Oyuncu Esra Dermancıoğlu, atv ekranlarında yayınlanan 'Kırgın Çiçekler' dizisinin kadrosuna katıldı. Yetimhanede büyüyen beş kızın hikayesinin anlatıldığı dizide, eşinden boşanıp mahalleye taşınan 'Zehra'yı canlandıran Dermancıoğlu'yla yeni rolünü ve kızıyla ilişkisini konuştuk...
'Kırgın Çiçekler'e 'Zehra' karakteriyle diziye dahil oldunuz. 'Zehra' diziyi nasıl etkileyecek?
'Zehra', eşinden ayrılmış bir kadın. Mahallede bir tek 'Songül' ve babasıyla iletişim kuruyor. Sakin bir kadın gibi görünüyor ama onun farklı yönlerini de göreceğiz. Yeni giren oyuncular, diziye yeni bir renk getirebiliyor. Her oyuncu, kendi enerjisiyle diziye başka bir şey getiriyor.
Diziyi takip ediyor muydunuz?
Bütün dizilerin mutlaka ilk bölümünü izlerim ama daha sonra yoğun olduğum için bakamıyorum. 'Kırgın Çiçekler'i de izlemiştim. Çok dramatik bir dizi. İşin içinde gençler olunca daha da etkileyici oluyor. Yetimhane hikayesi çok acıklı ve çok önemli. Dizinin tutacağını düşünmüştüm ve tuttu.
Anne olarak dizide yaşananlar size neler hissettiriyor?
Anne olmayan da bu işe duyarlı olmalı. Yaşananlar çocuklara da aksettirilmeli, onlara da anlatılmalı. Herkesin bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Dizideki kızlara bayılıyorum. Hepsini çok sevdim. Yaşananlar, herkesin başına gelebilir. Bu hayatta annesiz- babasız çocuklar da var; bunun bilincinde olmalıyız.
SENARYO GÜZELSE STARA İHTİYAÇ YOK
Ünlü olmayan beş genç oyuncunun başrollerde olmasına rağmen dizinin her hafta reytinglerde birinci olması herkesi şaşırtmıştı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Artık bir işin tutmasının starla ilgisi yok. Hikaye güzel bir şekilde aksettiriliyorsa, stara falan ihtiyaç yok; böyle bir şey kalmadı.
Diziye dahil olmadan önce yetimhanelerde yaşayan çocuklar hakkında hiç araştırma yaptınız mı?
Rahmetli annem çok ilgiliydi. Hatta beni de küçükken yetimhanelere çok götürürdü. Kendince bir şeyler de yapardı. O çocukların, annesiz-babasız büyümesi hep aklımdadır. Benim de 13 yaşında bir kızım var ve ben de o evlatların bir aileye nasıl ihtiyaç duyduğunu görüyorum. Söylenecek çok bir şey yok. Hayattaki en büyük dramlardan biri. Kızıma her zaman "Şükret" diyorum. Çocuk olduğu için birçok şey isteyebiliyor ama ben ona şükretmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyorum.
Siz kötü karakterleri yumuşatarak oynuyorsunuz...
Evet, kötü karakteri yumuşatmaya çalışıyorum. Salt kötü yoktur diye düşünüp işin içine komedi katmak istiyorum. 'Zehra'yı da öyle oynuyorum.
Dizide çocuğunu terk eden anneler de konu ediliyor. Sizce bir annenin çocuğunu bırakması için haklı bir neden olabilir mi?
Olamaz. Ama o hikayelerde neler oluyor, başka şartlarda neler yaşanıyor bilemiyorum. Ancak benim için söz konusu bile olamaz.
Kuralcı bir anne misiniz?
Bazı konularda kuralcıyım. Tüketim dünyasındaki sürekli yeni bir şey alma ihtiyacı hoşuma gitmiyor. Bu durumu kızıma da anlatıyorum. Ne kadar çabuk tüketirsen o kadar mutsuz oluyorsun. Abartısız yaşamak beni mutlu ediyor. Kıyafette, düşüncede, yaşantıda sade olmak benim için çok güzel bir lüks.
Dominant bir yapınız var gibi görünüyor ama sosyal medyada paylaşılan videolarda çok eğlenceli yönleriniz de olduğunu görüyoruz. Gündelik yaşantınızda nasıl birisiniz?
Dominant biri değilim. Hatta domine etmek için biraz üşengecim. Bu biraz da oynadığım karakterlerle ilişkili. Daha çok entrikacı kişileri oynuyorum; o karakterler birilerinin hayatlarını bozmak üzere bir şeyler yapıyorlar. Aslında karakterlere kattığım komedi ve yumuşatma kendi kimliğimden kaynaklanıyor. Arkadaşlarımla çok iyiyim. Tek çocuğum, o yüzden dost ve arkadaş benim için vazgeçilmez. Arkadaşlarımı çok seviyorum; birlikte çok eğleniyoruz.
KORUMA KALKANIM VAR
Tanımadığınız kişilere karşı bir koruma kalkanınız var mı?
Evet, böyle bir gerçeğim var; yeni tanıdığım kişilere karşı mesafeliyim. Çünkü insanlar çok karmaşık. Yakın çevremde kendimi iyi hissediyorum. Güven alanı benim için çok önemlidir. Hayata karşı savaşçı biriyim ama bu tarz enerjilerle savaşmak istemem. Karşısındaki insan mutsuz olsun diye çalışanlar var. Haklı olarak herkesin bir kalkanı olmalı.
Tanınır olmak hayatınızı değiştirdi mi?
Hayır, beni hiç değiştirmedi; hâlâ eski arkadaşlarımla görüşürüm. Kariyer açısından tanınmak önemli ama onun dışında bana bir etkisi yok. Ben evde arkadaşlarımla olmayı çok seviyorum. Ünlü bir oyuncu olmanın bir farklılığı yok aslında. Her sektörde bu durum geçerli. Biz sadece işimizi iyi yapıyoruz. İşini iyi yaptığın için tanınıyorsun. Hayatın diğer tarafında bir değişiklik olmuyor; herkes aynı dertleri yaşıyor. Başka türlüsünü yaşayan varsa onu bilemiyorum.
ARTIK HUZURLU GÜNLER GELSİN
İzleyici sizi hem komediye, hem de drama çok yakıştırıyor. Bunu nasıl yorumlarsınız?
Ben tek bir noktadan oynamıyorum. İki yönü de vermeyi seviyorum. Bu nedenle beni farklı rollerde görmeyi seviyor olabilirler.
'Kozalar' adlı oyununuz Fransa'daki Avignon Festivali'nde sahnelendi ve çok ilgi gördü...
Binnur Kaya ve Demet Evgar'la birlikte oynuyoruz. Çok güzel gidiyor oyunumuz. Fransa'da da çok ilgi gördük. Burada da kapalı gişe oynuyoruz. Bence tiyatro izleyicisi daha da arttı. Tiyatroseverler oyunları takip etmeye çalışıyorlar.
Son dönemde yaşanan hain terör saldırılarıyla ilgili ne söylemek istersiniz?
Yaşanan olaylar çok acı. Bir an önce huzurlu, mutlu günler görmek istiyoruz.
BURNUMU YAPTIRIRSAM O BEN OLMAM Kİ!
Oyunculuğa 36 yaşında başladığınızda 'Bu yaştan sonra oyuncu olunur mu?' diyenler olmuş. Başarınızı gördükten sonra ne dediler?
Tabii ki hoşlarına gidiyor. Yaş bence tamamen enerjiyle ilgili. Ben yaşsız biri olduğumu düşünüyorum. Gençler biraz daha botoks ve estetiğe düşünce, yaşlı görünüyorlar bence. Bir güzellik anlayışı var ve her şey onun üzerinden gidiyor. Sonuçta herkes birbirine benziyor. TV'de, sokakta bakıyorsunuz; herkes birbirinin aynı.
Estetiğe karşı mısınız?
Karşı değilim ama kendime hiçbir şey yaptırmıyorum. Burnumu yaptırsam, kaşlarımı incecik aldırsam, o ben olmam ki; başka biri gibi olurum.
AŞK KADINIYIM AMA TEKRAR EVLENMEM!
"Bir kez evlendim ve bir daha evlenmeyi düşünmüyorum" demişsiniz. Aşık olup gözü kör olan insanlardan değil de, mantığı ön planda tutanlardan mısınız?
Hayır; aşk kadınıyım, çok da aşık olurum. Ama kızım var ve o nedenle bir daha evlenmeyi düşünmem. Kızıma öyle bir sorumluluk yaşatmak istemem.
MİSAFİR AĞIRLAMAYI SEVERİM
Yemek yapmayı seviyor musunuz?
Evet, severim; özellikle çeşit çeşit makarnalar yaparım. Limonlu ve sarımsaklı makarnamı severler. Bir de bonfileli makarnada iddialıyım. Evde misafir ağırlamayı severim. Arkadaşlarımla birlikte yemekler yapıp yeni şeyler deneriz.