Gırtlak kanseri olduğunu öğrendikten sonra yaşama dört elle sarılan Özdemir Erdoğan, Türk Halk Müziği şarkılarından oluşan 'Boyabat Pirinci' adlı albümünü geçen haftalarda çıkardı. Sanatçı durmak bilmiyor, arka arkaya üç albüm daha hazırlıyor
ABONE OL
Bir süredir kanser tedavisi gören Özdemir Erdoğan 'Boyabat Pirinci' adlı albüm çalışmasını tamamladı. Erdoğan, ameliyat olmasına 17 gün kala 'ne olur ne olmaz' diye stüdyoya girip okuduğu şarkılardan oluşan albümünü ve yaşadıklarını anlattı...
Gırtlak kanseri olduğunuzu öğrendikten sonra neler yaşadınız? Birkaç sene önce boynumda ceviz büyüklüğünde bir kist oluşmuştu. Doktor, "Buradaki kist o kadar önemli değil ama içeride gördüğüm şeyi beğenmedim" dedi. Çene kemiğime kadar yayılmış bir kist vardı. Ameliyat kararı alındı. Ben, "Bir daha şarkı söyleyebilir miyim?" diye sordum. Onlar da, "Biz senin hayatını kurtarmaya çalışıyoruz. Sen şarkıdan, türküden bahsediyorsun" dediler. Ameliyat olmadan İstanbul'a döndüm. Öyle bir tedavi istedim ki, deformasyon olmasın yüzümde. Öbür türlüsüne razı değildim. Yeni uygulanmaya başlanan bir tedaviden bahsettiler. Tam merkeze ateş eden bir radyasyon... Yayılan kısımları da ameliyatla aldılar. Sadece kulağımın alt tarafında bir çöküklük kaldı.
HİÇ KORKMADIM Bu süre içinde korkularınız oldu mu? Ölümden hiç korkmadım. İnsanın kafasının içi doluysa, içinde hâlâ birçok şey yapma hevesi buluyorsa ve bunu yapamadan gidiyorsa, beni üzen o olur... İnançları olan bir kişiyim. O tecrübe, o kadar birikim, ölünce toprak altına giriyor... O beyin çürüyor, ben ona üzülüyorum. Sonuçta hepimiz öleceğiz. Allah her şeyin hayırlısını versin. Ölümün de hayırlısını versin. Ben şu an yeni albüme girdim. İçim taşıyor çünkü. Müthiş bir enerji var. Ruhum öyle... Mücadele etmeyi, bir şeyler üretmeyi seviyorum. Ameliyata girmeden önce telaşla okumuşum bazı şarkıları. Sonradan bazılarını tekrar okudum. Çünkü o endişeyle yapılmış bir şey... Bu albümü, ameliyatımdan önce 17 günde çaldım ve söyledim. O günün atmosferi içinde düşününce; masada kalabilirim, sonra bir daha müzik yapamayabilirim gibi bir ruh hali içinde yaptım.
Dinleyici bu albümde neler bulacak? Bilinen türküler ama içinde sakin ögeler var. Demek ki bu türküler böyle de çalınabilir. Amerika'da, başka yerlerde böyle çalındığında bir sürü alıcısı olabilir. Bu albümün bütün hikayesi bu. Albüm içinde Türkü tarzında üç bestem var. Gerisi klasik, bilinen türküler... Albüme ismini veren 'Boyabat Pirinci' de benim bestem. Bugünün şartları içinde bayağı ağır bir beste... Bu albüm uzun yolda ara vermeden dinlenecek bir çalışma oldu. Albümde Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi müzisyeni Tuna Ötenel de var. Piyanist aynı zamanda multi enstrümantist. Ama kendisi çok ağır hasta...
TARKAN DÜNYA STARI DEĞİL Albümlerin satmadığından yakınılıyor. Peki bunun tek nedeni korsan mı? Bir sürü faktör var. Hiç kimse 'özel bir şey yapayım' demiyor. Sessizliğin en güzel müzik olduğunun kimse farkında değil. Türkiye çok gürültü çıkartan bir ülke... Benim albümüm çok yalın... Oturup dinleyince 'bu agresif değil' diyecekler. Halk müziği dinleyicisi çok hassastır. Sevmediği bir şey olduğunda hemen bir köşeye atar. Türk halkı agresif bir şey istemiyor. Bu albümde de rahatsız etmeyen sade, sakin bir müzik var...
Hastalığınız sırasında müzik adına yapılan şeylere uzaktan baktığınızda, yapılanları beğendiniz mi?
Genel olarak Türk insanı çok fazla üretici değil. Daha doğrusu buluşçu değil. Türkiye'de özel insan çok az... Hep taklit var. Futbolda Arda çıkıyor, ''Messi gibi" diyorlar. Mutlaka bir şeye benzeteceksiniz. Ajda Pekkan da bizim süperstarımız. Çok güzel şarkı söylüyor. Ayrıca dansları da güzel... Ama söylediği şarkıların yüzde 85'i yabancı kaynaklı... Böyle olunca dışarıda ne satacaksınız. Özel bir şey yok. Bizim değerlerimiz hep bize mahsus. Süperstarımız, Sanat Güneşimiz var ama hepsi bize mahsus... Halbuki sanat evrensel...
Sizce Tarkan bunu başardı mı? Tarkan'ın başarısını, kısıtlı bir başarı olarak görüyorum. O, bir dünya starı değil. Türkiye dışında yaşayan Türkler'in desteğiyle oralarda konser veriyor. Almanya'da, Hollanda'da, Rusya'da işçilerimizin kız arkadaşlarıyla vaziyeti idare eden bir durumu var... * Ünlülerin ilk evlilikleri - GALERİ