'Viski-lahmacun', 'zengin kadın-fakir ama vakur adam', 'itilmişlik', 'dışlanmışlık', 'kenar mahalle', 'dolmuş', 'jilet' ve daha pek çok anahtar kelime... Bunlar 'arabesk' deyince pek çoğumuzun aklına ilk gelen anahtar kelimeler. Ancak öyle görünüyor ki, gelecek nesiller daha farklı anlatım yolları bulmak zorunda, çünkü artık arabesk de kendini arabesk yapan değerlerin çok dışına çıkıyor. Yeni Aktüel Dergisi'nden Ekin Karaca, dünden bugüne arabesk müzikte yaşanan değişimleri mercek altına aldı.
DEĞİŞEN HAYRANLAR
Müslüm Gürses'in, Leonard Cohen'den David Bowie'ye kadar pek çok ünlü ismin parçalarını Türkçe yorumlaması ve ardından da rock grubu Duman ile sahne alması, bir içecek reklamında 'bzzzt'laması sanki toplumdaki arabesk yargısının değişmeye başlayacağının ilk işaretleriydi. Nam-ı diğer Müslüm Baba'nın konserlerde kendini jiletleyen hayranları, birbirinden 'damar' parçaları daha hafızalarda çok canlıyken, bambaşka bir kültürel platformda yer almış olması, insanların çok ilgisini çekmiş olacak ki; arabesk ilerleyen yıllarda daha pek çok grup ve sanatçı tarafından kullanılmaya başlandı.
* MÜSLÜM GÜRSES FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN!
NELER OLUYOR?
Orhan Gencebay'ın 'Yargısız İnfaz' albümünde rock motiflerine ağırlık vermesinin ardından Gülden Karaböcek'in Ghetto'da sahne alması, Fairuz Derinbulut gibi bir rock grubunun arabesk şarkılarının altın kalemi Ali Tekintüre'nin sözleri ile bir albüm hazırlayıp bu albümün tanıtımını Babylon'da yapmaları da oldukça dikkat çekiciydi. Son olarak Işın Karaca ve Şevval Sam'ın eski arabesk parçaları yorumlayarak albüm yapmaları, Sertab Erener'in 'Rengârenk' albümünde Hakkı Bulut'tan 'İkimiz Bir Fidanız' adlı parçayı seslendirmesi ister istemez "Arabeske neler oluyor?" sorusunu akıllara getiriyor. Kültürel çalışmalar uzmanı Ali Şimşek, geçmişe yönelik ironik ve alaycı bir ilginin ortaya çıktığını ve bunun bir kültleştirme stratejisi olduğunu düşünüyor. 'Beyaz yakalılar'ın arabeske ilgisinin bu stratejilerle geliştiğini ileri süren Şimşek, arabeskin 2000'lerde yeniden keşfinin arkasında elit kesimin alaycılığı olduğunu savunuyor.
ARABESK KÜLTLEŞTİ
"Kült"ün esas anlamının saygı duyulan demek olduğunu ama 90'dan itibaren dalga geçilen manasında kullanıldığını söyleyen Şimşek; Cüneyt Arkın, Nuri Alço, Banu Alkan gibi karakterlerin de kültleştirildiğini, bunun yanı sıra Sümerbank pijamasından Murat 124'e, Vita tenekelerinden örgü kazağa kadar pek çok nesnenin de kültleştirildiğini söylüyor ve ekliyor: "Kültü eğitimli kesim belirliyor. Alt kesimin kült diye bir derdi yok. Alt kesim Murat 124 kullanıyorsa o onun için Murat 124'tür. İşte bugün Müslüm'ün kült olması, Ferdi'nin kült olması entelektüel kesimin talebidir. Reklamcılık da işte bu eğitimli entelektüel sınıfla birlikte neyin kült olacağını belirliyor".
FAKİRLERİN MÜZİĞİ
Pek çok ünlü arabesk parçanın söz yazarı Ali Tekintüre ise, 'Köyden kente göç edenlerin müziği' olarak kabul edilen arabeskin ortaya çıkışından itibaren maruz kaldığı baskı ve dışlamaları arabeskin yapısına bağlıyor ve TRT'de en fazla üçbeş sazla icra edilen eserlerin arabesk ile birlikte 20-30 sazla adeta senfoni gibi icra edilmeye başlandığını söylüyor. Bu durumun halkın ilgisini de çekmesiyle beraber TRT'dekilerin makamlarının ve mevkilerinin sarsılmasından korktuklarını ve bu nedenle arabeski yasaklama yolunu seçtiklerini söyleyen Tekintüre, "Geçmişte de halk müziği sarayın dışında bırakılırken Türk müziği sarayın içindeydi, koruma altına alınmıştı. Arabesk de öyleydi. Biraz da fakir kitlenin dinlediği bir müzik olduğu için, 'bunların gözlerini açtırmayalım' diye düşündüler" şeklinde değerlendirme yapıyor.