Üstüvanecilik ilk kez 1900'lerin başlarında Amerika Birleşik Devletleri'nin New York eyaletinde Coney Island eğlence parkında 'Ölüm Duvarı' isimli bir gösteri ile seyirci karşısına çıktı. Motosiklet cambazları, adeta bir çukuru andıran 6 metre yüksekliğindeki üstüvane içerisinde yer çekimine meydan okuyarak akrobatik hareketlerle seyircilerin yüreklerini hoplatıyordu. Bu göz alıcı gösterinin Türkiye'ye gelişi ise panayırların damga vurduğu 1960'lı yıllar oldu. İlk kez Ankaralı Celasun Kardeşler'in imza attığı Üstüvane gösterileri kısa sürede tüm yurtta büyük bir üne kavuştu. O yıllarda kurulan her panayırda üstüvane gösterileri yapılmaya başlandı.
Üstüvane, son ustasını kazandığında takvim yaprakları 1963'ü gösteriyordu. Samsun'da babasının motosikleti ile panayıra yolcu taşıyan 15 yaşındaki Bekir Akça, dönemin sayılı üstüvanecilerinden Ali Ertan'ın dikkatini çekmişti. Ali Ertan, direksiyon hakimiyetinden etkilendiği genç delikanlıyı üstüvaneci olarak yetiştirdi.

İki teker üzerinde panayır panayır, şehir şehir gezen Bekir Akça 1971'de dünyaevine girdi, bir sene sonra da oğlu Tahir'i kucağına aldı. Aynı sene ustası Ali Ertan ise emekliye ayrıldı. Kendisi gibi minik oğlu da üstüvaneci olmak isteyen Akça, hem seyircileri büyülüyor hem de oğlu Tahir'i yetiştiriyordu. Baba ve oğul ilk ciddi gösterilerini yaptıklarında yıl 1987'ydi. "Efsane Baba-Oğul" olarak anılmaya başlayan Akça'lar, Samsun'un plakasından da esinlenerek sahne isimlerini "Efsane 55" yaptılar.
İsimleri gibi kendi özgün şovlarını da yaratan Efsane 55, meraklı gözlerle kendilerini izleyen seyircileri büyülemek için 6 metre yükseklikteki üstüvanenin tepe noktasında teğer turları atar, gerilimi artırmak için de gözlerini Türk Bayrağı ile kapatıp elleriyle tuttukları direksiyonu da özgür bırakırlardı.
Yıllarını milyonları büyüleyerek geçiren Efsane 55, yavaş yavaş kaybolan panayırlarla birlikte tarihe karıştılar. Son üstüvaneci Bekir Akça, 65 yaşında son gösterisini yaptığında takvim yaprakları 2014'ü gösteriyordu. Akça'nın emekliye ayrılışıyla birlikte Türkiye'de bir gelenek daha güzel bir anı olarak tarih sayfalarında yerini aldı. Bugünlerde Bafra'daki mütevazı dükkanında motosiklet tamirciliği yapan 73 yaşındaki Bekir Akça, geriye baktığında gördüğü ışıltılı mazisini SABAH'a anlattı...

BABAMDAN MOTOSİKLET KAÇIRIRDIM
"Samsun Bafra'da motosiklet taşımacılığı çok meşhurdu, babam da bu işi yapardı. Ben de 10 yaşıma geldiğimde ara ara babamın motosikletini kaçırır sürerdim. Arıza yaptığında gizlice kendi başıma tamir ederdim. Motor sevdam böyle başladı. Motosiklet kullanmayı öğrenince de yolcu taşımacılığına başladım. Bafra'daki panayıra yolcu taşıyordum. Bir gün panayırdaki üstüvaneci Ali Ertan benim motosiklet sürüşümü görmüş, çok beğenmiş. Beni yanına çağırdı, üstücaneci yapmak istedi. Ben de kabul ettim."
1 SAATTE ÜSTÜVANECİ OLDUM
"Ali Ertan Bafra'daki panayır bitince beni Erzincan'a çağırdı. O sırada da babamla tartışmıştık, bana tokat atmıştı. Ben de o sinirle Ali Ertan'ın davetini kabul edip Erzincan'a gitmiştim. O gece gösteri öncesi Ali ustam beni çağırdı. 1 saat boyunca bana ders verdi. 1 saatte üstüvaneci oldum."

OĞLUMLA EFSANELEŞTİK
"Oğlum da benim gibi üstüvaneci olmak isteyince 10 yaşında onun eğitimine başladım. Ne biliyorsam öğrendim. 16 yaşında ilk gösterimizi yaptık. Baba-oğul şehir şehir panayır panayır gezdik. Efsane 55 de böyle doğdu. İnsanlar 'Efsane Baba-Oğul' demeye başladılar. Biz de Samsun'un plakasını ekleyip Efsane 55 ismini aldık, oğlumla efsaneleştik."

ANNEM DE EŞİM DE BENİ HİÇ İZLEMEDİ
"50 sene yaptım bu işi. 1964'te başladım, 2014'te bıraktım. Bu işe başladığımda başta ailemin haberi yoktu, 2 sene sakladım. Annem beni hiç izlemedi, rahmetli babam bir kere izlemiş o da bana görünmeden izlemiş gitmiş. Bu mesleği yapmamı hiç istemiyorlardı. 1971 yılında evlendim, hanımım da 1 kere bile izlememiştir beni, korkarım derdi izlemezdi beni."

YEŞİL GÖZÜN NAZARI
"6 metre yüksekliğinde, 15 metre genişliğindeki bu fıçının içinde 150 kilometre hızla dönen Bekir Akça hayatında 1 kere sahne kazası geçirdiğini belirterek, "Bir gösterimde yeşil gözlü bir hanım vardı seyirciler arasında göz göze geldik. İşte o an nazar değdi. 'Düşeceksin Bekir' dedim, o anda da düştüm."

JÜBİLEMİ 80'İMDE YAPMAK İSTERDİM
"Ben 1 saatte üstüvaneci oldum, 50 yıl sürdü. 65 yaşımda bile 6 metre dik duvarda yer çekimine meydan okuyordum. Jübilemi 80'imde yapmak isterdim ama şartlar el vermedi. Panayır kültürüyle birlikte üstüvanecilik de yok oldu. Ben de 2014'te son gösterimi yapıp emekliye ayrıldım. Arkama baktığımda çok güzel bir mazi görüyorum, çok güzel anılar görüyorum."