Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SALİH TUNA

Vah Engin’im vah!

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Güzel İzmir'imizin Menemen ilçesinin CHP'li eski belediye başkanı Serdar Aksoy'un iddiaları gerçekten de yenilir yutulur değil: "Ankara'da Levent Göktaş ile görüştüm. Bana 'Tuncay Özkan'ın senden bazı talepleri olacak' dedi. Ben de 'Tamam' dedim..."
Levent Göktaş kim mi?
Atatürkçü aydınlardan Necip Hablemitoğlu suikastı zanlısı olarak yurtdışında yakalanıp Türkiye'ye getirilen, tutuklu yargılandıktan sonra da tahliye edilen eski bir asker.
Bir de "Ergenekon davasından" Tuncay Özkan'la hapishane arkadaşı.
Serdar Aksoy'un Veryansın TV'de anlattığına göre, başkanı olduğu Menemen Belediyesi'ne kredi almak için işbu Levent Göktaş'tan yardımcı olmasını istemiş.
Peki, Levent Göktaş kredi işlerine mi bakıyormuş?
İddialara bakılacak olursa avukatlık ofisinde her işe bakıyormuş. Hülasa, kendisinden yardım isteyenlere envaiçeşit "iyilikler" yapıyormuş.
Lakin, Baba filminin Don Vito Corleone (Marlon Brando) karakteri gibi yapacağı "iyiliğin" karşılığını, "Bir gün -belki de o gün hiç gelmeyecek- senden bir iyilik isteyeceğim..." şeklinde muğlak bırakmıyor, adrese teslim derecesinde gayet net ifade ediyormuş:
"Tuncay Özkan'ın senden bazı talepleri olacak!"
Anlaşılan o ki Serdar Aksoy da hiç yadsımamış. Mesela, "Ne talebi?" veya "Ne gibi talepler?" diye sormamış. Şappadak "Tamam" demiş.
Çünkü, Serdar Aksoy'un demesine göre Ankara'da "bu işler" böyle yürüyormuş ve böylece "CHP'li belediyelerden rant elde ediliyormuş..." Kaldı ki, Levent Göktaş da herhangi biri değilmiş. CHP iktidarında MİT Başkanı olarak adı geçiyormuş.
Söz konusu edilen "bazı talepler" mi?
Buyurun hep birlikte CHP'li Serdar Aksoy'u dinleyelim: "Tuncay Özkan ve o zamanın CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, İzmir'deki tüm belediyeleri dolaştılar. Bana da bir asansör firması ve Güneşim Medya için geldiler. İzmir Körfezi'ne bakan 1.5 milyon metrekarelik çok değerli bir arazi vardı. Tuncay Özkan bu araziyi de istedi... ANKA Haber Ajansı ile KRT Medya'ya her ay belli tutar para yatırmamız istendi..."
Gelgelelim, CHP'li Tuncay Özkan bu iddiaların hepsinin iftira olduğunu ve dava açtıklarını söylüyor.
Daha neler söylüyor neler: "Benim mülküm yok, mülksüz yaşıyorum" diyor... "Ben 40 yıldır itibar biriktiriyorum" diyor. "Benim yaşam felsefem var" diyor... "İspat etmeyen namerttir" diyor... "Bu Mustafa Kemal'in askerleri ile it oğlu itlerin savaşı!" diyor...
Levent Göktaş da hakkındaki iddiaları yalanlıyor.
Fakat, CHP 27. Dönem Başkanvekili, şimdi de CHP Parti Örgütü ve Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Engin Özkoç kulağının üstüne yatıyor.
İnandığı davada kafasının darp edilmesi pahasına gövdesini ortaya koyan bir insan evladı nasıl olur da bir tweet'i RT etmekle yetinir?
Vah Engin'im vah, sen bu hallere düşecek adam mıydın?
Hayır yani, Tuncay Özkan'ın "yaşam felsefesi" var da senin yok mu? Tuncay Özkan "mülksüz" de sen mülklü müsün? Tuncay Özkan "Mustafa Kemal'in askeri" de sen (...) misin?
Gerçi, Tuncay Özkan'ın hırsızlıktan dolayı CHP'den atıldığını söylediği Serdar Aksoy da "aydınlanma devrimcisi" ve en hakiki Atatürkçü olduğunu söylüyor.
Daha da ilginci, hukuksuz şekilde Menemen Belediye Başkanı görevinden uzaklaştırıldığının delili sadedinde, belediye başkanı maaşını halen her ay çatır çatır aldığını söylüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA