Tolgahan Sayışman ile Almeda Abazi çifti, Almeda'nın çocukluk hayalini gerçekleştirerek, Los Angeles'ta gün batımında sade bir törenle yeni hayatlarına adım atmıştı. Ünlü çift, romantik evlilik hikayelerini Harper's Bazaar Wedding'ten Gizem Gürsoy'a anlattı...
İlişkiniz nasıl başladı?
ALMEDA SAYIŞMAN: Bir arkadaş ortamında tanıştık aslında. O tanışma sonrası, çok uzun zaman hiç görüşmedik.
TOLGAHAN SAYIŞMAN: İlk tanışmamızdan uzun zaman sonra tekrar arkadaş ortamında bir araya geldik. Ben ABD'de olduğum dönemde Almeda'ya son derece mesafeli ve saygı dolu bir mesaj attım ve konuşmaya, görüşmeye başladık. Ama şunu söyleyeyim; neredeyse tüm İstanbul Almeda'nın peşindeydi ama kimseye yüz vermiyordu. Çok koştum peşinden.
SADECE HAYAL ETTİK
Evlenmeye nasıl karar verdiniz? Nasıl bir evlenme teklifi oldu?
T.S.: Biz ilişkimiz boyunca evliliğe dair hiçbir şey konuşmadık aslında. Ben planlar yapmadım, sadece hayal ettim ve gerisini de Allah'a bıraktım. Böylece birbirimize ve ilişkimize karşı baskı oluşturmadık. Ve sonrasında olaylar gelişti. Düğünümüz, asla unutamayacağımız mükemmel bir anı olarak ölene kadar kalacak.
Nasıl bir alyans tercih ettiniz?
A.S.: Benim alyansımı Tolgahan aldı. Hem çok şık, hem de zarif bir seçim yaptı.
T.S.: Ben alyans takmayı tercih etmiyorum. O alyansı kalbime takmışım zaten... Ancak sembol olarak almayı düşünürken, Almeda'nın annesi Albana bana rahmetli eşi Muhamed Abazi'nin alyansını armağan etti. Rahmetli, Arnavutluk'un olimpiyat şampiyonu milli sporcusuymuş... Hem çok duygulandım, hem gurur duydum. Dünyalar güzeli kızı artık önce Allah'a, sonra bana emanet.
GÜNLÜĞÜME ÇİZMİŞTİM
Gelinlik ve damatlık seçiminde sizin için önemli noktalar nelerdi?
A.S.: Gelinliğimi Feryal Usta'yla beraber hazırladık. Çok eskiden tuttuğum günlüğüme bir gelinlik çizmiştim, hatta ben bile unutmuştum ne çizdiğimi. Düğünden sonra farkına vardım ki, yıllar önce zaten tasarlamışım gelinliğimi. Gelinlik Fransız danteli üzerine ipek tüllüydü ve tamamen el işi kristal bocuklarla süslendi.
T.S.: Smokinim Tom Ford, ayakkabılarım Yves Saint Laurent'ti. Aksesuvar olarak sadece Rolex saat kullandım. Bir de mendilim Almeda'nın gelinliğinden bir parçaydı.
BAYRAM BULUŞMASI GİBİ ...
Düğün organizasyonunuzda nelere önem verdiniz?
T.S.: Açıkçası ben düğün organizasyonuna dair her şeyin Almeda'nın içine sinmesini istedim. Bunu yaparken de düğünün klasik düğünler gibi değil, bir aile ortamında, bir bayram buluşması havasında geçmesini istedik. Düğünün yapılacağı mekan da tüm bunların oluşması için çok önemliydi ve Beverly Willshire Hotel'in terasında yaptık organizasyonu.
Düğün detaylarını kim organize etti?
T.S.: Kız kardeşim Nil organize etti aslında. Kendisi üç yıldır Los Angeles'ta hem master yapıyor, hem de çalışıyor. Ben de çekimlerim olmadığı zamanlar sürekli oradayım. Fakat her şey çok ani geliştiği için aslında çok büyük iş başardı diyebiliriz.
Bu süreçte fikir ayrılıkları yaşadınız mı?
A.S.: Hiç yaşamadık. Gelinliğimi çok beğendi Tolgahan. Ayrıca diğer hususlarla ilgili tüm kararları o verdi ve o hep doğru tercihler yapar.
T.S.: Karar almadan önce muhakkak Almeda'ya danışırım. Beğenmediği, hoşnut olmadığı bir husus varsa ortak yolu mutlaka bulmaya çalışırım.
Düğününüzün en özel anı neydi?
T.S.: 'Evet' dediğimiz andı. 13 Şubat olmasına rağmen hava o gün güneşliydi, 27 derece ve mükemmeldi. Ani bir kararla töreni salonun hemen üstündeki terasa almak, birbirimize 'Evet' diyeceğimiz anı gün batımına denk getirmek istedim. Tabii bu iş bana patladı! Sabah erkenden aldığım bu karar nedeniyle, düğün öncesi terası hazırlamak bana ve kardeşime düştü.
Bir düğünün kusursuz olması için tavsiyeleriniz neler?
T.S.: Bir düğünü unutulmaz yapan düğünün ihtişamı değil, düğündeki insanların kahkahalarıdır.
Balayınız nasıl geçti?
T.S.: Düğün sonrası 10 gün kadar maaile epey gezdik, eğlendik. Los Angeles'ın büyüleyici sosyal hayatı, San Fransisco'nun atmosferi, Las Vegas'ın şovları, San Diego'nun eşsiz güzelliği bizim yaklaşık 35 günlük dolu dolu bir balayı geçirdiğimiz rotalarımız oldu.
Evlilik nasıl gidiyor? Şu an evliliği nasıl tanımlarsınız?
A.S.: Her şey çok güzel. Yeni eve geçmenin, beraber yaşamaya başlamanın heyecanını yaşıyorum aslında. Çok mutluyum.
T.S.: Belki de daha çok yeni olduğundan ya da Almeda'yla çok iyi anlaştığımızdan, çok eğlendiğimizden mi bilinmez; hiç evliyiz gibi gelmiyor bana. Sanki çok uzun yıllardır beraber yaşıyormuşuz gibi geliyor. Çok güzel gidiyor her şey.
'PRETTY WOMAN' FİLMİ GİBİYDİ
Düğün için Los Angeles'ı tercih etme sebebiniz neydi?
A.S.: Los Angeles ikimizin de çok sevdiği bir şehir. Ayrıca Tolgahan çok sık oraya gittiği için burada uzun vakit geçirme şansımız oldu. İkimiz de birbirimize söylemeden içimizden 'Eğer ileride evlenirsek, burada olursa ne güzel olur' diye geçirmişiz. Açıkçası benim çocukluk hayalimdi... 'Pretty Woman', çocukken en sevdiğim filmlerden biriydi ve Tolgahan bana 'Pretty Woman' filminin atmosferinde bir düğün hazırladı. Her şey rüya gibiydi benim için...
T.S.: Üç yıl önce kız kardeşimle beraber Los Angeles'a gitme kararı aldık. Almeda'yla oradayken mesajlaşmamız bizi bugünlere getirdi. Ayrıca, çok değerli dostlar edindim orada. Unutulmaz bir düğün olabileceğini düşündüğüm için orada yapmak istedim.
AŞK DONDURUCU SOĞUKTA YANMAKTIR
Gelin makyajı ve saçı konusunda tercihiniz ne oldu?
A.S.: Gelin saçımı da, makyajımı
da kendim yaptım. (Gülüyor.) Amerika'dakilere
çok güvenemedim. Zaten
makyaj konusunda biraz hassasım.
Türkiye'de o kadar başarılı kuaförler
var ki, onların yanında Amerika'daki
kuaförler çok amatör kalıyor.
Düğün şarkınız neydi?
T.S.: Beyonce'den 'Halo' ve Bryan
Adams'tan 'Everything I Do.'
Sizce aşk nedir?
T.S.: Aşk, dondurucu soğukta yanmaktır.
Rengi olmayan, hudut noktasında
yaşanan sevgidir.
A.S.: Aşk, bazen yanında güneşe
bile ihtiyaç duymadığınız ve içinizdeki
tüm olumsuzlukları süpürerek sizi
mutluluğa götüren sihirdir.
Sizce bekar olmak ile evli olmak arasındaki en büyük fark nedir?
T.S.: Bu sorunun cevabını vermek
için biraz vakit geçmesi gerekebilir.
Çünkü şu an her şey bulutların
üstünde dans etmek gibi geliyor.
Evlenmek; sevdiğiniz insanla bir çatı
altında kader birliği yapmaktır. Bekarken
kendinize dönük olduğunuz
bir dünyadan çok daha değerli.