Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ben futboldan anlamam ancak cari açıktan anlarım. Yerli ve milli olanla olmayanı ayırt edebilir, kazandıran yapılarla kaybettiren tutumları görebilirim. Futbolumuza bu perspektiften bakınca gördüğüm şudur; cari açık veriyoruz. Bu da sürdürülebilir durum değildir.
Genel bakışla söylenebilir ki futbolcunun yerlisi yabancısı yerine kalitelisi kalitesizi konuşulabilir. Doğrudur. Tıpkı ihracattaki ithalata bağımlılık gibi... Eğer her 100 $'lık ihracat için 65 $ ithalat yapma zorunluluğumuz varsa, burada sürgit kazandıran dış ticaretten söz edemeyiz.
4 büyük takımımızın yerli/yabancı oranını tabloda sunuyorum. Toplam kadroda ortalama %40 yerlilik yakalamışız. Ancak sahaya çıkan 11 kişi içinde yerli oranı daha da düşüyor; %27-36 oranına geriliyor. Tıpkı ihracattaki gibi.. 100 $'ın içindeki yerli oranı da zaten %35.



Kafamdaki soru şudur; Türk futbolunu yabancıyla belki büyütürsün ama kalkındırabilir misin? Büyüme başka, kalkınma başka zira... Birkaç not;
4 büyük takımın 7 milyar TL'nin üstü borcu bulunuyor.
ile Türkiye Bankalar Birliği, kulüplerin borçlarının yapılandırılması için çalışma başlattı.
Kulüplerin borçları gelirlerinin 5 katını aşmış durumda.
Yapılan sayısız yabancı transferine rağmen Şampiyonlar Ligi'nde hayal kırıklığı yaşanıyor. Gruplardan çıkılamıyor.
Futbol kulüpleri başarısızlığın faturasını hem borsadaki yatırımcılarına, hem de Maliye'nin kapısına dayanarak 81 milyona kesiyor.
Cehaletime verin ama... Bu işte bana tuhaf gelen şey; takımların futbolcuları kendi ülkelerinden değil, küresel arenadan toplanıyor olmasıdır.
Savunmadan tarıma, otomotivden yazılıma, teknolojiden enerjiye dek her alanda yerli ve milli olmaktan söz eden bir ülke olarak futbolda yerlilik oranımızın % 36'ya gerilemesi, endüstriyel futbolun küresel boyutunda bir gerçek olsa da anlamadığım şudur:
Beşiktaş, , Fenerbahçe, ve diğerleri... Sanki yerli ve milli futbol kulüpleri değil, küresel organizasyon kuruluşları gibi... Sponsorları sahaya çıkıyor, futbolcular ise tıpkı "vekâlet savaşları" gibi; "başka ulusların mücadelesinde" boy gösteriyor.
Galatasaray Lig'de 8 maça tamamen 11 yabancıyla çıkmış. Hal böyle olunca ortada Galata'dan veya Saray'dan söz etmek ne mümkün? Belki de endüstrileşmek böyle bir şey...
Girişimciler, futbol şölenleri için gezegenin dört bir yanından futbolcu topluyor, bilet satıyor, forma, hediyelik pazarlıyor, para kazanıyor. Biz de bu girişimcilere "kulüp başkanı" diyoruz. İyi de takım ruhu, ülke gururu, milli heyecan bu işin neresinde, doğrusu ben anlamış değilim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA