Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'un yüzde 10'luk hissesinin Katar'ın Yatırım Otoritesi'ne (QIA) satışı kıyameti kopardı. Tabii, kıyameti koparanlar bilindik isimler… Yabancı başkentlere şirinlik yapıp, Türkiye'yi kötüleyen hatta daha da ileri giderek bir başka ülkeden demokrasi, özgürlük dilenen CHP'yi mi ararsınız… Yoksa köşesinden bilgisi olmadan her konuda fikir sahibi olup ahkam kesen, seyirciye hakaret yağdıran, ağzı bozuk Fatih Altaylı'yı mı… Ben içlerinden en çok DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın laflarına güldüm. Yahu, 2013'te Nasdaq, Borsa İstanbul'dan hisse alırken siz neredeydiniz? O zaman Başbakan Yardımcısı değil miydiniz? 2013'te kendi tapulu mülkünüzü mü ABD'lilere veriyordunuz? Niye kamuoyuna o dönemde açıklayıcı bilgiler vermediniz? İlla yaptığınız 'gizli' anlaşmanın 'mahiyetini' (!) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında mı öğrenmemiz gerekiyordu?
Neyse uzatmayayım…
İtiraz edenler hani diyorlardı ya 'Şeffaf değil, kaça sattınız.'
Önceki gün o da açıklandı.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Türkiye Varlık Fonu'nun açıklamasına göre, yüzde 10'luk ortaklığın bedeli olan 200 milyon dolar kasaya girmiş. Borsa İstanbul'un satış fiyatı 13'ün üzerinde bir faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) çarpanıyla yapılmış. Bu hesaba göre, şirketin piyasa değeri de 2 milyar dolar ediyor.
Peki bu şeffaflık karşısında ellerindeki argümanların hepsi tükenen bu arkadaşların yüzü kızarır mı?
Hiç sanmam…
Ama ben yazacağım konuya geleyim…
Belki bunu öğrenince Türkiye Varlık Fonu ve Borsa İstanbul yönetimine teşekkür ederler…
Aralık 2015'te Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'na (EBRD) satış sürecini hatırlayanlarınız vardır. O zaman da Borsa İstanbul'un yüzde 10'luk hissesi için anlaşma yapıldı. O hisseler ne kadara satıldı biliyor musunuz?
122.5 milyon dolara… Bugün aynı orandaki hisseler Katar Yatırım Otoritesi'ne 200 milyon dolara satıldı. Yani 80 milyon dolara yakın daha fazla para kazanılmış olduk.
Bence işin belli bir kesimde bu kadar gürültü koparmasının altında parası, işlemin şeffaflığı falan yok… Artık düpedüz ideolojik hastalık halini almış Türkiye'nin Müslüman ülkelerle yakınlaşmasına duyulan hınç var.
Başka türlüsü aklıma gelmiyor…
Zira saydıkları gerekçelerle itiraz ediyor olsalardı, ABD ve AB'ye hisseler satılırken de bu kadar yırtınırlardı!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA