Türkiye'nin en iyi haber sitesi
FERHAT ÜNLÜ

Deprem istihbaratının kısa tarihi

Yazının başlığına çektiğim 'deprem istihbaratı' tamlamasının, afetler öncesinde çok canın kurtulmasını, hatta belki de hiç kaybın olmamasını sağlayacağı için 'cool' göründüğünü söyleyebiliriz. Ancak bunun bilimsel olduğunu iddia ederek hem peşin peşin sizi umutlandırmaya, hem de kendimi bu işten anlayanlar nezdinde küçük düşürmeye niyetim yok. 'Deprem istihbaratı ya da tahmini anca lotarya gibi bir şey olur' da diyemeyiz ama sonuç olarak depremi önceden bilmek bugünün teknolojisi ile imkânsız değilse bile; çok ama çok zor.

Deprem tahmini diye sismoloji bilimine bağlı bir alt dal yok değil. Tahminle, önceden bildirme de birbirinden ayrılıyor. Spesifik bir öngörü; deprem istihbaratı diyebileceğimiz bir bilgi; 'Şu gün şu dakikada, şu alanda şu büyüklükte bir deprem meydana gelecek" cümlesinden oluşabilir. Ve böylesi bir deprem istihbaratı yok. Şimdilik, insanlık üzerinde çalışıyor diyebiliriz.

20. Yüzyıl'ın son çeyreğinde girerken bilim insanları, depremi önceden tahmin etmek konusunda epey iyimserdi, ama işin ayrıntısına girince bunun çok zor olduğunu gördüler. 1990'larda bu alandaki pek çok çalışma başarısız oldu.

Deprem istihbaratı konusunda epey araştırma yaptım. Hepsini paylaşacağım. Ama öncelikle Türkiye'de nedense hiç bahsi geçmeyen, konuşulmayan bir 6 Şubat 2023 depremi raporundan bazı bilgilerle başlamak istiyorum. Konumuzla doğrudan değilse bile dolaylı ilgisi var ve önemli.

NASA'NIN BİLİNMEYEN DEPREM RAPORU

NASA'nın yani Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin depremden sadece altı gün sonra yayınladığı bir rapor var. NASA, özel bir yöntemle ülkemizdeki yıkıcı iki depremde hangi ilin, hangi ilçesinin ne ölçüde zarar gördüğünü yüzdesine ve dahi etkilenen kilometrekare rakamına kadar vermiş.

Yani sadece oran vermekle kalmamış NASA, bu oranların kilometrekare olarak karşılıklarını da vermiş. Yazıyı uzatmamak için o kadar ayrıntıya girmiyorum.

NASA'nın sıcağı sıcağına yayınladığı bu datalar, illerimiz ve ilçelerimizin depremde ne kadar zarar gördüğünü gözler önüne seriyor.

Buna göre depremden en çok etkilenen illerimizden Adıyaman merkezde yıkım yüzde 18 görünüyor. Besni yüzde 38, Çelikhan yüzde 55, Gölbaşı yüzde 56, Sincik yüzde 28, Tut yüzde 50.

Yorumsuz devam edelim: Gaziantep İslahiye yüzde 41, Nurdağı yüzde 53, Antakya yüzde 36, Hassa yüzde 44, İskenderun yüzde 40, Kırıkhan yüzde 57.

Meşhur Erzin, zemininin de etkisiyle sadece yüzde 4 oranında yıkım yaşamış.

Devam ediyoruz: Kahramanmaraş Andırın yüzde 36, Çağlayancerit yüzde 41, Ekinözü yüzde 67, Elbistan yüzde 57, Maraş merkez yüzde 17, Nurhak yüzde 28, Pazarcık yüzde 57, Türkoğlu yüzde 30.

Malatya'ya geçelim: Akçadağ yüzde 27, Battalgazi yüzde 30, Doğanşehir yüzde 26, Malatya merkez yüzde 54, Pütürge yüzde 34, Yazıhan yüzde 29, Yeşilyurt

Yüzde 67.

Rakamlardan yüksek olanları bunlar. Daha düşük oranlı yıkımları vermedim. Bunlar kafi…

İmdi… Bu veriler nasıl elde edilmiş, ona bir bakalım? NASA'nın JPL adlı bir merkezi sayesinde… JPL, deprem öncesi ve sonrası şehirlerde ve ilçelerdeki durumu karşılaştırmış.

Bu arada NASA, bizim Kandilli'nin verilerinden farklı olarak ilk depremin büyüklüğünü 7.8; ikincisinin büyüklüğünü ise 7.5 olarak vermiş. Yani bizdeki gibi ilk deprem (Pazarcık) 7.7 ve ikincisi (Elbistan) 7.6 olarak verilmemiş. İlk depremde bir puan yukarı, ikincide ise bir puan aşağı oynamış.

Rapora 2023 Türkiye Suriye Depremi Uzaktan Hasar Değerlendirmesi başlığı verilmiş. Depremin adını da Güney Doğu Türkiye ve Batı Suriye Depremi olarak yazmışlar. Raporda yerin yüzeyinin 18 kilometre altında 7.8'lik ilk depremin gerçekleştiği, bundan dokuz saat sonra 7.5 büyüklüğündeki sarsıntının meydana geldiği belirtiliyor.

JPL demiştik… JPL'ye yakından bakalım: Açılımı, Jet Propulsion Laboratory. Ta 1958'de Dwight Eisenhower tarafından kurulan Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA), en önemli merkezlerinden biri, hatta birincisi.

JPL, NASA'nın Kaliforniya eyaletindeki merkezinde bulunuyor. Orada da meşhur San Andreas Fayı olduğu için deprem konusunda özellikle hassas bir merkez. JPL, ABD hükümeti tarafından finanse edilen bir araştırma ve geliştirme merkezi. JPL'u duyunca, deprem araştırmaları dışında robotik uzay keşfi, Mars'a kâşif gönderme ve uydu istihbaratı gibi işlerin de yine bu merkez tarafından yapıldığını bilin. Aralarında Voyager, Curiosity, Cassini, Galileo gibi uzay araçlarının bulunduğu pek çok uzay aracının yönetildiği bir yer aynı zamanda.

JPL'de verilerin toplanma yöntemine gelirsek… Bu tür işler için NASA'nın anahtar kapasitesi Sentetik Aralıklı Radar ya da kısa adıyla SAR kullanılıyor.

SAR, birden fazla küçük radar birimi tarafından toplanan radar görüntülerinin elektronik ortamda birleştirilmesiyle normalde daha büyük boyutta tek bir birim tarafından elde edilen görüntüye kıyasla daha yüksek çözünürlük alınabilmesini sağlayan bir radar veri türü. Ve NASA tarafından da yaygın biçimde kullanılıyor.

Gelelim çalışmayı yapanlara… Onlardan biri NASA'nın yöneticilerinden Bill Nelson. Nelson; "NASA bizim gökyüzündeki gözümüz. Ekiplerimiz değerli bilgiye erişmek için çalışıyor" diyor.

NASA'nın bu tür işleri afet programı kapsamında yürütülüyor. Programın başında Shanna McClain adında tıknaz bir abla var. Verilerin alındığı yerlerden biri Singapur. NASA'nın Singapur'daki gözlem evi ve uzaktan kıymetlendirme laboratuvarı da JPL'den, yani merkezden yönetiliyor. Veriler için Japonya'dan PALSAR 2 adlı radarın kayıtlarına da bakmışlar.

NASA'nın ekibindeki önemli isimlerden biri jeofizikçi Eric Fielding. Fielding, "Bu depremler çok büyük ve güçlü depremlerdi" diyor ve ekliyor: "7.8'lik deprem 1906 San Francisco Depremi'ne benziyor."

Fielding'in Pazarcık Depremi'ni benzettiği 1906 San Francisco Depremi dünyanın en meşhur faylarından biri, hatta birincisi olan 1200 kilometre uzunluğundaki San Andreas Fayı'nın kırılmasıyla meydana gelmişti. Meşhur bir fay, filmi bile yapıldı.

1906 depremi, San Francisco Kaliforniya'yı 18 Nisan 1906 tarihinde yerel saate göre sabaha karşı 5.12'de vuran deprem. Depremin büyüklüğü 7.8 olarak kabul ediliyor.

DEPREM İSTİHBARATI, HAVA TAHMİNİ GİBİ BİR ŞEY DEĞİL

Gelelim deprem tahmini, daha doğrusu öngörüsü, hatta biraz da spesifikleştireyim istihbaratı meselesine… 10 Nisan 2004'te NASA'nın sitesinde bir haber yer almış. Deprem tahmini programı müthiş başarı oranına erişti diyor. 'Earthquake Forecast' demiş. Hava tahmini gibi mübarek! Ama işte kazın ayağı öyle değil.

Goya (Bizim oralarda 'güya'ya böyle derler. İspanyol ressamla karışmasın!)

Rundle-Tiampo Forecast adlı program 12 yılda Kaliforniya'da meydana gelen 16 büyük depremin 15'inin yerini bilmiş. O La La! Essahsa helal olsun; varsa böyle bir teknolojiniz bize de verin deriz, ama dediğim gibi kazın ayağı öyle değil.

Şu tür hesaplamalar, tahminler de var: Misal Kaliforniya'da 3 büyüklüğünün üzerinde bir deprem olduğunda bu depremlerin yüzde 6'sı 5 gün ve 10 km içinde yine tekrar ediyor. Bu tür kümelenme ile depremin yaklaşık yüzde 5 başarıyla tahmin edilebildiği söyleniyor ve "Şanstan iyidir" deniliyor.

Deprem tahmini konusundaki çalışmaları komşu Yunanistan da yapmış. Önce depremi yeterince zaman vermeden, misal bir dakika önceden bildiren bir istihbaratın tahliye süreçlerinde paniğe yol açacağı ve daha kötü komplikasyonlara neden olabileceği söylenmiş.

Sonra VAN diye bir yöntem bulunmuş. Siz Van Depremi'nden aklınızda kalacak şekilde Van Sismik Elektrik Sinyalleri deyin. İsmini; Atina Üniversitesi'nin fizik profesörlerinin Panayotis Varotsos, Kessar Alexopoulos ve Konstantine Nomicos'un soyadlarının baş harflerinden alan bir yöntem bu. Bu üç kafadar, 1981'de yazdıkları bir makalede 'Sismik Elektrik Sinyalleri'ni (SES) ölçerek depremleri tahmin edebileceklerini iddia ettiler. Hatta 6 ila 115 saat önceden… Ne var ki sismologlar bu makaleyi ciddiye almadı. İnceleyenler kusurlu buldu.

HOLLANDALI KÂHİNİ KİMSE TANIMIYOR

Sizler için 6 Şubat depremini bildiğini söylenen ve son olarak 7 Mart'taki Kayseri ve Sivas depremini de bildiği iddia edilen, hatta Dolunay tahminiyle bunu ortaya atan adamı da araştırdım. Kahramanmaraş depremini 3 gün önceden bildiği söylenen yer bilimci Frank Hoogerbeets... Her kehaneti tutmuyor bu Hollandalı'nın. Ama 6 Şubat tutmuş. Maalesef…

Bir tanesi tutunca kendi kehanet kariyeri açısından bunu lotaryaya çevirmeye çalıştı. Bu Hollandalı dayı, Solar System Geometry Survey (SSGEOS), yani Solar Sistem Geometri Ölçümlemesi adlı programla önceden görmüş depremi, kendi iddiası bu. Ne var ki ne bu sistemle, ne de adamla ilgili doğru düzgün bilgi yok.

Yine de bu tür tahminlere şom ağızlılık deyip geçemeyiz. Ayrıca her ne kadar henüz depremin spesifik istihbaratı önceden elde edilemese de deprem tahmini diye sismoloji bilimine bağlı bir alt dal da yok değil.

Eğer doğal bir uyarıcı arıyorsanız, en iyisi hayvanlara bakmak. Benim doğduğum sene, 1975'te, Çin'in Haicheng kentinde meydana gelen depremden yaklaşık bir ay önce, yılanların topluca yuvalarından çıkmaya başladığı görülmüş. Hâlbuki bu hayvanların kış uykusunda iken kendilerini dışarı atmaları intiharla eş anlamlı imiş.

Baktım tarihine; bu Haicheng Depremi de bizi vuran afete yakın bir tarihte, 4 Şubat'ta meydana gelmiş. Büyüklüğü 7,5 imiş. Bir iddiaya göre 2041, bir iddiaya göre ise 1328 kişi ölmüş.

Ama bu depremin de önceden bilindiği konusunda da yılanların yuvalarından fırlamalarından başka bir karine yok. Manyetik değişimleri hissetme konusunda insandan daha yetenekli olan hayvanlar, dünya yüzeyine ulaşan ultra düşük frekans aralıklarındaki elektromanyetik dalgaları görüp garip davranışlar sergileyebilirler. (Zaten deprem istihbaratıyla ilgili yapılan çalışmalardan biri de elektromanyetik anormallikleri izlemek.)

Bizde de depremden dakikalar önce epey köpek havlaması, hatta uluması videoları yansıdı sosyal medyaya. Havyanlar seziyorlar, burası muhakkak. Belki de en iyisi, onların bu içgüdüsel istihbaratını görülebilir ve kullanılabilir hale getirmektir. Öyle ya, insanlık tarih boyunca pek çok teknolojik gelişmede hayvanlardan yararlanmıştır. Böylesi olumlu bir meselede tarih neden tekerrür etmesin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA