Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Yusufeli’nde “Türk” eseri bir dünya şaheseri!..

Hayır!.. Başlıktaki sözlerde abartma yok. Ama tamamı Türkler tarafından yaratılan bu muhteşem eseri ifade etmekte eksik kalmış olabilir.
Bizimki dahil gazetelerde çıkan haberler beni tatmin etmediği için kendim araştırdım biraz.
Önce interneti taradım. Sonra bu ülkeye pek çok baraj inşa etmiş bir mühendis ve yapımcıdır kardeşim Kemal.. Şirketi şimdi oğlu Önder yönetiyor.. Onları aradım, konuştum..
Öğrendikçe gururlandım. Öğrendikçe nasıl mutlu oldum..
Buyrun size özet bilgi..
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın sanal medya üzerinden katıldığı tören, Yusufeli Barajı'na 3 milyonuncu metreküp betonun atılması şerefine düzenlenmişti..
Bittiğinde 4 milyon metreküp beton kullanılmış olacak..

Barajın gövde çalışmaları sırasında iş makinelerini öbür yamaca havadan taşımak için vinç sistemi kullanılıyor. 30 tonluk iş makineleri metrelerce yükseklikten böyle taşındı, işte.

4 milyon metreküp beton nedir bilir misiniz?.
Hani Külebi "Edirne'den Ardahan'a bir toprak uzanır" diye anlatır ya.. İşte o Edirne'den, Ardahan'a, 13 metre genişliğinde bir yol yapılırmış 4 milyon metreküp betonla..
Kemal "Dünyanın en zor arazilerinden biridir o yamaç.. Yürümek bile zordur.
Orada hem de böyle dünya çapında bir eser yaratmayı düşün, Hıncal Ağbi" dedi..
30 tonluk bir vincin karşı yamaca havadan taşınması resmini gördüm. Tablo gibi..
Aldım sayfama.. Onu yapan vinç de bir dünya teknolojisi..
Yusufeli Barajı, 270 metre yüksekliğinde olacak.. Paris'in her yerinden görünmesiyle ünlü Eyfel Kulesi 295 metre.. Yani, barajın üzerine 30 metre yükseklikte bir anten kulesi diksek, toplam yükseklik Eyfel'i geçecek.. Bu işin biraz da şaka yanı..
Ciddisi.. 270 metre, Türkiye'nin en yüksek barajı demek.. Dünyanın da 7. en yüksek barajını inşa ediyoruz yani..

İşte Yusufeli Barajı. Şu güzelliğe bakar mısınız, yöreye vereceği ekonomik zenginliğin yanında...

Ama kendi türünde, Dünyanın en yüksek üçüncü barajı bu..
"Kendi türü" ne?.
Baraj inşa sistemini gazeteler "Çift eğrilikli beton kemer" diye yazdılar. Ama bunun ne olduğunu hiçbiri anlatmadı.
Önder'e onu sordum..
"Gözünün önüne bir baraj getir" dedi.
"Yamacın bir yanından öbürüne dümdüz bir köprü gider. Çünkü baraj dümdüzdür. Şimdi o köprüyü yay yap.. Yani baraj yay şeklinde inşa edilirse, 'Tek eğrilikli kemer' olur. Bu kemerin üzerinde yürü. Ortaya gel.. Suyun önünü kesen set, dümdüz aşağı iner genelde..
Şimdi o inişi de düz değil, yay gibi yap..
Yani baraj, karşıdan karşıya da, yukardan aşağıya da yay gibi inşa edilsin.
İşte o zaman 'Çift eğrilikli kemer' olur, sistem.." Yani Mimar Sinan'ın kubbesini yanlamasına yapıyorsunuz, mimari ve mühendislik olarak.
Şimdi arkasında depolayacağı tam 2 milyar 130 milyon metreküp suyun basıncına dayanacak. En şiddetli depremlere dayanacak.. Kendi 4 milyon metreküp betonunu dengede tutacak bir kubbenin statik hesaplaması bile dünya çapında olay..

Dünyanın en zor arazilerinden birinde, tamamı "Türk" eseri bir baraj inşa ediliyor. Mühendisi Türk, yapımcısı Türk, işçisi Türk... Bakar mısınız?..

Ya inşası..
Baraj Çoruh Vadisi'ni taşkınlardan koruyacak, çevrede sulama işlerinde kullanılacak. Ama asıl önemli olan elektrik üretecek.
Yılda 1 milyar 817 milyon kilovat saat. Önder "Keban'ın yaklaşık üçte biri kadar" dedi..
Baraj, Türk ekonomisine yılda 1.5 milyar lira katkı yapacak. 11 bin 260 kişiye iş sağlayacak.
Okurken siz de gururlandınız değil mi?.
Ben bunları oturduğum yerden yazdım. İnternet ve cep telefonumla yaptığım araştırmalarla..
Genç olsam, muhabir olsam, oraya gider, ordan yazar, müteahhidinden mühendisine, o devasa havadan 30 tonluk inşaat aracı taşıyan operatörden, sıradan işçisine, yörede yaşayan insanlardan, o yamaçlarda dolaşan çobanlara, ne hikayeler çıkarır, günlerce süren ne yazılar yazardım..
Benim gençliğimde Yaşar Kemal Cumhuriyet'te, Fikret Otyam Dünya'da böyle Anadolu röportaj öyküleri yazarlardı işte.. Öyle Yaşar, öyle Otyam oldular..
Bugün ne o muhabirler var, ne de onları yönlendiren, gönderen Genel Yayın Müdürleri..
Düşünün en büyük iki gazete, iki büyük rakip Hürriyet ve Sabah ayni ajanstan besleniyor. Ayni yarım yamalak haberler, ayni resimler.
O zaman, Yusufeli Barajı, Çoruh Vadisi'ndeki bu "Türk Mucizesi" hiçbirini ilgilendirmiyor.
Ne istihbaratı ne köşe yazarlarını..
Haaa.. Özel haber var!.
Eda Taşpınar, karantina günlerinde nasıl bronzlaşıyormuş ona koş sen!. Kim takar Yusufeli Barajı'nı!.
Yılmaz Özdil yazlık villasının verandasının üstüne kaçak gölgelik koydurmuş.. Onun için kampanya açıyoruz..
Kim takar 270 metre yüksekliği ile dünya üçüncüsü çift eğrilikli beton kemer bir barajı, tamamen Türk eseri olarak yapmayı!.
Gazeteler niye okunmuyor?.
Niye okunsun ki?.
Genel yayın müdüründen, muhabirine, hazırlayanlar bile okumuyor ki!.
Okusalar böyle gazete çıkarırlar mı?.
"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" demiş şair..
Onların eseri Yusufeli Barajı..
Bizim eserimiz de gazeteciliğin önüne koyduğumuz Şişirme Barajı!.

***


Türkiye'den haberimiz var mı?.

Yusufeli Barajı'na 3 milyonuncu metreküp betonun atılması dolayısıyla, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ne önemli açıklamalar yaptılar.
İnternette araştırma yaparken okudum..
Bu gazete iktidar eğilimli ya.. Onun yaptıklarını en iyi anlatma, duyurma durumunda ya..
O açıdan baktım, Erdoğan ve Albayrak'ın açıkladıklarına..
AK Parti iktidara geldiğinde, yani 2003'te, Menderes'in hamlesi ve Barajlar Kralı Demirel'in çabaları sonucu ulaştığımız baraj sayısı 276..
Bugün bu sayıya 585 yeni baraj daha eklenmiş.
2003'te 105 hidroelektrik santralimiz varmış, son 18 yılda buna 576 yeni santral daha eklenmiş.
2003'te bu ülkede 228 gölet, yani insan eliyle yapılmış göl varken, 18 yılda 329 yeni gölet yaratılmış.
2003'te içme suyu tesisleri 84 iken, buna 274 yeni tesis eklenmiş.
GAP projesi ile sulanan arazi oranı yüzde 18'den, yüzde 53'e çıkmış.
Sulama ve taşkın koruma tesisleri iki misli artmış.
Daha neler neler..
Bunların her biri, iktidar eğilimli SABAH için manşet konusu değil mi?.
Yazı serisi olmaz mı, harika resimlerle o göletler, barajlar ve santraller!
Yapılanları yaşayan yöre halkının ekonomik ve sosyal gelişmesi, yüz yüze konuşmalarla birinci sayfadan yazılmaz mı?.
New York Times'ın muhabirleri durmadan Anadolu'dan böyle röportaj haber yazıyor, okuyan utanan var mı?.
Bakın, Erdoğan ve Albayrak bunları açıklarken var o günlerde bizim birinci sayfa kapak haberlerinde..
İşte salı günkü manşetimiz!.
"Aslan Payı CHP'li Belediyelere" "CHP'li Belediyeler Hükümetin verdiği kısa çalışma ödeneğinden 127 milyon lira en büyük payı aldı" İyi ya.. AK Parti hükümetiyle, onun Maliye Bakanı'yla iftihar et, belediyeler arasında "Bizimki, öteki" diye ayrım yapmamış, hepsine eşit davranmışlar..
Üstelik parayı alan belediye değil, zor durumdaki işçi.. Zor durumdaki göçmene milyarlar ödeyen Türkiye, karantina döneminde zor durumda kalan Türk işçisine hiçbir ayrım yapmadan 150 milyonluk el uzatmış.
Onu yazıp alkışlama yerine, "Aslan Payı CHP'li Belediyelere" algı operasyonu..
Ödeme yasal. Yasa dışı bir şey varsa, onu yaz.. İşte mahkemeler..
Yoksa.. Her Türk işçisi eşit.. Hangi kurumda, kime çalıştığına bakılmaksınız eşit..
Bu da harika bir şey..
Üzüldüğüm şey, bu çok yanlış yorumlanmış algı haberinde, Okan Müderrisoğlu imzasının bulunması..
Onun çok makul ve mantıklı fikirlerine hayranlığımı bu köşede yazmış, "Her gün köşesi olmalı" demiştim.
Bu gazetenin görevi iktidarın yaptığı en harika işleri bile ikinci plana itip, CHP'ye saldırmak için bahane üretmek mi?.

***


Sevdiğim Laflar
Duygular dalgalar gibidir. Gelmesini engelleyemezsin ama, hangisinde sörf yapacağını kendin seçersin."
Jonathan Martensson

Tebessüm
Bugünkü şakamız, okur Ali Şahin'den geldi.
Aylardan beri, Çin'den bir şey gelmiş. "Pande mi" diye soruyor, herkes..
Çin'den gelen şey, pande olamaz. Olsa olsa Panda olur!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA