Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Muhalefet bu seçimlerde düşük profilli bir kampanya sergileyeceğini başından beri belli ediyordu. Zaten yapılan miting sayısına falan bakacak olursanız ne kadar az görünürsek o kadar iyidir mantığıyla hareket ettiklerini de anlarsınız. 'ın beyanat vermesi yasaklanmış durumda. İmamoğlu çarşı pazar gezmeye devam ediyor. meydanlar yerine salon toplantılarını tercih ediyor. Muhalefet sonunda kendi kalibresini anlamış gibi. Konuştuklarında hata yaptıklarını gördüler.
Rasyonel mantık bunu gösteriyor. Ancak insan böyle bir makine değil işte. Bir yerlerden duygusal patlamalar çıkıveriyor. Her şeyi gizlese nefretini gizleyemiyor. Çünkü bu bir zihniyet sorunu. Temeli tarihte atılmış ve bugün de aslında canlı olan bir zihniyet. Sadece kendini gizlemeye çalışıyor. Onu da çok beceremiyor.
Taksim'de ezanın ıslıklanması da buna benzer bir durum. Maalesef bu ülkede bir grup insan var ve bunlar ezanla bir türlü barışmadı. Bu ülkede gerçek ezanı on yıllarca yasaklamış olan zihniyet hâlâ aynı yerde olduğu gibi duruyor.
Biz gündelik siyasetin içerisindeki tartışmalara odaklandığımızda bu nefretin sadece Erdoğan'a yönelik bir nefret olduğunu düşünme eğilimine düşüyoruz. Halbuki durum bundan ibaret değil. Erdoğan'ı sadece belli değerleri temsil ettiği için hedefe koyuyorlar. Kurmak istedikleri düzenin önünde bir engel olarak gördükleri için bunca hakareti yağdırıyorlar. Önce Erdoğan devrilecek sonra gerisine bakacaklar. Kendi aralarında da anlaşamadıkları tonlarca mevzu olabilir ancak her türlü hedefe ulaşmanın ilk engeli olarak gördükleri için Erdoğan'a yükleniyorlar.
Halbuki asıl mesele başka. Kendi haline bıraksanız kimi Türkçe ezan ister kimi ezanı tamamen kaldırmanın peşine düşer. Sadece ezan da değil. Bu milletin ne kadar değeri varsa hepsini kafalarına göre değiştirmenin ve kaldırmanın çabasını daha önce gösterdiler ve ilk fırsatta göstereceklerinden benim zerre kadar şüphem yok.
Şimdi birileri çıkmış temizlik yapıyor. Ama ben muhalefet partilerinden yapılmış doğru düzgün bir açıklama duymadım. Aksine etrafa saçılan yeni nefret sözlerine şahit oldum. Bunlardan birisi ezandan bahsederken "böğürmeler neden protesto edilemezmiş" diye çıkışıyor.
Şimdi biz buradaki hassasiyetlerimizi dile getirdiğimizde bize kimse "aman dikkatli olalım" falan demesin. Yok öyle iş. Birileri her türlü hakareti edecek bu ülkenin çoğunluğu her şeyi sineye çekecek. Hayır tabii ki asla bu aşağılık dili ve provokatif söylemi kullanmayacağız. Hayır tabii ki benzer davranışlara girmeyeceğiz. Ancak önce kimin ne yaptığını tespit edeceğiz. Birilerinin çoğunluğun dinine küfretme heveslisi olduğunu göreceğiz. Sonra da bunlara demokratik kurallar çerçevesinde sandıkta verilecek cevabı vereceğiz.
Bu ülkede hâlâ ezan karşıtı tiplerin olduğunu bileceğiz. Bunlara karşı uyanık olacağız. Ve her zaman olduğu gibi tavrımızı ortaya koyacağız. Ülkede yeni yeni elde edilmiş din ve vicdan özgürlüğünü bunların insafına bırakmayacağız. Ezana da bayrağa da memlekete de sahip çıkacağız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA