Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Geçen gün Avrupa Birliği gene bir "Türkiye raporu" yayınlamış, 'de kimsenin haberi yok.
Kimsenin umurunda olmadığı gibi, gazetelerin dış haberler servisleri de iplemediler.
Eskiden bu tür haberlerin üstüne balıklama atlarlardı: Hani o iyice kabak tadı veren ve kimselerin okumadığı ağızlar, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 569 sayılı kararı uyarınca İsrail işgali altında bulunan Filistin toprakları..." falan filan.
Dışişleri Bakanlığı'nın bile umurunda olmaz. Pek pek, "hariciye sınavına" girmeye hazırlanan çocuklar ilgilenirler, "yazılıda bunun tercümesini isterlerse..."
"Kamuoyunun heyecanı söndü" diyorlar yorumcular.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

O heyecan çoktan sönmüştü...
Çünkü Türkiye, ağzıyla kuş tutsa Avrupa Birliği'ne giremeyeceğini -nihayet!- anladı.
Avrupalılar da bizim anladığımızı anladılar.
Bu hayal, şimdi ancak 'nin "çıtkırıldım gettosuna" sığınmış bir avuç eski Marksist yeni liberal hocanın zihninde sürüyor...

***

Türkiye Avrupa Birliği'ne girmek istedi ama bunu esas olarak "vizesiz seyahat" umuduyla istedi.
Burjuva rahatça gidip kumarını oynayacak, zamparalığını edecek ve alışverişini yapıp gelecekti... Köylü de gidip orada iş tutacak ve yerleşecek, ailesini de "aldıracaktı"...
Bir de "para gelecek" diye tabii.
Türkiye Avrupa Birliği'ne girmek istedi ama "kendi kurallarıyla".
Yani "ilkeler" değil "pratik faydalar" önemliydi.
Çok verilmiş bir örnekle, briç kulübünde pişbirik oynamak gibi...
Hakimiyet kayıtsız şartsız değil, artık kayıtlı şartlı milletin olacaktı ama Türkiye bunu hiç umursamıyor, görmemeye çalışıyordu.
Bunu Atatürkçülük'le "bağdaştırabileceğini" sananlar bile vardı.
Türkiye taa 1963'te Ortak Pazar'a aday oldu ama elli yedi senedir girmemek için de ne mümkünse yaptı!
Demokrasi diye diye dört darbe daha oldu burada, bir de girişim.
Bilgi Üniversitesi mollaları da ne Gezi ayaklanmasına karşı çıktılar ne 15 Temmuz katliamına.
Hele bir "Tayyip" devrilsin, Avrupa tipi demokrasi sonra da kurulurdu canım(!)
Çoğu, "küçülürsek" daha rahat gireriz sandı ve Kürt milliyetçilerini var gücüyle desteklemeye koyuldu.
Çoğu Amerika'ya ve Avrupa'ya domaldı.
Ajanların elinde maymun oldular.

***

Ne biz girebiliriz ne onlar bizi alırlar.
Biz Avrupalı değiliz ve olamayız.
Biz aslında Avrupa'nın "antiteziyiz"...
Öyle olmasaydı iktidara gelip on sekiz sene de kalamazdı (daha da kalacak.)
Ak Parti iktidarı aslında hem yerli bürokrasiye hem Avrupa'ya "girmiyorum işte" tavrıdır.
Ama karşılıklı oynanan komedya daha da sürecektir. Onlar aldık alıyoruz diye bizi oyalayacaklar, biz de girdik giriyoruz diye onları ve kendimizi.
Siz görüntüye değil işin "temeline" bakınız.
Aydınların kafası basmıyor ama halk seziyor.
Bize yapılan namussuzlukların, atılan kazıkların da hepimiz farkındayız artık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA