Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Sakal bırakılması, bıyıkların kısaltılması (dudağı geçmeyecek tarzda) tırnakların kesilmesi, ağzın temiz tutulması, vücuttaki kirliliklerin giderilmesi, fazla tüylerin alınması sünnet olarak görülmüştür.
Sünnet niyetiyle bırakılmış olan sakalın sonradan kesilmesi hoş kabul edilmemiş, mekruh sayılmıştır. Bu değerlendirme Hanefilere göredir. Malikiler ve Hanbeliler bu hususta daha hassastırlar.
Burada niyet elbette önemlidir. Sünnet olan sakal ise genellikle avucun içine sığacak yoğunlukta olmalıdır. Dilerim ki Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)'in bu sünneti gibi her sünnetine, ahlakına, edebine, hoşgörüsüne, toleransına, kaynaştırıcı duruşuna da uymaya gayret ederiz. Yoksa sünnet niyetiyle sakalımız olur ama edebimiz, ahlakımız, sözümüz, özümüz, ticaretimiz, insani ilişkilerimiz bu görüntünün gerektirdiği hale gelmemişse bu durumda görüntünün ne faydası olacak?
Evdeki karıncaları öldürmek, yakmak haram mı?
Hiçbir hayvanı yakıp öldüremezsiniz. Ancak evde oluşan ve hiçbir surette kurtulamadığınız karıncaların çıktığı yerleri kapatabilir ve uzaklaştırıcı ilaçlar kullanabilirsiniz. Karıncaları süpürebilirsiniz. Yemeğe girecek kadar çoğalmış veya ısıran türleri evinize doluşmuşsa bu durumda öldürebilirsiniz. Elbette yakmadan. Sahrada, bahçede, ev dışında olanları ise öldüremezsiniz. Mecbur kalmadıkça.
Odaya girenin önünde ayağa kalkmak caiz mi?
Nevevi bu hususta şöyle der; Faziletli, saygın halkın arasında itibarlı, hak ve hukuku olan kişilerin önünde saygı gereği ayağa kalkılabilir. (Prof. Vehbe Zühayli, Fetava muasıra, s:313)
Bir gün, Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) otururken Hz. Ali içeri girdi. O anda kimse Hz. Ali'ye kalkıp da yer vermedi. Hz. ise, sıkışıp Hz. Ali'ye yer açtı. Manzaraya şahit olan Efendimiz (s.a.v.); Hz. Ebu Bekir'in yaptığı bu zarif tavrı karşılıksız bırakmadı ve şöyle buyurdu: " sahibinin kıymetini, Fazilet sahipleri bilir."
Peygamberimiz (s.a.v.)'in önünde ayağa kalkan bazılarına zaman zaman müdahale etmesi, toplumda kibir ve haset duygularını kontrol altına almak içindir.
Hapşırıp 'El-Hamdulillah' demeyen kimseye 'Yerhamükellah' dememiz gerekir mi?
Hapşırıp da "El-Hamdulillah" "Allah'a hamd olsun" demeyen kişiye "Yerhamükellah" "Allah sana sağlık ve esenlik versin" demek zorunda değilsiniz. Zira bu cümle, hamd edene verilecek bir cevaptır. Hz. Peygamber (s.a.v.), "Hapşırdığında hamd etmeyene cevap vermeyin" buyurmuştur.
Peygamberimiz (s.a.v.)'i rüyada görmek ne anlama gelir?
Hz. Peygamber (s.a.v.)'i rüyada görmek elbette güzel bir mesajdır. Manevi bir moral bulmaya vesiledir. Kişi bunu bir muştu olarak kabul etmeli ve ibadetine, ahlak ve ameline daha da dikkat etmelidir. Bir hadiste, "Beni rüyada gören doğru görmüştür. Zira şeytan rüyada benim adıma vesvese veremez." buyurmuştur.
Rüyada Peygamberimiz (s.a.v.)'in üzüntülü hali, vücudundaki bir eksiklik gibi haller İslam alimlerince rüyayı gören kişinin eksikliğine yorumlanmıştır. Böyle bir rüya gören kişi kendini tartmalı ve eksiklerini -varsa- giderip tevbe etmelidir.
Ezan okunurken bitmesini beklemeden namaz kılmak caiz midir?
Ezanın bitmesini beklemek daha doğru olur. Zira müezzinin okuduğu cümleleri tekrar etmek sünnettir. Ancak kişinin acil bir durum varsa bu durumda vaktin girmesiyle, ezan okunurken veya ezan okunmadan da (vaktin girmesi şartıyla) namazı kılabilir.
Kadının kurbanı kendi eliyle kesmesi sakıncalı mıdır?
Dinen caiz olsa da (İbn Mace, Zebaih, 8) erkeklerin bunu yapması daha isabetli olur. Esasen Hz. Peygamber (s.a.v.) buna müsaade etmiştir. Bu nedenle de alimlerin çoğu sakınca yok demişler. Maliki ve Şafiilere göre ise bunu kadının yapması mekruhtur. Zira kadın rahmet, merhamet ve annelik duygularından dolayı böyle bir işle muhatap edilmemelidir. Netice itibariyle kadının kestiği kurbanın eti yenir.
Fitil kullanıyorum. Bundan ötürü gusül yapmam gerekir mi?
Fitil kullandıktan sonra gusül- boy abdesti-almanız gerekmez. Ancak, fitil kullanırken abdestli olursanız abdestiniz bozulur. Namaz kılmak için yeniden abdest almanız gerekir.
Babam benim üniversite bitirmem halinde kurban -adak- adadı. Ancak o benim mezun olduğumu görmedi. Vefat etti. Adağı borç mu?
Babanız adağını sizin okulu bitirmeniz şartına bağlamış. Ve sizin bitirdiğinizi görmeden vefat etmiş. Bu durumda adağı üzerinden düşer. Ancak size tavsiyemiz; şart olmasa da, babanızın adına bir kurban kesmenizdir. Bu kurbandan da yiyebilirsiniz. Zira adak hükmünde değildir, sadaka hükmündedir.
Borçlanmalarda enflasyon farkı istenebilir mi?
Borçlanmalarda değer kaybına uğramayan bir meta (altın mesela) esas alarak borçlanmak daha iyi olur. Mesela; Cumhuriyet altını (miktarı belli) alınır ve karşılığında mesela 5 ay sonra aynı miktarda altın alınabilir.
sonucu olarak oluşan para kayıplarında ise İmam Ebu Yusuf kişinin bunu isteyebileceğini söylemişse de, diğer alimler bunu uygun görmemişlerdir. Belki çok büyük para kayıplarında bu kayıpları karşılayabilen bir metaın (mesela altın) borçlanırken ki durumu hesap edilir ve ödemenin de bu açığı kapatması istenebilir.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN