Sanki hayatla bağlantımız gitti. Oturduğumuz yerde yavaş yavaş çıldırmaya başladık.
Televizyon yok, müzik yok, internet yok, doğal gaz yok, telefonun şarjı da az sonra biter.
Peki, günümüz insanı elektriksiz ne eder?
Valla ben, evde tek başıma aklımı kaçıracak noktaya geldim. Sanki durdum. Zaman da durdu. Hayat da durdu.
Zaten metro da durmuş.
Elektrik olmadan şu hayattan nasıl elektrik alınabilir ki? Karanlıkta ne yapılır ki?
Salondaki koltuğa kıvrıldım, üşümeye başladım, mal gibi duruyorum. Bütün kızlar bir yere dağılmış, kimi uyuyor, kimi arkadaşında, kimi Bağdat Caddesi'ne geçmiş, kimine ulaşılamıyor...
Mecburiyetten düşünmeye başladım. Elektrik köleleri miyiz, neyiz biz? Nasıl kalabiliyoruz böylesine aciz?
Vay beee! Üç saat daha bu elektrik gelmesin kesin hüngür şakır ağlarım. Ağlanacak şey kalmamış gibi.
Çok şükür iki saat sonra kavuştuk elektriğe... İlk işim telefon, iPad, bilgisayar ne varsa hepsini şarja koymak oldu. Ohhh oldu.
Elektrik meselesi içime fena halde dert oldu.