Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Öncelikle kimdir sorusuna cevap bulmak lazım.
Müslüman, Allah'a, O'nun peygamberine, O'nun indirdiği Kur'an'a, ahiret gününe, hesaba, mahşere, cennete, cehenneme, kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allah olduğuna, kendisinin de iyi veya kötüyü tercih edip eylemlerinden sorgulanacağına iman eden kişidir.
Müslüman namaza, oruca, her türlü helal ve harama iman eden ve amele gayret eden kişidir.
Kur'an; 'Müminler felah buldu' der. (Müminun, 1)
Felahı, kurtuluş ve esenliği 40 yerde kullanır Yüce Rabbimiz.
Müminun Suresi şöyle devam eder;
Müminler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.
Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.
Onlar ki zekatı öderler.
Onlar ki, ırzlarını korurlar... (Müminun, 1-5)
Yine onlar ki emanetlerine ve verdikleri sözlerine riayet ederler.
Onlar ki namazlarını kılmaya devam ederler. (Müminun, 8-9)
Bu ayetler müminlerin sadece birkaç özelliğini anlatır. Kur'an'a bakınız! Müminlerin vasıflarını anlatan yüzlerce ayet bulursunuz.

Gerçek Müslüman Kimdir?
Sayılan bütün bu özellikleri kendinde barındıran, içi ve dışı aynı olan, içinden pazarlıklı olmayan, hakikate teslim olup iman eden kişidir gerçek Müslüman.
O Allah'a inanır. Peygamberine bağlıdır. O'na teslim olmuştur. Allah'ın peygamberine babasından öte teslim olandır. Namaz kılar. Oruç tutar. İçki, kumar, hırsızlık, rüşvet, kul hakkı, zulüm, iftira, dedikodu, yalan, dolan, sahtekarlık, gösteriş, riya, kibir, küfür, azgınlık, ahlaksızlık, münafıklık ve içten pazarlıktan uzak olandır. Laf olsun diye Müslüman görünmez. Samimidir. Menfaatiyle dini arasında bir bağ yoktur. Gerektiğinde bıyık altından sırıtarak Allah'ın kitabından menfaatine göre ayet paylaşmaz. Söylediği her ayete ölesiye teslim olur. Dine karşı, kaçak bir din peydahlamak içinde olmaz. İhlaslıdır. Kendini kullandırmaz. Çetin bir ahiret günü hesabı içindedir. Dostunda hata olsa örtmez. Kör, sağır ve dilsiz değildir. Dinini; kininin üzerinde tutar. İmanı ve ameli arasında dolaşır, tümünü imanına adar. Üç günün kazancını değil, ahiretin hesabını bilir. Dine ihanetin ve samimiyetsizliğin olduğunu gördüğü yeri saniye içinde terk eder. Yalan söylemez, yalan şahitlik yapmaz. Kul hakkı yemez. Yetime el atar. Haramdan nefret eder.

Peki Sahte Müslüman Kimdir?
Allah'a teslim olmaz. Müslümanım demekten de geri kalmaz. Hz. Muhammed (s.a.v.)'i kendine önder ve rehber edinmez. Ama 'Ben de elhamdülillah Müslümanım' der.
Bunu cehaletinden değil, içten hesaplılığından yapar. Cahilin mazereti olur ahirette. Hainin mazereti olmaz. Allah'ın kitabından bazı ayetleri yazar, çizer, okur ama o ayetlerden hiçbirine yürekten inanmaz. Menfaatine denk geldiğine inandığı ayetlerle dosttur. Menfaatine uygun olmayan bütün kitapla düşmandır.
Namazla, oruçla, zekatla, haccla, camiyle işi yoktur. Cennete Allah'ın koyduğunu koymaz, kendi hesabına geleni koyar. Allah'a din öğretme cehaletinde bulunur. Cehennem ise; kendisi gibi olmayan herkesi koyar. Esasında cennete de cehenneme de Allah'ın bilgi verdiği gibi inanmaz. İşine ve menfaatine uygun gördüğü gibi inanır, iman eder. Veya öyle görünür. Samimi değildir. İmanında da, küfründe de sahtekardır.
Müzebzeb'dir. Yani; şura ile bura arasında gezinir durur. Kıblesi menfaatidir. İmanı egosudur. Dostu veya yandaşı olduğu şeye her şeyini teslim eder. Satar. Yalan söyler. Dostuna veya kendine menfaat sağlayana, ihtiyaç duyduğu kadar yandaştır. Sırdaştır. Fikirdaştır. Karakterindeki -nifakdolayısıyla dostunu da satar.
Camiyle işi olmaz. Girerse de 'orada bir çirkinlik bulayım da, bulaştırayım' diye girer. Orada manevi bir haz almak yerine yerdeki bir çöpe, veya ölmüş bir sineğe gözü takılır. Kaldırıp atmak yerine, telefonuna kaydeder ve üzerine bir de çirkin bir video ekler. Dine küfrettirir. Müslüman'a düşmandır. Kahredici bir haset ve çekememezlik içindedir.
Allah'ı hatırlatan her sesten, duyulan her ezandan Allah'a çağıran her sözden, hesabı hatırlatan her kabristandan, Kuran'ın dediği gibi 'Aslan görmüş yaban eşeği gibi ürperir.' (Müddessir, 50-51)
Velhasıl Allah bir göğüste iki kalp oluşturmaz. (Ahzab,4). Bu tür insanlar artık bir karar vermelidir. Ya münafıklığa devam edecek. Veya samimiyet, ihlas, salim bir kalp ile Allah'a ve dediklerine, peygamberine ve talimatlarına uyacak. Böyle kişilerin; samimiyet, iman, teslimiyet ve ihlasa dönmesini isterim. Zira dünya şöyle veya böyle günün birinde bitecek. Ebedi bir alem açılacak. Ya cennet veya cehennem. İkisinden birine mutlaka girecek. Gireceğiz. Arasat'ta kalmaya devam eden yoktur. Birinden birine geçecek. Zira kul hakları görüldükten sonra karar verilecek.
Aslında özelliklerini saydığım bu tür insanlar ne olup olmadıklarını benden ve sizden daha iyi biliyorlardır.
Belki kendilerine konduramıyorlardır. Kendilerini kandırmaktan vazgeçmeleri onların menfaatinedir.
Rabbim tümümüzü samimi iman ehli eylesin. Bizi münafıklar zümresine sokmasın. Allah'a, kitabına ve peygamberine tam bir teslimiyetle bağlasın. Müminleri ve peygamberine tam bir teslimiyetle bağlasın. Müminleri sevenlerden, münafıklardan uzak olanlardan eylesin. Bizi çekemeyenlerin ve hazımsızların şerrinden, hasedinden korusun. İbadetlerimizi kabul eylesin. Kalbimizi temizlesin. Elimiz, dilimiz ve kalbimizden şerri kaldırsın. Şer ehlinin el, dil ve kalbinden bizlere zarar vermelerine müsaade etmesin. Samimi müminlere kötülük yapmak isteyenleri de ya ıslah veya ıslah olmayacaklarsa kendileriyle meşgul eylesin. Amin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN