanmayacağı ortadadır. Eğer bir yaya geçidinde diğer araçların durduğu ortamda bir araç bir kişinin ölümüne sebep oluyorsa bu durum hepimiz için tehlike arz etmektedir. Bu dosyada tartışılan sadece kaza değil insan hayatına verilen değerdir. Çünkü yaya geçidine yaklaşırken hızı azaltmak zorunludur. Bu olay basit bir dikkatsizlik olarak değerlendirilemez oğlum korunması gerekirken korunmamıştır" ifadelerini kullandı.
SAVCI: BİLİNÇLİ TAKSİR VAR
Duruşma savcısı mütalaasında, sanığın kullandığı araçla, Bağdat Caddesi Caddebostan Caddesi'nde seyir halindeyken yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmekte olan maktule çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, sanığın kazadan sonra olay yerini terk ettiği, eyleminin bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturduğu vurgulandı. Mütalaada, sanığın kazada karayolu trafik kanununca kural ihlali yaptığı, maktulün kusursuz olduğu, sanığın kusurlu olduğu ifade edilerek, toplanan delillerin kapsamında sanığın üzerine atılı "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçunu işlediğinin sabit olduğu belirtildi. Sanık Azad Baran Hışım'ın, "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Mütalaaya karşı savunması sorulan sanık Hışım, tahliyesini talep etti. Müşteki avukatları ise mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talep ederken, sanık avukatı ise mütalaaya katılmadıklarını ve müvekkilinin tahliyesine karar verilmesini istedi.
İLK CELSEDE TAHLİYE
Hakim, sanık Azad Baran Hışım'ın tutuklulukta geçirdiği süre, delillerin toplanmış oluşu, suçun vasıf ve mahiyetini göz önüne alarak yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesine karar verdi. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için 16 Nisan'a ertelendi.