Ödül töreninden sonra bir grup, otelin bir odasında toplandık. Karşımızda ışıl ışıl bir Ankara... "Keşke bir gitar olsaydı" dedik: Metin Özülkü çalacak, sanatçılar birer birer bir şeyler mırıldanacak.
Ama mümkün olmadı...
Ve ne yaptık?
MÜZİKSİZ ŞARKILAR
Müziksiz de olsa şarkılar mırıldandık...
Zara, ilk kez bir beste yapmış; onu bizlerle paylaştı. Eski Türk filmlerini hatırlattı bana.
Muhteşemdi...
Hande Yener; Romeo'yu farklı bir yorumla okudu.
Ve bir de Sinan Akçıl'ın yeni albümünden 'Söndürülmez İstanbul'u...
Yıldız Tilbe'yi söylemeye gerek yok. Ne okursa güzel okuyor, yürekten okuyor.
Songül Öden'in meğer ne güzel bir sesi ve yorumu varmış.
Bir küçücük odada paylaşılan bu anlar bana dinlediğim bütün albümlerden daha büyük keyif verdi. Enstrümansız her şey daha güzeldi.