Yarın, büyük gün. Yurtiçinde 53 milyon 765 bin seçmen son sözü söyleyeceği "demokrasi şöleni" için sandıklara koşacak. Yurtdışında yaşayan 2 milyon 867 bin seçmenden 1 milyonu aşkını zaten kararını verdi... "İnanılmaz" denecek bir maratonu tamamlıyoruz. Seçim takviminin ilanı, aday belirleme süreçleri, adayların tanıtımı, seçim beyannameleri, vaatler, miting yarışları, anketler, tahminler, atışmalar, güvenlik boyutu derken, hepimiz seçmenin engin ferasetiyle vereceği mesajı merakla bekliyoruz.
Kampanya dönemi, halkın nabzının farklı attığı anlara sahne oldu. 15 aya sığan üçüncü seçim nedeni ile başlangıçta, "seçmen yorgunluğu" hâkimdi. Bu tabloya "kararsızlıkla karışık tepkisellik" de eklendi. Son düzlükte ise hava daha az bulutlu. "İstikrar içinde iktidara mesaj" diyebileceğimiz bir görünüm söz konusu.
Seçim yarışı, ilk günden itibaren birinci parti ile dördüncü parti arasında geçti. AK Parti'nin açık ara liderliğinden kuşku yoktu lakin HDP üzerinden kurulan parçalı koalisyon ile "tek başına iktidarı sarsma projesi" iyi işletildi. Sade vatandaşı yeniden hareketlendiren ve sağduyu çizgisinde buluşturan da bu oldu.
Bu seçim süreci de hissettirdi ki "istikrar" ekmek kadar, su kadar değerlidir.
Seçmenin en çok zorlandığı yön, iktidar partisi ile muhalefetin söylem çeşitliliğinde gizli idi. İktidar, "Onlar konuşur, AK Parti yapar" derken, ülkeyi yönetme sorumluluğu içinde popülizme kaymamaya çalıştı. Ülkenin kaderini değiştirecek "Yeni Anayasa" gerekliliğini ise topluma pek mal edemedi. Muhalefet alışılmış "değerler siyasetini" terk ederek yıllar sonra ilk kez "somut vaatlerle" sahne aldı. Seçmeni bir nebze etkilemeyi de başardı. Ancak, sadece birkaç aya sığdırılmış sözlerin parıltısı ile eski eylemlerinin karaltısı arasındaki çelişkiyi gideremedi.
HDP, "Doğu'da silahla, Batı'da sazla" çizdiği iki karakterli siyasetle hayli mevzi kazandı. Şimdi kritik eşikte... Siyasi barajın aşılması için zihni barajın aşılması gerekiyor ve bu çok zor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "halkla buluşması" da seçim arifesinde oldukça ezber bozdu. Halkın seçtiği, seçilmek için yine halka gidecek Cumhurbaşkanı'nın meydanlara çıkmasına artık alışmak gerekiyor. Cumhurbaşkanı hele Erdoğan gibi bir Cumhurbaşkanı, ülkenin kazanımlarının heba olmasına kayıtsız kalmayacaktır.
En önemli hususa gelince... "Anayasa, Anayasa, Anayasa!"