Defne Joy Foster kendi yağında kavrulan bir TV yıldızıydı. Milyonlara pozitif enerji aşılamasıyla sevilen bir insandı. Tabii bir de hayatın acı gerçekleri var! Foster da ünlü olmanın diyetini ödedi, hem de öldükten sonra. Ne kadar itiraz etseniz de ünlülerin hayatı her yönüyle kamuoyunu ilgilendiriyor. Merak edilen biri olmanın trajedisi de bu. Bugün Hıncal Abi'nin (Uluç) yazısıyla ilgili Foster'ın ölümünden sonra gazetelerin internet sayfalarında yayınlanan okuyucu yorumlarından bir seçki hazırlayacaktım. Hafta sonu yazmadığım için geç kaldım. Ahmet Hakan, 'Foster'ın ölümü ve Türkiye' den insan halleri' temalı mükemmel bir özet geçmiş. Kabul edin, Foster başka bir erkeğin evinde hayatını kaybedince çoğumuzun aklına 'aldatma' olayı geldi. Mesela ben "Foster'ın eşinin yerinde olsaydım ne hissederdim?" diye kendime sordum. Yanıt veremedim, onun yerinde olmak istemedim...
HER DOĞRUYU SÖYLEMEK!
Ali Saydam'ın da belirttiği gibi Hıncal Abi, "Her söylediğin doğru olsun ancak her doğruyu söyleme!" kuralını çiğnedi. Çoğumuzun düşündüğü ama dile getirmediğini yazdı. Bazıları için bu doğruyu dile getirmenin de anlamsız olduğunun farkındayım. Sonuçta herkesin ahlak anlayışı kendine... Ancak Hıncal Abi'ye hak verenlerin, onu kınayanlardan çok olduğunu da unutmayalım. Açın bakın, okuyucu yorumlarına... Hıncal Abi ile aynı fikirde olanların sayısı daha fazla. Peki, çoğunluk 'aldatma' iddiasına takılmışken, bu durumu hoş karşılamıyorken basının görevi ne olmalı? Ya da haberlerde sürekli aldatma iddiasına vurgu yapılırken, "Hayattan elendi" gibi berbat bir başlık atılırken Hıncal Abi'den hesap sormak üç maymunu oynamak olmuyor mu? Foster'ın arkasından "Duydun mu, başka adamın evinde ölmüş. Evli barklı kadın!" deyip de "Vah vah, iyi kızdı" modunda yazanlar mı, yoksa Hıncal Abi mi daha dürüst? Hıncal Abi'yi haklı çıkarmak gibi bir derdim yok. Bence Hıncal Abi, Foster'ın eşinin yaşadığı trajediyi, toplumun farklı kesimlerinin bu olaya bakış açısını ve milyonların söyleyemediklerini yazmaya çalışırken yazının şehvetine kapıldı.
AMACINDAN SAPTI
Ezberbozan bir yazı, Foster'ı yargıladığı ve Kerem Altan'a da 'kerata' dediği için amacından saptı. Fakat bu büyük hatalara rağmen Foster'a en büyük iyiliği de Hıncal Abi yaptı! Evet, yanlış okumadınız. Altan'ın ambulansı geç çağırması, panik haline bağlanacaktı. Bu ölüm, Altan'ın doktor ararkenki video görüntüleri ve "Vah vah yazık oldu Defne'ye" yazılarıyla unutulup gidecekti. Hıncal Abi'nin büyük tepki çeken yazısından sonra bu ölüm vakası büyüdü ve daha da büyüyecek. Tek bir soru: Kerem Altan'ın sokaktaki görüntüleri nasıl ve neden ışık hızıyla basına yansıdı? Aşağıdaki sorulara da bir göz atın. Belki de bu ölümün ardında büyük bir sır perdesi var!