Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bu günlerde kimi arasam, kiminle karşılaşsam, iki çift laf etmeye kalksam söz dönüp dolaşıp yeni ekonomi yönetimine geliyor. Biliyorsunuz, bir süre önce göreve gelen Başkanı Naci Ağbal ile Lütfi Elvan iş dünyasıyla, bankacılarla, sektör temsilcileriyle toplantılar yapıyor. Ekonomi ve hukuk reformları temelli bu toplantılara Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de katılıyor.
Edindiğim izlenime göre, iş dünyası da bankacılar da bu toplantılardan çok memnun... Kısaca yeni dönemi şöyle özetliyorlar: Ulaşılabilirlik, öngörülebilirlik ve güçlü iletişim...

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz


Bu üç kelimeyle neyi kastettiklerini anlatayım...
Hatırlarsınız, 6 Kasım'da Merkez Bankası Başkanlığı koltuğuna Naci Ağbal oturdu. Ağbal'ın ilk işi bankacılarla bir araya gelmek oldu. Arkasından banka genel müdürleriyle tek tek görüşmeler yaparak, her birine ikişer saat ayırdığını öğrendim. O görüşmelerde öngörülebilir ve şeffaf bir politika uygulanacağı garantisi verdiğini, arkasından TÜSİAD ve TOBB ile bakanların buluşmalarına katılıp saatlerce iş dünyasının taleplerini tek tek not aldığını da biliyorum.
Keza, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'ın da...
Elvan'ın şahsi cep telefonunu iş dünyasıyla paylaştığını, kendisine gelen mesajları akşamları incelediğini, sabah da o mesajlara geri döndüğünü bizzat yaşayanlardan dinledim. Hatta "Sabah 07:30'da bakan beyin telefonuyla uyandım" diyen işadamına da şahit oldum.
Belki bilmeyenleriniz vardır. Malum, kendisi iyi bir planlamacıdır. Kariyerinin büyük bölümü, ülkenin milli eğitimden savunmaya, ulaştırmadan ekonomi politikalarına kadar her alanda sağlam planlarla kalkınmasına öncülük eden Devlet Planlama Teşkilatı'nda geçti. Bürokratik, ekonomik, kalkınma hafızası olan bir teşkilattan geldiği için de bugün üzerinde kafa yorulan 'acil reform' gerektiren alanlarla ilgili bilgi sahibidir.
Tabii, şunun altını da çizmekte yarar var. Aslında Ağbal ve Elvan'ın uyguladığı iletişim stratejisi bizzat da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için yeni bir model değil...
Erdoğan'ın 2003'ten bu yana partisini her seçimde ilk sıraya yerleştirmesi bu stratejiyle oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim tekniklerini iyi kullanan, mutlaka konuştuğu kişinin ismini öğrenip ona göre hitap eden, 'dokunarak iletişim'i ustalıkla uygulayan, müthiş bir hafızaya sahip olan, hitabet yeteneğiyle kitleleri etkileyebilen, karşısındakini iyi dinleyen, anlatılan işi alt kadrolara delege eden ama takibini de ihmal etmeyen bir lider...
Sanırım, Türk siyasi tarihinde benzer özellikler bir de rahmetli Süleyman Demirel'de vardı.
Lafı uzatmayayım...
Belli ki, ekonomi yönetiminin iletişim stratejisi iş dünyasında da bankacılarda da tuttu. Sorunlara çözümler üretilmeye başlandıkça iş dünyasının güveni daha da artacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA