Tam olarak böyle mi söyledi, söylediyse de, ne anlamda söyledi bilmiyorum ama gazetede yer alan haberde; Halit Ergenç'in şöyle bir cümlesi vardı: "Benim üç annem var; 1-Kendi annem.
2-Kayınvalidem. 3- Eşim."
Doğrusu benim için en çekinilesi insan modelidir bu! "Erkek" demiyorum özellikle "insan" diyorum, çünkü bunun bir de kadın versiyonları var: "Bir kendi babam, bir kayınbabam, bir de kocam" diyen...
Ne münasebet efendim, ne münasebet!
HEM SEVGİLİ HEM ANNE OLMAZ
Bir kere; herkesin bu hayatta bir annesi, bir de babası vardır. Nokta!
Haa birilerini anne, baba gibi sever, saygı duyarsın başka...
Duy da zaten!
Ama "Bu benim ikinci annem", yok "Manevi babam" demek, her şeyden önce kendi anne ve babana ayıp etmek gibi geliyor bana...
Herkesin yeri başka ve ayrı olmalı.
Hele heleeee... İnsanın karısına, sevgilisine "O benim annem gibidir" demesi de ne demektir?
Tekrar söylüyorum bu yazı; doğrudan Halit Ergenç'i hedef almıyor, yanlış anlamasın. Durduk yerde kalp kırmayalım.
Zaten tahminimce; o laf, Anneler Günü sorusu üzerine söylenmiştir ve Ergenç de 'çocuğumun annesi' anlamında, karısı için "Hayatımdaki üç anneden biri" demiştir vs.
Ama işte bu cümle; aklıma, sevdiği kadını gerçekten de, bir süre sonra annesi zanneden adamları getirdi.
Sözüm onlara...
Çünkü bu, bir ilişki için sonun başlangıcıdır. Kadın, adama annesi gibi davranmaya başladıysa, adam da bunu seve seve kabullendiyse, ilişkinin köküne kibrit suyu çoktan dökülmüş demektir.
Kendi tecrübelerimden bizzat denenip yanılınmış bir durumdur bu...
Bendeki anaç ruh, bazen işin otunu çıkarmama çok müsait bir ortam hazırlayabiliyor çünkü.
Aslında "Öyle oluyordu" demem lazım çünkü artık mümkün olduğunca yaşadığım ilişkide, şefkat duygusunu bastırabildiğim kadar bastırmaya çalışıyorum. "Üşüyeceksin, ayağına çorap giy!", "Tabağında yemek bırakma", "Çok terledin üstünü değiştir" gibi cümleleri kurmak için can atan bir yapım var oysa.
ATEŞLEMEDE SORUN ÇIKAR
Olacak iş değil tabii...
Sana ne, bırak! Karşındaki eşşşek kadar adam! Üşürse, gider çorabını giyer. Ya da başına olmadık bir iş gelirse, kendi başına halleder.
Sen her zaman yanında ol, desteğini esirgeme, elin sırtında hep bir dayanak olarak dursun ama bunu çaktırmadan yap. Kör göze parmak misali değil.
Ama işte söylemesi kolay da; kadının kimyası, her sevdiği insana bir parça annelik etmeye ne yazık ki çok uygun.
İnsan kendini tutamayabiliyor.
Fakat gel gör ki; o zaman da ilişkinin dinamiğinde problem çıkıyor. Ateşlemede sorun oluyor.
Sonra da adam gidip kendisini çocuk gibi değil de errrrkek gibi hissettirecek başka birini buluyor...
Ayarı iyi tutturmak lazım yani...
Senin yanında, kendisini anasının dizi dibindeymiş gibi huzurlu ve güvende hissedecek ama bir süre sonra seni anası da zannetmeyecek.
Evlilik kurumunun rehaveti içinde, 'sevgililik kurumuna' ihanet edilmeyecek.
Bunu bilir, bunu söylerim... Zamanında acısını çektiğim için de elimden geldiği kadar sevgilimin yanında, içimdeki anneliği becerebildiğim kadar ötelerim.
Size de şidetle tavsiye ederim.