'Roman kızı' imajı artık seninle anılıyor. Hiç tedirgin etmiyor mu bu seni?
Hayır, başka ne kalsın isterim akıllarda onu da bilmiyorum. Hiç rahatsız olmuyorum. Bir kere kötü bir şey değil 'Roman kızı' tanımı.
Kötü olduğu için sormuyorum. Giydiğin allı güllü elbiseler, o aksan, oryantal... Oyunculuk açısından mesela, çerçeveni daraltabilir belki de bu...
Ben zaten klasik tayyörler, siyahlar giyen bir kadın olmadığım için hiç de garip gelmiyor ne dizide büründüğüm kimlik ne de 'İlle de Roman Olsun'daki hallerim... Ruhum, özel yaşantım da çok renkli, eğlenceli; sadelikten ve tekdüzelikten uzak. Gülü saçıma takmak ya da turuncuyla 'çingene pembesi'ni birarada giyip ekrana çıkmaktan zevk alıyorum. En azından 'zorlama' değil. Benim bu kadar benimsemiş olmam başarısını da getiriyor ayrıca.
'Cennet Mahallesi'nden beri Alişan'la beraber çalışıyorsunuz. Hiç anlaşamadığınız olmuyor mu?
Zor bir şey bu kadar uzun zaman beraber çalışmak. Ama farklı anlayışlara, farklı dünyalara sahip iki insan olmamıza rağmen birbirimize karşı enerjimiz çok pozitif. İki-üç kere anlaşmazlık yaşadık ama onlarda da ben arıza çıkardım da oldu yani. O kavga etmeyi hiç sevmez ama ben de bazı şeyleri yutmayı sevmiyorum. Bir kavga edelim de ortalık 'doğallaşsın' istiyorum bazen.