Evlendikten sonra 'aşk'ın tanımı değişti mi senin için?
Yaşadığım şeyin adının hâlâ ve sonsuza dek aşk olduğuna inanıyorum, aşkın dönemleri var, acı çektirdiği, insanı çok tutkulu yaptığı, çok mutlu ettiği, çok güzelleştirdiği, perişan ettiği halleri var... Ben şimdi hayranlık ve huzur evresindeyim. Çok huzurluyum Emre'ye aşık olduğum için. Hâlâ onu çok beğeniyorum ve hâlâ onunla beraber bir şeyler yapmak çok hoşuma gidiyor. Yarın başka bir evreye sıçrayabilirim, evet. Ama 'huzuru buldum, çok sakinleştim, bizim aşkımız sevgiye dönüştü artık' gibi cümleler kuramam, kurmayacağım da!
İkiniz de ünlü olduğunuz için soruyorum. Çağla ve Emre ilişkisinin, Ahmet'le Ayşe'ninkinden farkı var mı?
Bir fark olduğuna inanmıyorum, sadece birazcık daha travmalı oluyor. Ünlü değilseniz, baş etmeniz gereken bir çevre, tetikte bekleyen bir magazin basını yok sizin için. Bizimse sokağa adım attığımız andan itibaren dikkat etmemiz gerekiyor. "Sokakta bağıra bağıra ağlamak istiyorum" diyorsan eğer, yarın bunun gazetelere çıkacağını bilmelisin. Ama Ahmet'le Ayşe gibi her şey, evde "Biz ünlüyüz!" diyerek yaşamıyoruz ki...
Eli maşalı bir kadın mısın?
Eli maşalı değilim de... Belki biraz olabilirim ama... Değilim dersem çok dürüst olmaz. Kıskancım tabii ama kıskançlığımın yüzde ellisi şımarıklıktan. Onu kıskanmayı seviyorum ben galiba.
BABAM YOK ARTIK
Son beş yılda hayatında neler değişti?
Beş yıl önce babam vardı, şimdi yok. Yaşadığım, hayatımı altüst eden en büyük değişim buydu sanırım. Köpeğimi de kaybettim. Tabii evlendim...
En çok ne mutlu eder seni?
Annemin, ablamın, eşimin gerçekten çok mutlu olduğunu görmek beni onların mutluluğundan daha çok mutlu ediyor. Mesela şimdi ben anne olacağım diye annem çok mutlu.