Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MELİH ALTINOK

İyi mi yapıyoruz kötü mü?

CHP'li belediyelerin Sözcü gazetesi dağıtması üzerine başlayan tartışmada farklı bir noktanın üzerinde durmuştum.
Bence, Sözcü ile belediyeler arasındaki "işbirliğinin", dağıtıma kadar varmasının asıl nedeni Sözcü'nün son dönemlerde ciddi tiraj kaybı yaşıyor olması.
Yalnızca karantina sürecinden ve Sözcü'den bahsetmiyorum...
Son dönemde Sözcü'nün küçük harflisine dönüşen yılların Cumhuriyet'i gibi, parti yayınlarının hepsi aynı durumda.
15 Temmuz, Libya meselesi, sınır ötesi harekâtlar, Rusya ve ABD ile yaşanan gerginlikler ve koronavirüs derken her kritik süreçte Türkiye'ye çelme takmaya çalışan "gazetecilik" epeydir okur kaybediyor.
Çünkü artık okurları bile bu art niyetli yayıncılığın, tıpkı uyuşturucu gibi, kendilerini mutlu etmediğini aksine zehirlediğini fark ettiler... Yaşadıkları ülkeye karşı bu kadar nefretin yalnızca muhalefet refleksiyle izah edilemeyeceğini anladılar... Yalanın, dolanın, çarpıtmanın bu kadarı fazla geldi bünyelerine.

***

Yukarıda alıntıladığım yazıma "Olmaz olmaz demeyin..." diyerek son vermiştim.
O günden beri "iyi niyeti abarttığım" yönünde eleştiriler alıyorum. "Aramıza çok mesafe girdi, bir koronayla kapanmaz" diyorlar.
Israrcıyım.
Zira yaptığım değerlendirme yalnızca tirajlar üzerinden bir okumaya dayanmıyor.
Karantina sürecinde dili daha bir çözülen sohbetlerimizde en sıkı muhalif arkadaşlarımdan bile sık sık bu sekter, kör, mantıksız muhalefete dair özeleştiriler dinliyorum.
İster "çakraları" ister "kalp gözleri" açılmış deyin, benim gözlemlediğim atmosferde bu sağduyunun varlığı her zamankine göre daha yoğun hissediliyor.
Laf değil iş üretenin, siyasi hedeflere değil ortadaki somut soruna odaklanın, karamsarlık değil umut verenin, dünün husumetlerine değil gelecekteki işbirliklerine bakanın takdir edildiği bir "kriz" dönemindeyiz.
Son günlerde üzerinde tartışılan Metropoll'ün anketinde de bu tezime dair ipuçları görüyorum.
Araştırmaya göre, süreci soğukkanlılıkla yürüten, güven veren, çözümler geliştiren, yıllar içinde engellemelere rağmen kurumsal ve modern bir sağlık sistemi inşa eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seçmenin desteği artmış.
Şubat ayındaki ankette CHP'lilerin yüzde 4,3'ü Erdoğan'ı desteklerken, mart ayında bu oran 19,6'ya yükselmiş.
Sadece CHP'lilerin değil, koronavirüs sürecinde Erdoğan'a İYİ Parti'lilerin de desteği yüzde 14 artmış. HDP'li seçmenin Erdoğan'a verdiği destekse yüzde 25'lere çıkmış!..

***

Elbette tozpembe bir tablo çizmeye falan çalışmıyorum.
Bu zor günlerde bile yalandan, manipülasyondan, itibar suikastından medet uman medya ve siyaset aktörlerinin varlığını da sorgulamıyorum.
Sadece oluşmaya başlayan aklıselim zeminin çok değerli olduğunu söylüyorum.
Dolayısıyla değerli enerjimizi, bu tescillerinin yalanlarını yalanlamaya çalışmak yeni ortak akla harcamalıyız.
Muhalif vatandaşı aptal yerine koyduğu için eriyen muhalefetin hikayesinden hepimizin çıkartacağı dersler var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA