Aslı Filinta: İFW'e katılmadığı halde yabancı basının ve satın almacıların en çok zikrettiği isim oldu. Desteklerini sadece sözle değil, Midnight Express mağazasından aldıkları Aslı Filinta kıyafetleriyle de gösterdiler.
Bloggerlar: En kapsamlı haberleri onlar geçti kuşkusuz. Tasarımcılarla röportajlar, sahne arkasından haberler... Gelecek moda haftasında podyum kenarında özel laptoplar görürseniz şaşırmayın.
Ceyda Balaban: Defilelerdeki en büyük sorunlardan biri styling'di. Styling'in önemini, Elaidi defilesi ve Ceyda Balaban'ın dokunuşuyla farklılaşan Hakan Yıldırım for Koton gösterdi.
Çorap: Bahar Korçan, İdil Tarzi, Özlem Süer, Gamze Saraçoğlu ve Mehtap Elaidi, Penti'yi tercih etti. Korçan'a özel çoraplar üretildi. Tarzi ise çocuk çoraplarını kullandı.
DJ'ler: İyi DJ'lerin doğru seçilmiş müzikleri, defilelerin enerjisini yükseltti. Ezra-Tuba, Mini Müzikhol'ün sahiplerinden Minas ve Mersenne ile hareketlendi. Mr. Pink'in çaldığı Bahar Korçan defilesinde ise kalkıp dans etmemek için kendimizi zor tuttuk.
Esmod heyecanı: Dünyanın en köklü moda okulu Esmod'un İstanbul'da açılacak olması, moda çevrelerini sevindirdi. Esmod eylül itibarıyla Karaköy'de; iddialı bir yerleşkede olacak. Söylentilere göre 'gemide oturur gibi' ders dinlenecek.
Fos çıkanlar: Satışta olan parçalarını podyuma yollayanlar, sezonun bütün trendlerinden çorba yapanlar; Viktor&Rolf olsun, Thierry Mugler olsun, Balenciaga olsun 'esinlenmekten' kaçınmayanlar, Miu Miu'nun çoraplarına güya yeni yorumlar getirenler... Hiç yakıştıramadık!
Genç tasarımcı eksiği: Herkesin merakla beklediği, genç tasarımcıların defileleriydi. Ama taze yetenekler iki şova sıkıştırılmıştı. Aranan kan onlardan çıkacak. Daha çok yeni isim ve daha çok defile şart!
Hit parçalar: Hakan Yıldırım, Arzu Kaprol, Özgür Masur ve Zeynep Tosun koleksiyonlarının tamamına bayıldık. Mavi'nin boya sıçratılmış beyaz jeanlerini, Hatice Gökçe'nin deri ceketleri ve erkek entarilerini, Elaidi'nin triko elbisesini bir kenara not ettik.
İkoncanlar: Beklenenin aksine giyimleri son derece 'normal'di. İlgiyi kendilerine çekmekten çok, ilgilerini defilelere vermekle meşgul gibilerdi.
Klişeler: Dünya moda haftalarındaki klişeleri gördükçe gülümsedik. Paris'teki defilelerin çıkışında rastladığımız genç gay çocuklar, en önden tasarımcılara destek veren ünlüler... Çakma bir Kanye West'imiz bile vardı! Daha ne olsun?
Lig değiştirenler: Ezra-Tuba erkeğe, Hatice Gökçe ise kadın giyimine göz kırpmıştı. Gökçe'nin erkekleri kadınlarından iyi. Ama Ezra-Tuba tamamen erkeğe geçebilir.
Meg Ryan: Aktris fazla ilgiden bunalmış, gitmişti. Çadır kesmek, delikten geçmek söz konusu değildi. Daha iyi isimler tabii ki olabilirdi. Ama Rihanna'nın kendi ülkesindeki defilelere gitmek için bile 100 bin dolar aldığı düşünülürse, fiyatlarda abartı yoktu. Yine de gelecek sefere daha taze, modayla daha ilgili, daha cool birilerini görmek isteriz. Mesela glamazonlar gibi; Claudia Schiffer, Cindy Crawford, Linda Evangelista...
Nasıl buldun?: Defileler bittiği anda hep bir ağızdan sorulan soru; dört gün boyunca en çok duyduğumuz cümle oldu..
Organizasyon: Yabancı moda haftalarına taş çıkaracak kadar profesyoneldi. Hem defile salonları, hem fuaye; her şey olması gerektiği gibiydi. Minik Bryant Park'ımızda wireless internetten Tamirane'nin güzel yemeklerine kadar, yok yoktu. Yabancı basın da bizimle aynı fikirdeydi.
Özgür Masur: Moda haftasının yıldızıydı. 12 parçalık koleksiyonu herkesin favorisi oldu. Başta Kuveyt ve Almanya olmak üzere yurt dışından da yüklü siparişler alan Masur'un Bergen göndermelerini de çok sevdik. Önümüzdeki günlerde İzmir'de daha geniş bir defile yapacak Özgür Masur. "Daha couture parçalar"ını ve gelinliklerini kaçırmak istemeyenler, bir kenara not etsin.
Podyum rezaleti: Moda haftasını Ahu Yağtu, Ece Sükan, Selma Ergeç ve Özge Ulusoy kurtardı resmen. Geri kalan mankenler sakillik boyutunda amatördü. Yürümeyi bilmeyen, göğsü açılıyor mu diye önüne bakan, eteklerini çekiştiren, şişirtilmiş dudaklı, kötü ciltli kızlar yüzünden kıyafetler bile iğreti görünebildi. Mankenlere acil çözüm şart!
Renkler: Siyah ve beyaz ağırlıktaydı. Sabahtan akşama kadar siyahlar izlemekten gına geldi. Zeynep Tosun ve Özlem Süer imdada yetişti
Saç-makyaj: Genel olarak vasattı. Özellikle tuhaf 'boyamalar' gözü yoruyor, ilgiyi kıyafetten çekiyordu. Deniz Mercan'ın neden Özgür Masur'un makyajını kullandığını ise hiç anlamadık!
Şov: Kıyafet göstermekten çok, sahnede ilgi çekme yarışı vardı adeta. Pinup kızlar, ünlüler, enstrümantal girişler, ellerde taşınan aksesuarlar müsamereleri aratmadı kimi zaman.
Tamirane: Basın ve modaseverler defile aralarında fuayede kurulan Tamirane ve Otto'nun yemekleri, kahveleriyle enerji depoladı. Hava almak için ise yan tarafta yer alan gerçek Otto ve Tamirane'ye gidildi.
Ulaşım: Soğuk hava ve zaman zaman serpiştiren kara rağmen kolaydı. Defilelerden bir saat önce mekânda olmak, yeterliydi. Yüksek topuklardan vazgeçmeyenler bile düşünülmüştü. 100 metre için çalışan shuttle servisi vardı.
Ünlüler: Her tasarımcının, her markanın dostunu tanımış olduk. Beren Saat Arzu Kaprol'cü, Özcan Deniz Desa'cı; Bengü, Burcu Kara ve Sedef Avcı Özgür Masur'cu; Şebnem Dönmez ve Hayko Cepkin ise Hatice Gökçe'ci gibi..
Vitamin: Dört gün dört gece boyunca defile ve partilere katılan moda editörleri vitamin takviyesiyle ayakta kalmayı başardı.
Yeni medya: Mavi yine yapacağını yaptı ve Türkiye'nin gerçek zamanlı ilk online defilesini gerçekleştirdi. Markanın yeni medyaya verdiği önem, herkese örnek olmalı.
Zeynep Tosun: Moda haftasının diğer yıldızı, Karun'un hazinesinden esinlenen Tosun'du. Gerek renk paleti, gerek silüetleri, gerek metal aksesuar detaylarıyla farkını konuşturdu. Sonunda da yurtdışından hayli yüklü siparişler aldı.