Türkiye'nin en iyi haber sitesi
KEREM ALKİN

DKP vazgeçilmezdir

Önceki yazılarımı okuyanlar hatırlayacaktır; iktisat öğretisinin, literatürünün ekonomi politikaları tanımı para ve maliye politikası ile sınırlı değildir; hükümetlerin direkt kontrol politikaları (DKP) bunun bir parçasıdır. Para ve maliye politikası alanında atılacak adımları etkili ve sınırlı kullanmak adına, piyasalar üzerindeki etkinliğini zedelememek adına, verimli kullanmak adına, direkt kontrol politikalarına başvurulur. Direkt kontrol politikaları 'fiyat istikrarı' (buna döviz kurları da dahildir) amaçlı 'fiyat kontrol politikaları' tedbirleri olabileceği gibi, 'dış ticaret kontrol politikaları' tedbirleriyle ithalatı kontrol ve regüle etmeye yönelik de olabilir. Sürekli olarak para ve maliye politikası tedbirleriyle ekonomiye müdahale edilmesi, araçların kredibilitesini de zedeler. Bu nedenle, direkt kontrol politikaları elzemdir. Bununla birlikte, kalıcı da değildir ve konjonktüre ve elde edilmesi istenen sonuca bağlı olarak değiştirilebilir veya sonlandırılabilir.
'Tanzim satış ağı' uygulaması olsun, ekonomi yönetimi para ve maliye politikası tedbirlerini desteklemeye yönelik pek çok direkt kontrol politikası uygulayabilir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) aldığı döviz işlemlerine dair son kararı da, direkt kontrol politikasıdır. Direkt kontrol politikaları, esasen şirketlere, tüzel kişiliklere yönelik olmaktan çok, esasen vatandaşın tüketim eğilimlerine, alışkanlıklarına, elindeki parayı değerlendirme tercihlerine yönelik tedbirlerdir. Vatandaşı ülkesinin ulusal para birimine yönlendirmeye, özendirmeye yönelik, gerektiğinde tasarruf alışkanlıklarını güçlendirmeye yönelik, gerektiğinde ithal ürünlere olan ilgisini azaltmaya yönelik tedbirlerdir.
Nitekim, BDDK da, sadece gerçek kişilerin gün içinde satın alacağı yüz bin ABD doları ve üzerindeki veya bu değere eş ölçüdeki diğer yabancı paralara yönelik alım işlemlerine bir iş günü valörlü gerçekleştirme yönünde bir karar açıklamıştır. Amaç, döviz kurlarında manipülasyona yönelik bireysel işlem sayılarına sınırlama getirme yönündedir ve 'direkt kontrol politikası'dır. Bu değerin altındaki bireysel işlemler ile, tüzel kişilere yönelik işlemleri kapsamamakta. İktisatçılar olarak, böyle bir kararın iktisat literatüründeki yerini inkar ederek, 'yabancılar tedirgin oldular' mottosu üzerinden oluşturulan algılara çanak tutarsak, kendimize kötülük etmiş oluruz. Bilhassa, ihracatçılarımız da gözetilerek alınan her karar beklenen sonucu da verecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA