Avrupa Şampiyonlar Ligi (B) grubundaki dördüncü maçında, kendi evinde Alman temsilcisi Wolfsburg'a 3-0 yenilen Beşiktaş, gruptan çıkma şansını yitirdi.
Gruptaki dördüncü maçlar sonunda bir puanda kalan siyah-beyazlılar, 10 puanlı lider Manchester United ve yedi puanlı Wolfsburg'u yakalama şansını, son iki maçlara girilirken kaybetti. Beşiktaş, kalan iki maçını da kazanması ve Alman takımının da kaybetmesi halinde bile, ikili averajla Wolfsburg'un gerisinde kalacak.
ALİ GÜLTİKEN: Hayalden karabasana (SABAH)
Maçı mı konuşalım; maça geliş sürecini mi? Yoksa maçın içerisinde saha dışında olanları mı? İnanın bilmiyorum. Dün İnönü'deki tablo beni son derece üzdü. Beşiktaş'ın hem saha içinde hem de saha dışında geldiği nokta gerçekten çok kötü.
Maçın tamamında bu düzenden ve oyun felsefesinden vazgeçmiyorlar. Topu bu kadar iyi kullanan takımlara karşı aynı ölçüde yanıt verebilmeniz için sizin de topu iyi kullanabilme özelliğinizin olması lazım.
Almanya'daki maç için bu strateji doğru olabilir. Ama İstanbul'da, kazanmak, puan almak istediğiniz bir maçta böyle oynayamazsınız. Oynadığınız takdirde de Wolfsburg gibi etkili takımlar cezayı keserler.
Hayallerle gelinen stattan çok kötü bir karabasanla ayrılmak Beşiktaş adına üzüntü verici. Üzüntüden öte umut kırıcı. Çünkü Beşiktaş Şampiyonlar Ligi'ne devam edebilme hayalleri kurarken artık Avrupa Ligi'ne kalma şansını bile mucizelere bıraktı.
AHMET ÇAKAR: Denizli Alzheimer mı? (SABAH)
İlk 11'ler açıklanıyor, Beşiktaş'ın orta sahasına bakıyoruz. Ekrem, Uğur ve Fink. Maça bakıyoruz, Şampiyonlar Ligi maçı, rakibe bakıyoruz Beşiktaş'ın mutlaka yenmesi gereken Wolsfburg. Kafamızı hayretle salllıyoruz ve tekrar Beşiktaş'ın orta sahasına bakıyoruz. Diğer bir deyimle Beşiktaş kazanması gereken bir maçta yaratıcı özellikleri çok az olan ve topu ayaklarına aldıklarında topla kavga eder gibi oynayan bu arkadaşlarla Wolsburg'u yenecek. Tabii ki yenemedi.
Beşiktaş'ta Misimoviç ayarında bir futbolcu yok. Wolsfburg herhalde Şampiyonlar Ligi'ndeki en rahat maçını oynamıştır.
Ciddi anlamda Mustafa Denizli'ye kızıyoruz. Allah aşkına hoca Tello ve Yusuf'la başlamayıp Ekrem, Fink ve Uğur'la başlamanın ne mantığı olabilir. Bunu kime nasıl izah edebilirsin. İşin tuhafı Beşiktaş'ı sabota etmediğine göre bu tercihleri inanarak yaptın. Yav sevgili hoca Alzheimer hastası olsan bile bu tercihleri nasıl yaparsın? Kendin ettin, kendin buldun.
Sevgili hoca hani siz Wolsburg'u İstanbul'da evire çevire yenecektiniz. Malesef dün gece evrilen de çevrilen de senin yüzünden Beşiktaş oldu.
TURGAY DEMİR: Kartal asmaca! (FOTOMAÇ)
Dilimizde tüy bitti ama derdimizi anlatamadık... Bu takımın orta sahası boş... O boşluğu iki ya da üç oyuncuyla doldurmak mümkün değil. Hele hele Ernst'in yokluğunda iki kere imkansız! Görüntü bu kadar net. Yapılması gereken tek bir şey var; dörtlü savunma, dörtlü orta saha ve çift santrfor oynamak. Yani Daum, derbide ne yaptıysa Denizli burada bunu yapacaktı.
Rakip savunmaya baskı mı yapmak istiyorsun o zaman tercihin Bobo değil Nobre olacak... Dedim ya boşa konuşuyoruz, hoca elinde Barcelona kadrosu var sanıyor. Ona göre oynatıyor! Ne oynatıyor derseniz. Çifte telli...
Bir takımın orta sahası kendi savunmasından gelen topları alamazsa gol yer, rakip savunmadan gelen topları alamazsa gol atamaz. Bu kadar basit. Senin sisteminde ise bunları yapmak imkansız. Çocukken oynadığımız bir oyun vardı, adam asmaca. Senin sistem de böyle bir şey; Kartal asmaca! Şu Wolfsburg'a yeniliyorsan Avrupa'da işin ne, otur evinde?
HAŞMET BABAOĞLU: Beşiktaş seyrediyor! (FOTOMAÇ)
Hiç inanmadan çıkmış Beşiktaş sahaya... Kimse tersini söylemesin bana! Bir Şampiyonlar Ligi maçı düşünün ki, rakip takım maçın ilk çeyreğinde 4'ü isabetli, 1'i gol olan, 8 şut atsın ve 4 ciddi gol pozisyonunu kaçırsın!.. Bu tabloya bakan da Wolfsburg'un müthiş oynadığını sanır. Hayır! Beşiktaş çok ama çok kötüydü o dakikalarda. Siyah-beyazlılar bu maçı alabileceklerine birazcık inanıyor olsalardı, Wolfsburg erkenden böyle bir tabloya imza atabilir miydi? Olsun, yine de silkinir Beşiktaş, diye düşündük! Hareketlendi de biraz... Pozisyon üretmedi ama şut atar oldu. Ama o zaman da kadro kalitesinin yetersizliği ortaya çıktı. Serdar Özkan'dan maçı kurtarmasını bekliyorsun! Olmuyor, formsuz Tello'dan medet umuyorsun! Gerçek şu ki Beşiktaş oynamıyor, 90 dakikanın büyük bölümünde rakibini seyrediyor! Bu kadar net!
GÖKHAN DİNÇ: Büyükmüş hocam! (FOTOMAÇ)
İlk on dakikada Alman ekibi Wolfsburg, zeminin de kaygan olmasının avantajını kullanarak her bulduğu pozisyonda kaleyi yokladı. Buna karşılık kadro sıkıntısı nedeniyle ilk onbirde forma şansı bulan Tabata ve Uğur, belki de Şampiyonlar Ligi'nde oynamanın şaşkınlığı ile orta alanda savunma yapmayı unutunca 14. dakikada Misimoviç'in golü geldi. Dedim ya; taraftar şölen beklerken kâbus erken başladı.
Ayrıca üçlü forvet sisteminde başlayan kadroya bakın. Ekrem, Bobo, Serdar... Yedeklere bakalım. Yusuf, Nobre, Tello. Herhalde birçok şeyi anlatıyor bu isimler. Dün gece ayakta kalan bir tek isim vardı O da Ferrari. Geldiği ilk günlerde çok eleştirilen (zamana ihtiyacı var dediğimde gülünen) İtalyan aygırı kalitesini tribünleri dolduran taraftarlardan bir kez daha esirgemedi. Saman alevi gibi zaman zaman ikinci yarıda rakibinin üstüne giden siyah-beyazlı takım maçın son yirmi dakikasını 4-4-2 oynadı. Forvette Bobo'nun yanına gelen Nobre de yeterli olmadı. Bir rüya daha böyle sona erdi.
"'ŞEREFSİZ' ÇILDIRTTI!" HABERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
"ÜSTÜNEL BASTIRIYOR HALİL ALTINTOP OCAK'TA GELİYOR" HABERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
"DEVLER LİGİ'NDE TOPLU SONUÇLAR" HABERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
"SINIR GETİRİLSİN" HABERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
"'KEŞKE SAHADA OLSAYDIM'" HABERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
BEŞİKTAŞ -WOLFSBURG MAÇINDAN KARELER